Yazın sonu sadece takvimde bir tarih değişimi değil. Birçok kişi için kayıp duygusu, kaygı ve geçen tasasızlığın hüznünü getiriyor. Psikologlar bu duruma bile bir isim bulmuş: "eylül korkuları" ya da September Scaries. Araştırmalar, insanların yüzde 28'ine kadarının daha kısa günler ve sona eren yaz planlarıyla bağlantılı olarak ruh halinde belirgin düşüş ya da artan kaygı yaşadığını gösteriyor. İyi haber şu ki geçişi sadece atlatmamıza değil, onu güzel bir başlangıca dönüştürmemize yardımcı olan bilimsel temelli psikolojik teknikler var. Bunlar neler?
"Seyvering"i uygulayın – anın tadını çıkarma sanatı
Seyvering, yani savoring, olumlu deneyimleri fark etmek ve derinleştirmek için yapılan aktif bir bilişsel çabadır. Bu sadece şükran duymak değil; ruh halinin etkisini uzatmak için hoş duyumlara bilinçli olarak odaklanmaktır. Savoring'i yirmi yıldır araştıran Kaliforniya Üniversitesi San Diego'dan Profesör Erik Garland şöyle öneriyor: "Bu olumlu içsel duygunun tadını çıkarın ve içine dalın, büyümesine ve güçlenmesine izin verin." Yaz tamamen bitmeden seslere, renklere, kokulara ve tatlara dikkat edin ve bunların yarattığı olumlu duyguları bilinçli olarak tutun.
Yazla vedalaşmak için bir ritüel oluşturun
Sonbaharı sadece "olmasına" izin vermek yerine bilinçli bir vedalaşma için zaman ayırın. Psikologlar kısa ritüeller öneriyor: gün batımında yürüyüş, açık havada akşam yemeği ya da mevsimin size neler getirdiğini yazdığınız bir günlük. Araştırmalar, öğrendiğimiz, yaşadığımız ya da aştığımız şeyleri yazmanın duygusal kapanışı artırdığını ve beyni yeni hedeflere hazırladığını gösteriyor. Bu ritüel kişisel olabilir: yalnız bir fincan kahve, yakın biriyle sohbet ya da yaz için bir teşekkür listesi.