Icerige atla
Yaşam ⭐ 75/100

Kadınlar Yalnızlığı Tercih Ediyor: Sosyal Medyada Milyonlarca İzlenme

Kadınlar Yalnızlığı Tercih Ediyor: Sosyal Medyada Milyonlarca İzlenme
Malta'da dil eğitimi alırken çalışma hakkınız da var, biliyor muydunuz? Detaylar →

İşten eve dönmek, sadece kendine akşam yemeği hazırlamak, bir mum yakmak ve cuma akşamını kitapla ya da sevdiğin bir diziyle geçirmek... Milyonlarca insan için bu sıradan bir günlük rutin. Ancak sosyal medyada bu tür anlar, hem hayranlık uyandıran hem de sert tartışmalara yol açan yeni bir akıma dönüştü.

Giderek daha fazla kadın, partneri olmadan, çocuksuz ve çoğu zaman yakın bir arkadaş çevresi olmadan yaşadığı hayatı gösteren videolar paylaşıyor. Gürültülü partiler ve lüks seyahatler yerine, evde sessiz akşamları, yalnız yürüyüşleri, kitap okumayı ya da restoranda tek başına yemek yemeyi tercih ediyorlar. BBC'nin haberine göre bu akım hızla yayılıyor.

Milyonlarca izlenen video

Bu akımın en popüler yüzlerinden biri Toronto'dan Lana Aiza. TikTok'ta paylaştığı bir videoda işten eve dönüyor, dondurulmuş pizza hazırlıyor, salata yapıyor ve televizyon karşısında tek başına yemek yiyor. Bu video 7 milyondan fazla izlendi.

Videonun altındaki notta şu ifadeler yer alıyor: "Çocuksuz, arkadaşsız, yalnız yaşayan bekar bir kadınsanız, cuma akşamınız işte böyle görünür."

Lana, bunun yalnızlığı romantize etme çabası olmadığını, sadece birkaç yıldır yaşadığı gerçeklik olduğunu söylüyor.

"Yalnız değilim, sadece tek başımayım"

Birkaç okul değiştirdikten, pandemi döneminde izolasyon yaşadıktan ve bir ayrılık sonrası başka bir şehre taşındıktan sonra Lana'nın yakın bir arkadaş çevresi kalmamış. "İnsanlar arkadaşlarının olmadığından neredeyse hiç bahsetmiyor. Bu hâlâ bir tabu ve birçok kişi bundan utanıyor" diyor.

Hayatını anlatan videolar paylaşmaya başladığında, kendisi gibi binlerce insan olduğunu keşfetmiş. Sadece sekiz ayda TikTok'taki takipçi sayısı 2.000'den 175.000'in üzerine çıkmış.

"Yalnız olmak, mutsuz olmak demek değil"

Arizona'da yaşayan Amerikalı Devon Noring de benzer bir görüşü savunuyor. Köpeğiyle evde geçirdiği sakin hafta sonlarını paylaşıyor ancak sık sık "yalnızlık fenomeni" olarak etiketleniyor.

Noring, "Bu, vermek istediğim mesajın tam tersi. Yalnızsan mutlaka mutsuzsundur fikrine katlanamıyorum" diyor. Ona göre yalnız yaşamak ona özgürlük, huzur ve bağımsızlık getiriyor.

Psikologlar uyarıyor

Uzmanlar ise önemli bir ayrım yapıyor. Sidney Üniversitesi'nden epidemiyolog Profesör Melody Ding, kişinin yalnız olmayı tercih etmesi ile uzun süreli sosyal izolasyon çekmesi arasında fark olduğunu belirtiyor.

"Hepimiz zaman zaman kendimizi yalnız hissederiz. Ancak insanlar sosyal varlıklardır ve kaliteli ilişkilere ihtiyaç duyar. Uzun süreli izolasyonun hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabilir" diye uyarıyor.

Mükemmel hayata karşı duruş

Uzmanlar, bu tür içeriklerin popülerliğinin, herkesin sürekli mutlu, arkadaşlarıyla çevrili ve mükemmel bir hayat yaşıyormuş gibi göründüğü geleneksel sosyal medyaya bir tepki olduğunu düşünüyor. Araştırmacılara göre giderek daha fazla kullanıcı, otantiklik ve kendileriyle özdeşleşebilecekleri insanlar arıyor.

Hayal aynı kalıyor

İlginç olan şu ki, bu popüler içerik üreticilerinin hiçbiri sonsuza kadar arkadaşsız kalmak istediğini söylemiyor. Lana, çevrimiçi aldığı destek sayesinde yeni arkadaşlıklar kurmayı yeniden düşünmeye başladığını itiraf ediyor.

Uzun süreli toksik bir ilişkinin ardından yalnız hayatını çekmeye başlayan Britanyalı SJ Howdley de bir gün "küçük bir iyi arkadaş grubuna" sahip olmayı hayal ettiğini söylüyor.

"Mesaj sonsuza kadar yalnız yaşamak değil. Mesaj, herkesin kendi yolunu bulma hakkı olduğu ve sosyal medyada sürekli gördüğü kalıbı takip etmek zorunda olmadığı" diye ekliyor.

Uzun dönem Malta'da, üniversite destekli okullarda dilini geliştir. Kayıt bilgisi →
Paylaş: