Radev hükümetinin vaat ettiği konut reformu resmen başladı. İlk adım olarak, Enerji Verimliliği Yasası'nda yapılan değişikliklerle apartman daireleri için yeni şartlar getirildi. Hükümetin kamuoyunun görüşüne sunduğu bu düzenlemeler, ev sahiplerine ek sorumluluklar yüklüyor.
Yeni kurallara göre, dairesini satmak isteyen herkes, öncelikle bir enerji verimliliği denetimi yaptırmak ve sertifika almak zorunda. Alıcılar ve kiracılar da artık bir mülkün enerji verimliliği hakkında detaylı bilgiye erişebilecek. Trud gazetesinin haberine göre, bu düzenleme neredeyse ülkedeki tüm konut binalarını kapsıyor.
Yasada yapılan değişiklikler, kullanımdaki binaların zorunlu olarak denetlenmesini ve enerji verimliliği sertifikası almasını öngörüyor. Bu sertifikalar, özel firmalar tarafından ve ev sahiplerinin ödemesiyle düzenlenecek. Sertifika alınmaması durumunda herhangi bir para cezası veya son tarih bulunmuyor. Ancak ev sahiplerini sertifika almaya teşvik edecek başka bir mekanizma devreye sokuluyor.
Önerilen yasa değişikliğine göre, satılık veya kiralık bir binanın ya da bağımsız bir bölümünün ilanında, sertifikada belirtilen birincil enerji yıllık tüketimi (kWh/metrekare) ve enerji tüketim sınıfı mutlaka yer alacak. Bu sayede emlak piyasasında enerji verimliliği bilgisi içeren ilanlar görmeye başlayacağız. Sertifikalar elektronik belge formatında olacak. Bir bina veya bağımsız bölüm satıldığında, kiralandığında veya kira sözleşmesi yenilendiğinde, mal sahibi alıcıya veya kiracıya bu sertifikaya erişim sağlamak zorunda.
İlk bakışta bu değişiklik, konut alıcıları için olumlu görünüyor çünkü mülk hakkında daha fazla bilgiye sahip olacaklar. Ancak ev sahibinin denetim için para ödemesi, bu maliyetin büyük olasılıkla nihai satış fiyatına yansıtılması anlamına geliyor. Yani alıcılar bu bedeli dolaylı yoldan ödeyecek.
Emlak piyasasında enerji sertifikalı ve sertifikasız konut ilanları bir arada bulunursa, alıcıların denetim yapılmış mülkleri tercih etmesi muhtemel. Çünkü bu, ne satın aldıklarını bilme açısından daha büyük bir garanti sağlıyor. Ancak bu garanti, büyük ihtimalle daha yüksek bir fiyat etiketiyle gelecek.
Asıl sorun ise apartman dairelerinde ortaya çıkıyor. Enerji verimliliği sertifikası tüm bina için düzenlenebiliyor. Yani maliyet, apartmandaki komşular arasında paylaştırılabiliyor. Ancak dairelerinden birini satmak isteyen bir mal sahibi olduğunda, diğer komşuların tüm bina için enerji denetimine para ödemek istememesi olası. Oysa yasa tasarısı, binaların denetimini zorunlu kılıyor. Bu durumda, yasaya uymak için komşuların apartmanın denetim masrafını aralarında paylaşmaları gerekecek.
Kiliseler ve yazlık evler, enerji verimliliği sertifikası zorunluluğunun dışında tutuldu.