Avrupa, yeni yüzyılın başından bu yana en ağır tarımsal sınavlarından biriyle karşı karşıya. Kıta, tahıl üretiminde tarihi bir çöküş yaşamak üzere. Bu durum hem çevresel hem de jeopolitik açıdan dünya piyasalarını sarsan bir alarm niteliği taşıyor. Aşırı sıcak hava dalgaları, pahalı yakıtlar ve Karadeniz ile Orta Doğu'daki savaşların birleşimi çiftçileri köşeye sıkıştırarak tarlaları ekmeyi pahalı ve riskli bir yatırıma dönüştürdü.
Lobicilik kuruluşu Coceral'in son verilerine göre, Avrupa Birliği'nde toplam tahıl hasadının bu yıl %9'un üzerinde düşmesi bekleniyor. Bu kadar keskin bir yıllık düşüş yirmi yılı aşkın süredir kaydedilmemişti. İngiliz düşünce kuruluşu Energy and Climate Intelligence Unit'in tahminlerine göre, sadece haziran ayındaki sıcak hava dalgası Avrupalı çiftçilerin cebinden yaklaşık 2 milyar avro yakıp kül etti. Ayçiçeği tarlaları ve hayvancılık sektörü de benzeri görülmemiş bir baskı altındayken, Paris borsasında buğday fiyatları birkaç hafta içinde %20'den fazla, mısır fiyatları ise yaklaşık %10 arttı.
Savaş Düğümü ve İklim Tuzağı
Tarlalardaki kriz sadece iklimsel değil. Ukrayna'daki savaş ve Basra Körfezi'ndeki süregelen jeopolitik çalkantı, yakıtları ve azotlu gübreleri dramatik biçimde pahalılaştırdı. Yüksek maliyetler nedeniyle birçok çiftçi yılın başında ekili alanları kıstı. Aynı zamanda Karadeniz'deki çatışmaların tırmanması kritik ihracat yollarını bloke ederken, gelişmekte olan El Niño hava olayı önümüzdeki yıllarda da hasatlar üzerindeki iklim baskısını uzatmakla tehdit ediyor.
Kurak Endülüs'ten 72 yaşındaki İspanyol çiftçi Jose Serrano, acı bir dille "Her şey aynı anda üst üste geliyor" diyor. "Politikacılar ve şehirdeki insanlar en basit gerçeği unutuyor gibi: Sofrada ekmek olması için buğday, süt olması için hayvan gerek."
Avrupa hasadındaki çöküş, Brezilya gibi Güney Amerikalı oyunculara dev bir pazar açıyor. Brezilya rekor mısır hasadına hazırlanıyor. Dev hayvancılık sektörü için büyük ölçüde mısıra bağımlı olan AB, acil ithalat yapmak ya da yemi buğday ve arpayla ikame etmek zorunda kalacak.
Hasar Haritası: Fransız Çöküşünden Alman Düşüşüne
Fransa (Mısırda Felaket): AB'nin en büyük tarım gücü, art arda üç sıcak hava dalgasıyla vuruldu. Araştırma şirketi Expana'ya göre, çiçeklenmenin yanması nedeniyle mısır üretimi 1990'dan bu yana en düşük seviyesine inecek. Fransız Tarım Bakanlığı şimdiden hasadın neredeyse üçte birinin kaybını hesaplıyor. Tek umut ışığı, Fransız buğdayının yüksek protein içeriği; bu da onu rağbet görür kılıyor, ancak toplam verim %8 düşüyor.
Almanya ve Polonya (Erken Olgunlaşma): Bloktaki ikinci büyük üretici Almanya'da sıcaklar buğdayın çok erken olgunlaşmasına neden oldu ve taneleri küçük ve kuru bıraktı. DRV birliği kışlık buğdayda %12 düşüş öngörüyor. Polonya'da hasat, geçen yılki rekor seviyelere kıyasla neredeyse beşte bir oranında daralıyor, ancak ülke güney bölgeleri sayesinde tahılda yüksek protein seviyesini koruyor.
Bulgaristan Tahıl Bulmacasında Nerede?
Fransa ve Almanya'daki kuraklığın aksine, Karadeniz bölgesi -en azından ilk bakışta- eğilimin tersine bir istisna oluşturuyor. Romanya ve Bulgaristan, zamanında gelen bahar yağmurları sayesinde topraktaki nemi koruyarak buğday, kanola ve arpada en güçlü yıllarından birini yaşıyor. Agricore analistlerine göre, Bulgar buğday hasadı toplam hacim olarak tarihi rekorları kırma potansiyeline sahip.
Ancak ülkemizdeki büyük tonajların ardında ciddi bir kalite tuzağı gizli. Sezon başında gübre fiyatlarının yüksek olması nedeniyle birçok Bulgar çiftçi azotlu gübre kullanımını kıstı. Sonuç, daha düşük protein seviyelerine sahip buğday oldu. Bu nedenle Bulgaristan ihracat için büyük miktarlarda tahıla sahip olsa da, bunun büyük bir kısmı ekmeklik un değirmenlerine girmeyecek, Avrupa hayvancılığı için yemlik tahıl olarak yönlendirilecek. Ülkemiz, Batı Avrupa'nın yem açığı için kilit bir "can simidi" olarak öne çıkıyor, ancak bu yerli üreticiler için daha düşük katma değer pahasına oluyor.