Doç. Dr. Vesela Karamişeva, 20 yılı aşkın tecrübesiyle obstetrik ve jinekolojide onkoprevansiyon ile sosyal açıdan önemli hastalıkların tanısı alanında uzmanlaşmış bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı. Operatif ve minimal invaziv jinekolojik cerrahi alanlarında da aktif olarak çalışan Karamişeva, yurt içi ve yurt dışındaki bilimsel ekiplerle disiplinler arası projelerde yer alıyor. 2009 yılından bu yana Mayçin Dom Üniversite Hastanesi'nde görev yapan ve Sofya Tıp Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Doç. Karamişeva, 2020'den itibaren Gea Med Tıp Merkezi ekibinde de yer alıyor.
Dünya Üreme Sağlığı Günü'nde kendisiyle, sağlıklı bir hamileliğin temelini oluşturan anne adayına yönelik dengeli bakımı konuştuk. Beslenme, iyi hidrasyon, ölçülü hareket ve temiz hava sadece birer tavsiye değil, hem kadının hem de bebeğin sağlıklı gelişimini destekleyen günlük rutinin bir parçası. Doç. Karamişeva, hamile kadınların bu önemli dönemi daha fazla huzur, enerji ve güvenle atlatabilmeleri için bilinçli alışkanlıklar kazanmalarına yönelik pratik önerilerde bulundu.
Dünya Üreme Sağlığı Günü'ndeyiz. Genellikle koruyucu hekimlik, taramalar ve tıbbi takip hakkında konuşuyoruz. Peki, günlük alışkanlıklarımız hamilelik öncesinde üreme sağlığını ne kadar etkiliyor?
Günlük alışkanlıklar üreme sağlığı için büyük önem taşıyor ve bu bakıma hamileliği planlamadan önce başlamak en iyisi. Başlamak için kesin bir zaman dilimi yok; faydalı alışkanlıkları ne kadar erken kazanırsak, gelecekteki üreme sağlığımız için o kadar sağlam bir temel atmış oluruz. Günümüzün hızlı temposunda en büyük zorluk, beslenme, hareket, kaliteli uyku ve ideal kilonun korunması gibi kanıtlanmış sağlık faktörleri arasında sürdürülebilir bir denge kurabilmek. Kesin olarak söyleyebileceğimiz şey, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve kronik stres gibi zararlı faktörlerin sınırlandırılmasının hem genel hem de üreme sağlığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğudur.
'İki kişilik yemek', daha fazla su içmek, yaşam tarzında köklü değişiklikler... Hangileri efsane, hamilelikte kadınların ihtiyaçları gerçekte nasıl değişiyor?
Hamilelik, kadim çağlardan beri belli bir gizemle ilişkilendirilmiştir. Uzun süre kadın vücudundaki süreçler tam olarak anlaşılamamıştı ve bugün bile yeni bir hayatın yaratılması ve gelişmesi doğanın mucizelerinden biri olarak görülüyor. En yaygın efsanelerden biri, anne adayının 'iki kişilik' yemesi gerektiği inancı. Bu muhtemelen gıda kıtlığının yaşandığı tarihi dönemlerden kalan bir düşünce; o dönemlerde anne ve bebeğin sağlığı için yeterli enerji ve besin almak hayati önem taşıyordu. Ancak bugün yiyecek miktarını ikiye katlamaya gerek olmadığını biliyoruz. Önemli olan miktar değil; gıdaların kalitesi, çeşitliliği ve düzenli tüketimidir.
Folik asit, demir, iyot ve D vitamini gibi belirli vitamin ve minerallere olan ihtiyaç değişse de, bu takviyeler kişinin kendi durumuna ve doktorunun önerisine göre ayarlanmalıdır. Doğa bize genellikle en iyi ve ulaşılabilir çözümleri sunar: Hareket, ışık, temiz hava ve dinlenme. Tıbbi bir engel yoksa, düzenli ve ölçülü fiziksel aktivite kilo kontrolüne, iyi uykuya ve ruh haline katkı sağlar; gebelik diyabeti ve yüksek tansiyon riskini azaltarak vücudu doğuma hazırlar. Dünya Sağlık Örgütü, tıbbi engeli olmayan sağlıklı hamileler için haftada en az 150 dakika ölçülü fiziksel aktivite öneriyor.
Vücudun genel bakımı için bir diğer önemli unsur da iyi hidrasyondur. Su, temel fizyolojik süreçlerde rol oynar ve dengeli bir günlük rutinin vazgeçilmezidir. Tek başına bir tedavi aracı olmasa da genel ve üreme sağlığının korunmasında önemli bir yere sahiptir. Hamilelikte hidrasyon özellikle kritiktir, çünkü bu dönemde kan hacmi artar ve vücudun daha fazla sıvıya ihtiyacı olur. Ancak bu, mekanik olarak aşırı miktarda su içmek anlamına gelmez; su tüketimi mevsime, fiziksel aktiviteye ve tıbbi duruma göre düzenli ve dengeli olmalıdır. Bu yüzden hamilelik, yaşam tarzında köklü ve ani bir yeniden yapılanma gerektirmez. Daha çok, kadının bireysel ihtiyaçlarına, günlük ritmine ve hamileliğin seyrine uygun, hedefe yönelik, kademeli ve sürdürülebilir değişiklikler yapılması yeterlidir.
Hamilelik planlayan veya hamile olan bir kadın nelere dikkat etmeli? Yemek, su, ürünlerin kaynağı ve kalitesi mi?
Hamilelik planlayan veya hamile olan bir kadın sadece miktara değil, her şeyden önce yiyecek ve suyun kalitesine, çeşitliliğine ve kaynağına dikkat etmelidir. Ne yazık ki ideal bir beslenme düzeni oluşturmak her zaman kolay değil ve organik ürünler genellikle daha pahalı olabiliyor. Yine de bu, iyi bir seçimin ulaşılmaz olduğu anlamına gelmez. Bulgaristan'da çiftçi pazarları, yerel üreticiler ve nispeten uygun fiyatlı mevsimlik ürünler bulmak mümkün. Kadınların tıbbi kuruluşlardan ve bilimsel temelli sağlık sitelerinden güvenilir bilgi almaları, şüphe durumunda ise beslenme düzenlerini bir doktor veya diyetisyenle görüşmeleri faydalı olacaktır.
Unutmamak gerekir ki, daha fazla miktar daha yüksek kalite anlamına gelmez; çekici bir dış görünüş de her zaman daha iyi bir besin değeri garantisi değildir. Tazelik, mevsimsellik, net bir kaynak, doğru saklama koşulları ve ürünlerin minimum düzeyde işlenmiş olması çok daha değerlidir. Aynı ilke su için de geçerlidir; suyun kaynağı belli olmalı, bileşimi ve kalitesi günlük düzenli kullanıma uygun olmalıdır. Hamilelik planlayan hastalarıma tavsiyem...