7. sınıfın ardından yapılan lise giriş sınavlarının sonuçları geçen yıla göre daha düşük. Bulgarca dil ve edebiyat ortalaması 100 üzerinden 55,26 puan olurken, matematik ortalaması sadece 38,45 puan oldu. Bu, geçen yıla kıyasla matematikte 4 puanlık bir düşüş anlamına geliyor. Aynı eğilim 2022/2023 öğretim yılında da görülmüş, o zaman da ortalama 35,29 puandı.
Asıl sorunun, şıklardan tahmin etme imkanı olmayan kısa cevaplı sorular olduğu belirtiliyor. Bu yıl bu tür soruların sayısı arttı ve bu da sonuçları doğrudan etkiledi. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, benzer değişikliklerin geleneksel olarak daha düşük sonuçlara yol açtığını ifade ediyor.
Eğitim Bakan Yardımcısı Tanya Pançeva, "Birkaç puanlık fark tek başına genel çıkarımlar yapmak için yeterli değil. Yıllar arasında küçük dalgalanmalar olması tamamen doğaldır. Ancak asıl mesele, son yıllarda eğitim sisteminde köklü bir değişiklik yapılmamış olması ve buna ihtiyaç duyulmasıdır" dedi. Pançeva, çabaların eğitim kalitesini kalıcı olarak artırmaya yönelik olması gerektiğini vurguladı.
Bakan yardımcısı, sınavın sadece liseye geçiş için değil, aynı zamanda bakanlığın eğitim sisteminin hedeflerine ne ölçüde ulaştığını değerlendirmek için bir araç olduğunu hatırlattı. Neredeyse otuz yıllık okul deneyimine sahip olduğunu belirten Pançeva, sistemin hem güçlü yönlerini hem de zorluklarını yakından bildiğini söyledi.
Sorunların gizlenmemesi gerektiğini, "açık, profesyonel ve her gün çocuklarla çalışan insanlara saygılı bir şekilde" tartışılması gerektiğini ifade eden Pançeva, anlamlı bir değişim için en değerli kaynağın öğretmenlerin deneyimi olduğunu ve çözümlerin onlarla birlikte aranması gerektiğini ekledi.
Bakanlığın analizine göre, öğrencilerin başarısı ile soruların bilişsel zorluğu arasında belirgin bir ilişki var. Algoritmik sorularda başarı oranı nispeten yüksekken, analiz, matematiksel modelleme ve bilgi entegrasyonu gerektiren sorularda düşüyor. Öğrenciler tanıdık bir yöntemle çözülebilen sorularda başarılı olurken, pratik bağlam içeren veya strateji seçimi gerektiren durumlarda zorlanıyor. MEB'e göre bu durum özellikle olasılık, finansal okuryazarlık ve karmaşık geometrik ilişkiler içeren sorularda belirgin. Öğrenciler cebir sorularında daha başarılıyken, geometri ve olasılıkta zorlanıyor.
Bulgarca sınavı için de benzer çıkarımlar yapılıyor. Öğrenciler çoktan seçmeli sorularda daha kolay doğru yanıt verirken, kendi ifadelerini oluşturma, düzenleme, yorumlama, argüman sunma ve metin yazma gerektiğinde zorlanıyor. Edebi bir karakteri veya eseri tanıyor ancak dil bilgisi becerilerini bağlam içinde uygulamakta ve edebi bir metindeki anlamsal ilişkileri çıkarmakta güçlük çekiyorlar. Bakanlık, "dil bilgisi bilgisinin pratik uygulaması, edebi yorum ve üretken konuşma becerileri üzerinde çalışmanın güçlendirilmesi gerektiğini" belirtti. Özellikle kısa argümanlı yanıt, düzenleme, didaktik amaçlı yeniden anlatım ve metnin mantıksal yapılandırılması becerilerine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sınav sonuçları bölgesel farklılıkları da ortaya koyuyor. En başarılı üç bölge sırasıyla Sofya, Smolyan ve Varna olurken, Burgaz, Filibe, Gabrovo ve Rusçuk da geleneksel olarak önde gelen bölgeler arasında. Listenin sonunda ise Sliven, Razgrad, Şumnu, Vidin ve Montana yer alıyor. 2025 yılına kıyasla tüm bölgelerde toplam puanlarda düşüş yaşandı; bu durum 4., 7. ve 10. sınıflardaki matematik sınavı sonuçlarının daha düşük olmasından kaynaklanıyor. Ancak Vidin ve Pernik'te ilerleme görülürken, Köstendil, Kırcaali ve Vratsa'daki düşüş çok sınırlı kaldı.
10. sınıfta ise durum daha vahim. Bu yıl ilk kez uygulanan entegre sınavda öğrenciler matematik bilgilerini fen bilimleri bağlamında kullanmaları gereken sorularla karşılaştı. Ortalama puan 30,34 olarak gerçekleşti ve bu, 2025 yılına göre yaklaşık 5 puanlık bir düşüş anlamına geliyor. Öğrenciler en çok mantıksal muhakeme, koşul analizi, matematiksel model seçimi ve farklı alanlardan bilgileri birleştirme gerektiren sorularda zorlandı. En düşük başarı ise kombinatorik ve olasılık teorisinde kaydedildi.
Bakan Yardımcısı Pançeva, matematik sonuçlarının öğretme ve öğrenme yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı: "Öğrencilerin yalnızca belirli bir sınav formatına hazırlanmak yerine, muhakeme, analiz ve bilgilerini yeni durumlarda uygulama becerilerini geliştirmeleri giderek daha önemli hale geliyor. Bu yılki sonuçları etkileyen bir diğer faktör de serbest cevaplı soruların oranının daha yüksek olması."
Pançeva, hedeflerinin bu analiz temelinde, eğitim kalitesini kademeli olarak artıracak somut önlemler almak olduğunu belirtti ve bu sürecin kurumlar, öğretmenler, okul müdürleri ve aileler arasında "tutarlılık, ortaklık ve ortak çaba" gerektirdiğini sözlerine ekledi.
Lise kaydı için resmi devlet planı-kabulü, bölgesel eğitim müdürlüklerinin sitelerinde yayınlandı. Uzun yıllar başkent Sofya'da eğitimden sorumlu olan Vanya Kastreva, en önemli şeyin gerçekçi öz değerlendirme ve öğrencinin ilgi alanlarının doğru belirlenmesi olduğunu söylüyor. Ardından isteklerin sıralanması gerektiğini belirtiyor.
Her bir sınıf türü için farklı puan hesaplama yöntemi uygulanabiliyor. Bu nedenle ilgilenilen her bir sınıf türünün puanlama sistemine dikkatle bakılması gerekiyor. Aynı okulda farklı sınıf türleri farklı puan hesaplama yöntemine sahip olabilir. Bu hesaplamada dış sınavların yanı sıra 7. sınıftaki farklı derslerin notları ve ilköğretim diplomasındaki notlar da rol oynuyor.
Kastreva ilk adımın ilgilenilen sınıf türüne göre puan hesabı yapmak olduğunu söylüyor. İkinci adım ise çocuğun ilgi alanlarını ve puanının sağladığı olanakları değerlendirmek. Sıralama puana ve isteğe göre yapıldığından, tercihlerin azalan sırada sıralanması öneriliyor: İlk sıralara puanın yeterli olduğu ancak yine de mümkün olduğunca yüksek puanlı okulların konulması gerektiği belirtiliyor. Sistem ilk tercihten başlayarak sıralama yapıyor.
Geçmiş yılların puan istatistiklerinin iyi bir rehber olduğunu ifade eden Kastreva, istenen okula hangi puanla girildiğinin kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca çocuğun okula nasıl gideceği (ulaşım lojistiği) gibi pratik konuların da önemli olduğunu hatırlatıyor.
Başvurular 8 Temmuz'da başlıyor. Başvuru sayısında herhangi bir sınırlama yok. Öğrenciler başka bölgelere de başvurabiliyor. Her sınıf türünün ayrı bir kodu bulunuyor. Bu kodlar bölge eğitim müdürlüklerinin sitelerinde ve elektronik platformda yer alıyor.
Başvurular 3 şekilde yapılabiliyor: Öğrencinin kişisel profili üzerinden elektronik platformda bağımsız olarak; her bölge eğitim müdürlüğü tarafından belirlenen okul merkezlerinde (ebeveynlere yardım amaçlı) veya öğrencinin şu ana kadar eğitim gördüğü okuldan yardım istenerek.