Avrupa Komisyonu, Bulgaristan'dan çevresel etki değerlendirmeleri (ÇED), ekolojik değerlendirmeler ve Natura 2000 koruma alanlarıyla uyumluluk değerlendirmelerinin kapsamını genişletmesini ve daha sıkı kurallar getirmesini talep ediyor. Tavsiyeler, çevre üzerinde potansiyel olarak önemli etkisi olan otoyollar, tüneller ve enerji tesisleri gibi altyapı projelerini hedefliyor.
Bu talep, AB'nin Doğayı Onarma Tüzüğü (2024/1991) ile ilgili.
Uzman değerlendirmelerine göre, ÇED, ekolojik değerlendirme ve Natura 2000 uyumluluk değerlendirmelerinde ek kriterler getirilmesi, gelecekteki altyapı projelerinin hazırlık sürecini uzatabilir. Bunlar arasında Struma Otoyolu'nun Kulata'ya giden bölümü, Çerno More Otoyolu ve Rila Otoyolu da yer alıyor. Prosedürlere yapılabilecek olası yargı itirazları da ek gecikmelere yol açabilir; eleştirmenlere göre bu durum, bu projelerin inşaat başlangıcını önemli ölçüde erteleyebilir.
Eko novini'nin haberine göre, daha önce de Kresna Geçidi'nden geçen Struma Otoyolu'nun tamamlanması, Şipka ve Petrohan tünellerinin inşası ve demiryolu altyapı projeleri gibi birçok kilit altyapı projesi, uzun süren çevre prosedürleri ve bunlarla bağlantılı idari ve yargı süreçleri nedeniyle yıllarca gecikmişti.
AB'nin üç yeni şartı var:
İklim şartları: Avrupa Komisyonu, Natura 2000 alanlarını etkileyen projelerin iklim değişikliklerine uyumlu hale getirilmesini ve doğanın daha dayanıklı olmasını sağlayacak şekilde güncellenmiş kılavuzlar yayınladı.
Yeni düzenlemelere göre değerlendirmeler: Ekolojik değerlendirmeler ve ÇED'ler artık 2024/1991 sayılı Tüzük uyarınca ekosistem restorasyon hedeflerini de dikkate almak zorunda.
Kümülatif etki: Yeni projelerin kümülatif etkisinin analizinde daha yüksek kriterler getiriliyor. Yani bir projenin gerçekleşmesinin çevre üzerinde 20 veya 30 yıl sonra nasıl bir etkisi olacağı hesaplanacak.
Karayolu sektörü temsilcilerine göre, 2024/1991 sayılı Tüzük kapsamındaki yeni şartlar, altyapı projelerinin gerçekleştirilmesinde ÇED, ekolojik değerlendirme ve Natura 2000 uyumluluk değerlendirmelerinin hazırlanma prosedürlerini zorlaştıracak.
Onların değerlendirmesine göre bu durum, projelerin hazırlık, koordinasyon ve onay sürelerini uzatacak ve hem devleti hem de potansiyel imtiyaz sahiplerini zor durumda bırakabilir. Uzayan prosedürlerin, özel yatırımcıların gelecekteki otoyol ve tünel imtiyazlarına olan ilgisini azaltabileceği belirtiliyor.
Karayolu sektörü temsilcileri, bugüne kadar AB çevre şartlarının ve Bern Sözleşmesi yükümlülüklerinin uygulanmasının birçok kilit altyapı projesinde ciddi gecikmelere yol açtığını söylüyor. Bu durumun karayolu altyapısının gelişimini olumsuz etkilediğini ve planlanan bazı projelerin hâlâ tamamlanamamasının nedenlerinden biri olduğunu ifade ediyorlar.
2024/1991 sayılı Tüzük kapsamında ek çevre şartları getirilmesinin, gelecekteki altyapı projelerinin hazırlık ve uygulama sürelerini daha da uzatabileceği uyarısında bulunuyorlar. Onlara göre bu durum, yeni otoyolların inşası ve tamamlanmasının önemli ölçüde gecikmesi riskini doğuruyor.
Avrupa Komisyonu çevre şartlarının genel çerçevesini belirlese de, prosedürlerin uygulanması üye ülkelerin yetkisinde kalıyor. Bulgaristan'da Doğayı Onarma Tüzüğü'nün (2024/1991) uygulanma şekli ve kapsamı, Habitat Direktifi'nin 6. maddesindeki şartlara uyularak Çevre ve Su Bakanlığı'nın kararlarına bağlı olacak.
Karayolu sektörü temsilcileri, yeni şartların çok katı bir şekilde uyarlanmasının büyük altyapı projelerinin gerçekleşmesini zorlaştırabileceği görüşünde. Doğanın korunmasını garanti altına alırken aynı zamanda stratejik ulaşım projelerinin hayata geçirilmesine izin verecek dengeli bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu vurguluyorlar.
Ayrıca Bulgaristan'ın, kentleşme derecesi ve doğal alanların durumu açısından Batı Avrupa'daki birçok ülkeden farklı olduğuna dikkat çekiyorlar. Bazı bölgelerdeki demografik süreçler ve nüfus azalmasının doğal yaşam alanlarının genişlemesine yol açtığını, bu nedenle Avrupa düzeyinde geliştirilen önlemlerin bir kısmının ulusal bağlamda farklı bir etki yaratabileceğini belirtiyorlar.
Onlara göre, üye ülkeler arasındaki ulaşım altyapısının gelişmişlik düzeyi farkı da dikkate alınmalı. Batı Avrupa'nın büyük bölümünde ana otoyol ve demiryolu ağları zaten inşa edilmişken, Bulgaristan'da birçok kilit projenin henüz hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu nedenle, AB çevre şartlarının uygulanmasının ulusal özellikleri ve ulaşım altyapısını geliştirme ihtiyacını dikkate alması gerektiğini savunuyorlar.