Icerige atla
Ekonomi ⭐ 85/100

Alman Otomotiv Endüstrisi İçin Ağır Darbe: Milyarlarca Euro Kayıp ve 140 Bin Tehlikedeki İş

Alman Otomotiv Endüstrisi İçin Ağır Darbe: Milyarlarca Euro Kayıp ve 140 Bin Tehlikedeki İş
Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →

Milyarlarca euro kayıp, fabrika kapanışları ve tehlikedeki 140 bin iş

Alman otomotiv sektörü, Avrupa'daki yüksek üretim maliyetleri, yazılım alanındaki gerileme ve Çin'deki pazar payı kaybının aynı anda yarattığı baskıyla eşi benzeri görülmemiş bir krizden geçiyor.

2026 yılının ilk yarısına ait veriler, sektörün üç devi Volkswagen Grubu, Mercedes-Benz ve BMW Grubu'nda kâr marjlarının kalıcı olarak daraldığını gösteriyor. Krizin ana tetikleyicisi ise

geleneksel olarak küresel gelirlerinin yüzde 30 ila 40'ını sağlayan Çin'deki satışların çökmesi.

Çin'deki pazar payı kaybı, yerli üreticiler BYD ve Geely'nin hızlı yükselişinin doğrudan bir sonucu. Bu şirketler, Avrupa'daki benzerlerine kıyasla yaklaşık yüzde 25 daha düşük üretim maliyetleri sayesinde elektrikli araç iç pazarının yüzde 60'ından fazlasını kontrol ediyor.

Finansal tablolar bu olumsuz gidişatı net bir şekilde ortaya koyuyor ve şirketleri kâr beklentilerini aşağı yönlü revize etmeye zorladı.

BMW'nin otomobil biriminin faaliyet kâr marjı yüzde 8,4'e gerilerken (hedef yüzde 8-10 arasıydı), Volkswagen'in son çeyrekteki net kârı yıllık bazda yüzde 42 çakıldı. Finansal açıdan en ağır darbeyi Mercedes-Benz aldı; en lüks modelleri S-Serisi ve EQS'ye olan talebin azalması nedeniyle faaliyet kârı yüzde 26 oranında küçüldü.

Bu sonuçlar sermaye piyasalarına da doğrudan yansıdı. Volkswagen hisseleri son 12 ayda yaklaşık yüzde 30 değer kaybederken, BMW ve Mercedes hisseleri sırasıyla yüzde 18 ve yüzde 22 eriyerek pandemi döneminden bu yana en düşük seviyelerini gördü.

Sektördeki işten çıkarma dalgası artık somut rakamlara ulaştı. Volkswagen, yıl sonuna kadar maliyetlerini 10 milyar euro düşürmeyi planlıyor. Bu plan, Almanya'daki fabrikaların potansiyel olarak kapatılmasını ve idari ile üretim departmanlarından 20 bin kişiye kadar işten çıkarma yapılmasını içeriyor.

İnsansı robotlar giderek daha fazla işin üstesinden geliyor.

BMW ise küresel çapta, ağırlıklı olarak yönetim kadrosundan olmak üzere 8 bin çalışanı işten çıkararak

2028 yılından sonra yıllık 1 milyar euro tasarruf sağlamayı hedefliyor.

Siparişlerdeki daralmayı ilk hissedenler ise tedarikçiler oldu. ZF Friedrichshafen 2028 yılına kadar 12 bin çalışanı işten çıkarma planını onaylarken, Continental otomobil bölümünü yeniden yapılandırıyor ve bu durum dünya genelinde yaklaşık 7 bin işi etkileyecek.

İşleri iyice zorlaştıran bir diğer faktör ise Avrupa Birliği'nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı ve üreticiye göre yüzde 35,3'e varan cezai gümrük vergileri. Avrupa pazarını korumayı amaçlayan bu önlem, iki temel nedenle Alman markaları üzerinde son derece olumsuz bir etki yaratıyor.

Pekin yönetimi, büyük motorlu (2,5 litrenin üzeri) araç ithalatına karşı yüzde 25 oranında karşılıklı gümrük vergisi uygulayarak Alman premium araçlarını doğrudan pahalılaştırdı ve engelledi. Üstelik BMW ve Volkswagen gibi şirketler, elektrikli modellerinin bir kısmını Çin'de üretiyor (örneğin Mini Cooper EV ve Cupra Tavascan) ve şimdi

bu araçları kendi Avrupa pazarlarına geri ihraç etmek için aynı gümrük vergilerini ödemek zorunda kalıyor.

Bu durum, söz konusu araçlardan elde edilen kâr marjını tamamen sıfırlıyor.

CAR (Center Automotive Research) ve VDA derneğinin önde gelen sektör analistlerinin önümüzdeki on yıl için yaptığı tahminler, Alman otomotiv üretiminde ciddi bir küçülmeye işaret ediyor. Almanya'da üretilen toplam araç sayısının, 2017 yılında kaydedilen rekor 5,6 milyon adetlik seviyenin oldukça altında, yıllık yaklaşık 3,8 milyon adet civarında istikrar kazanması bekleniyor.

Каросериен цех в американския завод на BMW в СпартанбъргBMW'nin Spartanburg'daki Amerikan fabrikasının gövde atölyesi.

2030 yılına kadar Alman otomotiv sektöründeki toplam istihdamın 140 bin kişi (mevcut iş gücünün yaklaşık yüzde 15'i) azalacağı öngörülüyor. Üreticiler, enerji ve bileşen maliyetlerinin kalıcı olarak daha düşük olduğu Kuzey Amerika ve Güneydoğu Asya'ya fabrika kurmak için yatırımlarını kaydıracak. Bu dönüşüm, Almanya'daki genel merkezleri daha çok fiziksel hacmi küçülmüş Ar-Ge ve yazılım merkezlerine dönüştürecek.

Gece Eğlen, Gündüz Öğren
Paylaş: