Ona göre toplum, uluslararası taahhütler hakkında açık ve eksiksiz bilgi alma hakkına sahip.
Bağımsız Avrupa Parlamentosu milletvekili ve DPS listesinden seçilen Elena Yonçeva, bTV'de yayınlanan "120 Dakika" programında, Bulgaristan'ın Ukrayna'ya silah satış yoluyla veya askeri depolarından sağlamasına bakılmaksızın, bunun devletin dış politika kararlarının bir parçası olduğunu ve her türlü anlaşmanın hükümete bağlı bakanlıklar arası bir komisyonun onayından geçtiğini belirtti.
Yonçeva, yıllar boyunca birçok siyasetçinin Bulgaristan'ın Ukrayna'ya "tek bir fişek bile" göndermeyeceği konusunda güvence verdiğini, ancak daha sonra Bulgar devletinin doğrudan veya dolaylı katılımıyla mühimmat, füze ve teçhizat sevkiyatı yapıldığının ortaya çıktığını hatırlattı.
Ona göre sorun, bu kararların doğru olup olmaması değil, kamuya verilen sözlerle gerçek eylemler arasındaki uyumsuzluktur.
"Demokraside vatandaşlar, neden alındığını ve hangi hedefleri takip ettiğini bildiklerinde popüler olmayan kararları bile kabul edebilirler. Zor kabul ettikleri şey, bilgisiz bırakılmaktır", yorumunu yaptı.
AP milletvekili, Bulgaristan'ın Ukrayna'ya askeri yardımı durduracağına dair şüphelerini dile getirdi. Bu yıl 2 Haziran'da Bükreş'teki B9+ formatı toplantısında devlet ve hükümet başkanlarının Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarını tüm mevcut mekanizmalarla karşılama taahhütlerini yinelediklerini belirtti.
Ona göre Bulgaristan bildirgeyi çekincesiz desteklemiştir ve bu nedenle toplum, hükümetin bu siyasi taahhüdü nasıl yorumladığını ve yerine getirmeyi planladığını bilmelidir.
Yonçeva, NATO'daki Ukrayna'ya askeri yardım için yeni finansman mekanizmaları tartışmalarına da dikkat çekti. Son aylarda üye devletlerin GSYİH'lerinin %0,25'ini Kiev'in savunma ihtiyaçlarına ayırma fikrinin tartışıldığını belirtti.
Teklif resmi bir taahhüt olarak kabul edilmemiş olsa da, ona göre tartışma Temmuz ayında Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde devam ediyor.
Yonçeva, "Bulgaristan için böyle bir miktar, yıllık kültür bütçesinin yaklaşık yarısına eşit olacaktır," diye belirtti.
Ayrıca Ukrayna Savunma Temas Grubu ülkelerinin halihazırda yaklaşık 21 milyar avroluk askeri yardım taahhüdünde bulunduğunu ve milyarlarca avro daha destek için ek mekanizmaların tartışıldığını hatırlattı.
AP milletvekiline göre Bulgaristan'ın bu konularda yeterince açık bir kamu pozisyonu bulunmuyor.
Yonçeva, Ukrayna savaşının kıtanın güvenliğinin ne kadar kırılgan olabileceğini göstermesi nedeniyle Avrupa'nın savunma yeteneklerini güçlendirme gerekliliğini sorgulamadığını vurguladı.
Aynı zamanda askeri harcamaların ve silah sevkiyatlarının tek başına yeterli olmadığı konusunda uyardı.
"Açık bir strateji ve risk yönetimi olmadan daha fazla silah, otomatik olarak daha fazla güvenlik anlamına gelmez," ifadelerini kullandı.
Ona göre Rusya ile NATO arasında doğrudan bir çatışma tehlikesi artık tamamen teorik bir senaryo olarak görülemez.
Yonçeva, savaşın dördüncü yılına girdiğini ve 2022'de düşünülemez görünen sınırların giderek bulanıklaştığını belirtti.
Ona göre Avrupa'nın Ukrayna'yı destekleme stratejisi var, ancak tırmanma riskini sınırlandırmak ve kıtanın gelecekteki güvenlik mimarisini inşa etmek için yeterince açık bir strateji olup olmadığı sorusu açık kalmaya devam ediyor.
AP milletvekili ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, savaşın ardından Avrupa'nın Rusya ile ilişkileri de içerecek yeni bir güvenlik modeli düşünmesi gerektiği yönündeki tutumunu hatırlattı.
Yonçeva, "Siyasi liderlik sadece ahlaki bir pozisyon almak değildir. Aynı zamanda kendi kararlarının sonuçlarını değerlendirmek anlamına da gelir," dedi.
Konuşmanın sonunda ABD Başkanı Donald Trump'ın rolünü de yorumlayan Yonçeva, ona göre Trump'ın hem Kiev hem de Moskova ile diyalogu sürdürmeyi başardığını belirtti.
Yonçeva'ya göre diyalog, gerilimi azaltmak ve daha büyük bir çatışmayı önlemek için en önemli araç olmaya devam ediyor.
"En büyük tehdit sadece savaşın kendisi değil, her hatanın tarihsel sonuçlar doğurabileceği bir anda stratejik düşüncenin eksikliğidir," ifadelerini kullandı.