Bulgar tiyatro ve sinemasının usta oyuncusu Yosif Sırçaciev, 1 Temmuz'da yaşamını yitirdi. Sanatçının kızı Ana Sırçaciyeva, vefat haberini Bulgaristan Haber Ajansı (BTA) aracılığıyla duyurdu.
Cenaze töreni, ustanın vasiyeti üzerine bugün dar bir çevrede gerçekleştirildi. Büyük oyuncu ve yönetmen, ölümüyle değil, Bulgar kültür hayatındaki varlığıyla hatırlanmayı arzu etmişti.
Sırçaciev, 2023 yapımı "January" (Ocak) filminin galasında hayat ve ölüm üzerine şu sözleri söylemişti: "Hayatımız böyledir. Ölüme sevgiyle kavuşmak ve en güzel şey olan öteki dünyaya gitmek... Öteki dünya. Korkmayın! Korkulacak bir şey yok. Bu durum üzücü değil. Asıl üzücü olan gerçeklik. Gerçekliğin ötesinde ise güzellik var."
Yosif Sırçaciev, 2 Mayıs 1945'te Sofya'da dünyaya geldi. Babası Prof. Stefan Sırçaciev, "İvan Vazov" Milli Tiyatrosu'nun uzun yıllar yönetmenliğini yapmıştı. Annesi Anna Fadenheht ise hukukçu ve siyasetçi Yosif Fadenheht'in kızıydı.
İlk tiyatro deneyimine kardeşleri Bogdan ve Nikolay ile birlikte kurdukları ev tiyatrosunda başladı. Perde olarak kullandıkları örtü 101 yerinden delik olduğu için sahneye "101 Delik" adını verdiler. Oyuncu bu günleri, "Babamızın Çekya'dan getirdiği kuklalarla kukla gösterisi de yapıyorduk. Bu sayede bilet fiyatlarını artırabilmiştik. Televizyon hayatımıza girdiğinde canlı yayınlara katılan ilk çocuklardan biriydim" sözleriyle anlatmıştı.
İlk filmi, babası Stefan Sırçaciev'in yönettiği "Bizim Toprağımız" (1952) oldu. 16 yaşında Todor Monov'un senaryosunu yazdığı ve Lyubomir Şarlanciyev'in yönettiği "Duyguların Güncesi" filminde rol aldı.
Sahneye ilk kez 1960 yılında, 15 yaşındayken Halk Tiyatrosu'nda çıktı. Sahnelenen eser Edmond Rostand'ın "Cyrano de Bergerac"ıydı ve oyunu babası sahneye koymuştu.
Tarih, arkeoloji, jeoloji ve görüntü yönetmenliğine ilgi duyan Sırçaciev, liseden sonra film stüdyolarında ışıkçı olarak çalıştı. Askerliğini yaparken tiyatro çalışmalarına katıldı, Yambol'daki Halk Ordusu Evi'nde birçok rol oynadı. Burada gelecekteki eşi, o dönem yerel tiyatroda oyuncu olan Rayna Tomova ile tanıştı. Daha sonra yazarlık ve yönetmenliğe yönelen Tomova, "Adaptasyon" ve "Dublör" filmlerinin senaryolarını yazdı.
Eşi için "O, ailemizin enerji motoru, birleştirici gücü ve perde arkasındaki yönetmendir" ifadelerini kullanan Sırçaciev, "Rayna olmasaydı ben olmazdım. Beni bir kişilik olarak o yarattı" demişti.
Yosif Sırçaciev, oyunculuk eğitimini 1969 yılında NATFİZ'de (Ulusal Tiyatro ve Sinema Akademisi) Prof. Mois Beniyesh, Elka Mihaylova ve Apostol Karamitev'in öğrencisi olarak tamamladı.
Profesyonel kariyerine Sliven'deki "Stefan Kirov" Dram Tiyatrosu'nda başladı ve 1969-1972 yılları arasında burada çalıştı. "İki Efendinin Uşağı" oyunuyla sahneye çıktı. 1971-1973 yılları arasında Boyana Film Stüdyoları'nda, 1973-1993 yılları arasında ise "Bulgar Ordusu" Tiyatrosu'nda görev yaptı.
1994 yılında başkent Sofya'daki tiyatro hayatına veda ederek Sinemorets'e yerleşti. Burgas "Adriana Budevska" Dram Tiyatrosu'nda çalışmaya başladı (1994-2000). Burada kızı Ana Sırçaciyeva ile aynı sahneyi paylaştı. "Askeri Tiyatro'dan ayrılışım yeni bir şeye duyulan ihtiyaçtan kaynaklandı. Burgas Tiyatrosu'nda bu yeni alanı buldum" demişti.
5 Aralık 1997'den 2001 yılına kadar, Meclis kontenjanından Ulusal Radyo ve Televizyon Konseyi üyeliği yaptı.
Radyo ve televizyonla iç içe bir hayatı olduğunu belirten Sırçaciev, "Bu iki medyanın kaderi beni her zaman etkilemiştir. Sakin bir ortama ihtiyaçları olduğunun farkındayım. Bu sükunet ise büyük ölçüde, gazetecilerin içeride kimsenin onları boş yere rahatsız etmeyeceğinden emin olmalarına bağlıdır" ifadelerini kullanmıştı.
2002 yılında Bina Haralampiyeva'nın yönettiği "Teğmen Benz" oyunuyla Sofya sahnesine geri döndü ve o tarihten itibaren "Zad Kanal" Küçük Şehir Tiyatrosu'nda oynadı.
2004 yılında ağır bir felç geçirdi. "Felçten sonra kendimi öncekinden çok farklı ve son derece ilginç bir dünyada buldum. Bu dünyada olmak bana büyük zevk veriyor. İnsanlara ve çevreme karşı iyi niyetim de işte bu dünyadan geliyor. Çok güzel. Vücudumun bir tarafı çalışmıyor olması ise... çok eğlenceli" demişti.
Mart 2005'te Branislav Nusiç'in "Yaslı Aile" komedisinin galasıyla sahnelere geri döndü.
Felçten sonra ağırlıklı olarak tiyatro yönetmenliği yapan Sırçaciev, Burgas Dram Tiyatrosu'nda beş oyun sahneye koydu. 2012 yılında "Aleko Konstantinov" Devlet Satir Tiyatrosu'nda "Sadakatsizliğin Zevkleri" oyununu yönetti.
2013 yılında Vladimir Zarev'in romanından uyarlanan "Hayat Ağacı" adlı Bulgar dizisinde rol aldı. 2014 yılında August Strindberg'in "Baba" oyunuyla Halk Tiyatrosu'nda yönetmen olarak ilk kez sahneye koydu. 2016'da "Tiyatro 199" sahnesinde yine Strindberg'in "Matmazel Julie"sini yönetti. 2021'de başkentteki "Vızrajdane", "Zad Kanal" Küçük Şehir Tiyatrosu ve "Tiyatro 199" gibi birçok sahnede oyunlar yönetti.
Kariyerinde 60'ın üzerinde tiyatro oyunu, 50'den fazla sinema filmi, 30 televizyon yapımı ve 100'den fazla radyo programında yer aldı.
Tiyatro sahnesinde canlandırdığı unutulmaz karakterler arasında Friedrich Dürrenmatt'ın "Hercules ile Augeas'ın Ahırları" oyununda Avgiy, Anton Çehov'un "Vişne Bahçesi"nde Trofimov, William Shakespeare'in "Aşkın Boşuna Çabaları"nda Kral, Sean O'Casey'in "Juno ve Tavuskuşu"nda Johnny, Edward Albee'nin "Hayvanat Bahçesi Hikayesi"nde Jerry, Friedrich Schiller'in "Entrika ve Aşk"ında Wurm, Maksim Gorki'nin "Ucubeler"inde Mastakov, Miroslav Minkov'un "Kralların Kitabı"nda Çar Petır, İvan Vazov'un "Memuriyet Düşkünleri"nde Horov, Pedro Calderon'un "Hayat Bir Rüya"sında Segismundo, Henrik Ibsen'in "Yaban Ördeği"nde Elmar, William Shakespeare'in "Onikinci Gece"sinde Malvolio, Bertolt Brecht'in "Bay Puntila" oyununda Puntila (bu rolüyle 1987'de Bulgaristan Sanatçılar Birliği ödülünü kazandı), Samuel Beckett'in "Godot'yu Beklerken"inde Vladimir, Nikola Russev'in "Drag ve Köle" oyununda Drag, Aleksandr Suhovo-Kobilin'in "Krechinsky'nin Düğünü"nde Krechinsky ve Frank Wedekind'in "Lulu"sunda Dr. Schön yer alıyor.
Televizyon tiyatrosu yapımlarında canlandırdığı roller arasında Petko Y. Todorov'un "Ejderha Düğünü"nde Ejderha, Lillian Hellman'ın "Küçük Tilkiler"inde Leo, Nikola Russev'in "Drag ve Köle" oyununda Köle, Tennessee Williams'ın "Cam Kafes"inde Theo, William Shakespeare'in "Macbeth"inde Macduff ve Edvard Radzinsky'nin "Nero ve Seneca"sında Nero yer alıyor.
Sinema kariyerinde "Duyguların Güncesi" (1962), "Kara Melekler" (1970), "Öfkeli Yolculuk" (1971), "Yolculukların Rüzgarı" (1972), "Nona" (1973), "Beyaz Odisse" (1973), "Büyük Zafer" (1973), "Brezilya Melodisi" (1974), "Anı" (1974), "Suç" (1976), "Bir Kaltak İçin Ağıt" (1976), "Orta Yaşlı Bir Saf" (1976), "Sevgi ve Şefkatle" (1978), "Sadece Son Çare Olarak Öl" (1978), "Tatlı İsimli Tayfunlar" (1979), "Avvakum Zahov'un Maceraları" (1980), "Han Asparuh" (1981), "Şeytani Silah" (1982), "İyi Şanslar Müfettiş" (1983), "Nereye Gidiyorsunuz", "Ayrılık Zamanı" (1988), "Kader" (1993), "Ölümcül Şefkat" (1993), "Kuş" (2003), "Ave" (2011), "Han ve İmparatorluk" (2019) ve "Ocak" (2021) gibi yapımlarda yer aldı.
Yosif Sırçaciev, kariyeri boyunca çok sayıda ödüle layık görüldü. Bulgaristan Sanatçılar Birliği'nin erkek oyuncu ödülünü ve Dragomir Asenov'un "Ödül" oyunundaki Blagoy rolüyle "Sofya Ödülü"nü (1981), Nikola Russev'in "Drag ve Köle" oyunundaki Köle rolüyle Bulgaristan Sanatçılar Birliği erkek oyuncu ödülünü (1983), Neil Simon'un "İkinci Bölüm" oyunundaki Leo rolüyle oda oyunu ödülünü (1984), Bulgaristan Sanatçılar Birliği'nin 1986-1987 sezonu erkek oyuncu ödülünü (1987), "Ayrılık Zamanı" filmindeki Karaibrahim rolüyle Savunma Bakanlığı oyunculuk ödülünü (1988), Eugène Ionesco'nun "Kral Ölüyor" oyunundaki performansıyla "Askeer" En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü (1997) ve 2010 yılında "Askeer" Büyük Ödülü'nü (Yaşam Boyu Başarı) kazandı.
1984 yılında "Halk Sanatçısı" unvanına layık görülen Sırçaciev, 2006 yılında kültürün gelişmesine yaptığı olağanüstü katkılardan dolayı "Aziz Kiril ve Metodiy" Nişanı (kolye) ile ödüllendirildi. 2016 yılında Dimitrovgrad'daki belediye dram tiyatrosunun düzenlediği "Lübimets 13" Ulusal Ödülü'nde "Oyunculuk Sanatının Ustası" kategorisinde ödüle layık görüldü. Son olarak 13 Mart 2025'te sinema sanatına katkılarından dolayı Sofya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Sofya Ödülü"ne layık görüldü.