Evrenin tadı sandığımızdan çok daha tatlı olabilir. Gökbilimciler, uzayın derinliklerinde yeni bir şeker molekülü keşfetti. Bu buluş, bilim insanlarının Dünya'da yaşamın ortaya çıkışına zemin hazırlayan ilk kimyasal koşulların nasıl oluştuğunu anlamasına yardımcı olabilir. Araştırma, Nature Astronomy dergisinde yayımlandı.
Ahududu Şekeri Galaksinin Kalbinde
Eritruloz adı verilen molekül, galaksimizin merkez bölgesinde, yıldızların arasına serpiştirilmiş dev gaz ve toz bulutlarından oluşan yıldızlararası ortamda tespit edildi. İlginçtir ki aynı şeker türü doğada ahudududa ve bazı bronzlaştırıcı ürünlerde de bulunuyor. Keşif, NASA'nın Voyager ikizlerinin geçtiği bölgeye yakın bir noktada gerçekleşti.
Bu keşif, bilim insanlarının daha önce aynı bölgede ahududulara karakteristik tadını veren etil format adlı bir ester bulmasının hemen ardından geldi. Bu durum, galaksinin bu bölgesinin adeta bir kimya laboratuvarı olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 25 yıl önce ise aynı bölgede sofra şekerinin bir 'kuzeni' keşfedilmişti. Ayrıca NASA'nın OSIRIS-REx aracının Bennu asteroidinden topladığı örneklerde DNA'nın anahtar bileşeni olan başka şeker türleri de bulunmuştu.
Keşif Nasıl Yapıldı?
İspanyol Astrobiyoloji Merkezi'nden kozmokimyager Izaskun Jimenez-Serra liderliğindeki ekip, İspanya'daki iki radyo teleskobu kullanarak Samanyolu'nun merkezine yakın G+0.693 adlı bir gaz bulutunu inceledi. Bu bölge, organik moleküller açısından zengin, yoğun gaz ve toz bulutlarıyla dolu.
Sonuçlar bilim insanlarını bile şaşırttı. Beklenen üç karbon atomlu basit şekerler yerine, dört karbonlu eritruloz buldular. Üstelik bu molekül, beklenen basit şekerlerden en az 8 ila 17 kat daha yaygındı. Bulutta beklenen basit şekerlerse hiç tespit edilemedi.
Bilgisayar modelleri, şekerin uzaydaki buzlu toz parçacıkları üzerinde oluştuğunu gösteriyor. İki yaygın molekül, radyasyonla aktive olup birleşiyor, ardından şok dalgaları oluşan şekeri yıldızlararası uzaya geri salıyor ve teleskoplar bu şekeri tespit edebiliyor.
Özel Bir Molekül
14 atomdan oluşan eritruloz, yapısında kapalı halka bulunmayan, yıldızlararası uzayda şimdiye kadar keşfedilen en büyük molekül. Aynı zamanda uzayda tespit edilen ikinci kiral molekül olma özelliğini taşıyor. Bu, bilim için nadir ve değerli bir keşif. Eritruloz yaşam için hayati bir şeker olmasa da, kolayca yaşamın başlangıcında kritik olduğu düşünülen bir forma dönüşebiliyor.
Arizona Üniversitesi'nden astrofizikçi ve araştırmaya katılmayan Erika Hamden, 'Bu, galakside süzülen şeylerin mükemmel bir örneği' dedi.
Yaşamın Kökeni İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu keşif, bilimin en temel sorularından birini alevlendiriyor: Yaşam için gerekli temel bileşenler Dünya'ya uzak kuyruklu yıldızlar ve asteroitlerle mi taşındı, yoksa Güneş Sistemi'nin oluşumuna katılarak uzayda zaten var mıydı?
Yeni sonuçlar ikinci hipotezi destekliyor. Jimenez-Serra'ya göre, bu kadar karmaşık bir molekülün galaksinin bir noktasında bulunması, muhtemelen başka yerlerde de var olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar şimdi uzayda daha fazla şeker türü aramayı ve bunların farklı formlara nasıl dönüştüğünü anlamayı planlıyor.
Jimenez-Serra, 'Yaşamın kökeni için gerekli temel bileşenler galaksinin diğer bölgelerinde de bulunuyor olabilir. Bu da evrenin başka yerlerinde yaşamın gelişmiş olabileceği ihtimalini artırıyor' diye konuştu.