Bulgaristan'daki restoran ve lokantalar için büyük bir değişiklik kapıda. Hükümet, işletmelere devlet garantili bir marka vermeyi planlıyor. Bu açıklamayı, Meclis Tarım Komisyonu Başkanı ve "İlerici Bulgaristan" partisinin önde gelen isimlerinden Yavor Geçev yaptı.
Geçev, "Menülerinde yüzde 50'den fazla Bulgar şarabı bulunduran ve yerel ürün kullanan işletmelere devlet garantili bir marka vermeliyiz. Bu zincire olan güveni inşa etmeliyiz" dedi.
Geçev, "Michelin'in gelip Bulgaristan'daki turistlerin İtalyan şarabı değil, Bulgar şarabı içmek istediğini söylemesi garip. Bunu bir devlet ve politika olarak anlamlandırmalıyız. Bulgar şarap endüstrisi hiçbirinden geri kalmıyor ama Bulgar şarabı içmenin modern olup olmadığı konusunda tereddütlerimiz var" diye konuştu.
Fransız Usulü Etiketleme
Geçev'e göre devlet, "Fransız usulü etiketleme" olarak adlandırılan sistemi başlatıyor. Buna göre Bulgaristan'da üretilen ürünler en önde yer alacak. Milletvekili, Gıda Yasası'nda değişiklik yapılacağını ve Bulgar üreticinin pazarda kendini göstermesine fırsat verileceğini belirtti. Restoranlar için devlet garantili bir marka da değerlendiriliyor. Bu standartlar, etikette görülenin aynen öyle olduğunun ve yalan söylenmesine imkan tanınmayacağının garantisi olacak.
Bulgar Ürünü Tanınır Olmalı
Geçev'e göre Bulgaristan'ın ciddi bir avantajı var: kaliteli yerel yiyecekler, şaraplar ve geleneksel ürünler. Ancak bunları yeterince iyi tanıtamıyor. Turistlerin yerel yemeğe olan ilgisine örnek veren Geçev, Bulgaristan'ı ziyaret edenlerin tam da Bulgar ürünlerini tatma fırsatı bulması gerektiğini vurguladı.
Geçev, "Tedarik zincirlerini ve yerel üreticilerin pazara kolay girişini kaybettik. Bu pazarı geliştirmeli ve insanlara Bulgar ürünlerini nasıl tanıyacaklarını öğretmeliyiz" dedi.
Tartışılan fikirler arasında yerel ve Bulgar ürünleri için net etiketlemeler getirilmesi de var. Bu etiketler, sadece bir malın Bulgaristan'da üretildiğini değil, aynı zamanda kullanılan hammaddelerin menşeini de göstermeli.
Geçev, tamamen Bulgar hammaddesinden üretilen taze ürünlerin ve garantili Bulgar menşeli ürünlerin etiketlenebileceğini örnek olarak verdi. Amaç, tüketicinin ne satın aldığını kolayca anlaması ve etiketin gerçekten menşei ve kaliteyi garanti ettiğine güvenmesi.
Yerli Üzüm, Şili'den Değil
Yavor Geçev, piyasadaki anormalliklerin ürün fiyatlarının iki ila üç kat daha pahalı olmasına yol açtığını da söyledi. Pazarın yapısının, fiyatın son aşamada daha fazla oluşmasına neden olduğunu belirtti.
"Bulgar üretimini yok edersek, sadece garantisiz ithal ürünler yemek zorunda kalırız. En iyisi Bulgar üretimi yemek, Şili'den üzüm ve Ürdün'den kavun değil. Şimdi devletin mevzuat değişikliğiyle müdahale etmesi gerekiyor. Yılbaşına kadar piyasayı rahatlatacak yasal düzenlemeler yapacağız" diye söz verdi Yavor Geçev.
Geçev, piyasanın normal, sakin ve kendi kendini düzenleyen bir yapıda olması durumunda her şeyin yolunda olacağını, ancak piyasada işler yolunda gitmediğinde müdahale edecek bir devlet olması gerektiğini vurguladı.
Yavor Geçev, hükümetin ayrıca yeni bir Kooperatifler Yasası hazırladığını da belirtti. "Devletin güvenini yeniden kazanacak süreci başlatacağız" dedi.