Nisan 2024'te Grönland'ın buz örtüsü üzerinde yapılan bir uçuş sırasında NASA bilim insanı Chad Greene, radar görüntülerde olağandışı yapılar fark etti. Kısa süre sonra bu yapıların, Soğuk Savaş döneminden kalma 65 yıllık bir Amerikan askeri üssü olan Camp Century'ye ait olduğu doğrulandı. Üs, Grönland'ın geniş buz tabakasının yaklaşık 30 metre altında gömülü durumda.
NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndan (JPL) buzul uzmanı Alex Gardner, "Tam olarak buz tabakasının tabanını arıyorduk ve aniden Camp Century belirdi. İlk başta neye baktığımızı bile bilmiyorduk" ifadelerini kullandı.
Camp Century, yani "buzun altındaki şehir", Amerikalı askeri mühendisler tarafından Haziran 1959 ile Ekim 1960 arasında büyük bir gizlilik içinde inşa edildi. Kompleks, toplam uzunluğu neredeyse üç kilometreyi bulan 21 yeraltı tünelinden oluşuyordu. NASA'nın çektiği radar görüntülerinde, üssün birçok binası bugün hala net bir şekilde seçilebiliyor.
Araştırmada, LiDAR'a benzer bir teknoloji olan UAVSAR (Sentetik Açıklıklı Radar) sistemi kullanıldı. LiDAR lazer ışınları kullanırken, UAVSAR, buzun içine nüfuz edebilen radyo dalgaları kullanarak gizli yapıları tespit ediyor.
ABD ve Danimarka, 1951 yılında Grönland Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşma, o dönemde Danimarka'ya bağlı olan adada Amerikan ordusunun askeri tesisler inşa etmesine izin veriyordu.
Ancak üssün inşası oldukça zorlu bir girişimdi. Buz platosunda sıcaklık eksi 70 santigrat dereceye kadar düşüyor, rüzgarlar ise saatte yaklaşık 200 kilometre hıza ulaşıyordu. İnşaat için, saatte yalnızca üç kilometre hızla hareket eden ağır kar araçları kullanılarak 6.000 tondan fazla inşaat malzemesi taşındı. Malzemelerin Thule'deki Amerikan üssünden getirilmesi yaklaşık 70 saat sürdü.
Mühendisler önce kar ve buzda devasa hendekler kazdı. Bunların en büyüğü, "Ana Cadde" olarak bilinen yaklaşık 300 metre uzunluğundaki geçitti. Ardından hendeklerin içine çelik çatılı ahşap binalar inşa edildi.
Kompleksin en değerli parçası, tüm üsse elektrik sağlayan ilk orta güçlü nükleer reaktörlerden biri olan PM-2A'ydı. Reaktörün aşırı arktik koşullarda çalıştırılması büyük dikkat gerektiriyordu, ancak bu yeraltı şehrinin işlemesini sağladı.
Bilim insanları Camp Century'de bulundukları süre boyunca önemli jeolojik çalışmalara imza attı. Grönland'ın buz çekirdeklerini inceleyen ilk kişiler arasındaydılar ve toprak örnekleri, bölgenin uzak geçmişte ormanlarla kaplı olduğunu, zengin bitki ve hayvan çeşitliliğine sahip olduğunu ortaya çıkardı.
Ancak bilimsel araştırmalar hikayenin sadece bir kısmıydı. Üssün kendisi gizli değildi; Amerikan ordusu bu projeyle ilgili bir tanıtım filmi bile yapmıştı. Büyük bir gizlilik içinde saklanan asıl şey ise inşaatın gerçek amacıydı.
"Buz Kurdu Projesi" (Project Iceworm) olarak adlandırılan plana göre Amerikan ordusu, nükleer balistik füzeler yerleştirmek için Grönland'ın buz örtüsü altında geniş bir tünel ağı inşa etmeyi hedefliyordu. Plan, yaklaşık 135.000 kilometrekarelik ek yeraltı tüneli inşa edilmesini ve bu tünellere yaklaşık 600 füze yerleştirilmesini öngörüyordu. Füzeleri işletmek için 60 fırlatma merkezi kurulacak ve bu merkezlerde yaklaşık 11.000 asker sürekli olarak yaşayacaktı. Danimarka hükümetine bu plan hakkında bilgi verilmemişti.
Kısa süre sonra tüm projenin neredeyse imkansız olduğu anlaşıldı. Buz sürekli hareket ediyor ve tünelleri deforme ediyordu, üssün bakımı son derece pahalıydı ve teknik engeller neredeyse aşılamazdı. Bu nedenle Camp Century 1967'de terk edildi.
Otuz yıl sonra, 1997'de Danimarka Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, Buz Kurdu Projesi'nin varlığını ve gerçek amacını ortaya koyan belgeler yayımladı.
Üssün kapatılmasının ardından nükleer reaktör sökülmüş olsa da buzun altında ciddi bir sorun kaldı. Reaktör, 33 aylık çalışma süresince 178.000 litreden fazla radyoaktif atık üretti. Bu atıklar hiçbir zaman temizlenmedi. Buzun sonsuza kadar donmuş kalacağı varsayımıyla onlarca yıldır buz tabakasının altında hapis duruyor. Ancak iklim değişikliği bu durumu değiştiriyor.