Polonya ve Fransa, nükleer işbirliği için kurdukları ortak yönlendirme grubunun ilk istişarelerini gerçekleştirdi. 10 Temmuz'da Paris'te düzenlenen toplantıya üst düzey askeri yetkililer ile savunma ve dışişleri bakanlıklarından temsilciler katıldı. İki ülke ortak bir yol haritası belirledi ve Polonya, Fransa ile Avrupa'nın güvenliğini güçlendirmeye yönelik daha somut müzakerelerin zeminini oluşturdu. Şu an için Fransız nükleer güçlerinin Polonya topraklarına konuşlandırılmasına dair bir karar açıklanmadı.
Daha Güçlü Bir Savunma İçin Yol Haritası
İlk toplantı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ilgili Avrupalı ortaklarla stratejik diyalog başlatma girişiminin bir devamı niteliğinde. Görüşmelerde değişen güvenlik ortamı ve olası ikili işbirliği biçimleri ele alındı.
Polonya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Toplantı sırasında iki heyet, Avrupa'daki mevcut güvenlik durumuna odaklandı. Grup, Polonya, Fransa ve tüm Avrupa'nın güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen gelecekteki ayrıntılı görüşmelerin ve ikili işbirliğinin kapsamını da belirledi" denildi.
Élysée Sarayı'ndan yapılan ek açıklamada ise tarafların işbirliği hedeflerini yükselttiği ve "daha güvenli ve daha iyi korunan bir Avrupa" için çalışma konusunda anlaştığı belirtildi.
Macron Eski Doktrini Değiştiriyor
Macron, Mart ayında "öncü nükleer caydırıcılık" adını verdiği yeni bir Fransız stratejisi aşamasını duyurmuştu. Bu kapsamda Fransız nükleer savaş başlıklarının sayısının artırılacağını ve Avrupalı ortakların stratejik güç tatbikatlarına katılabileceğini açıklamıştı.
Macron, "Fransa, müttefiklerinin çıkarlarını tam olarak dikkate alarak, nükleer eşiğin bilinçli bir şekilde aşılması sorumluluğunu her zaman tek başına taşıyacaktır" ifadelerini kullandı.
Yeni konsept, belirli koşullar altında Fransız stratejik güçlerinin unsurlarının müttefik ülkelerin topraklarına geçici olarak konuşlandırılmasına olanak tanıyor. Ancak nükleer silahın olası kullanımına ilişkin karar tamamen Fransa Cumhurbaşkanı'nın yetkisinde kalıyor.
Polonya Temkinli Adım Atıyor
Varşova, Fransız teklifine ilgi gösteriyor ancak Polonya'da işbirliğinin ne kadar ileri gitmesi gerektiği konusunda tam bir fikir birliği bulunmuyor. Başbakan Donald Tusk hükümeti daha güçlü bir Avrupa savunmasından yana iken, cumhurbaşkanlığı makamının temsilcileri ABD'yi ana ve en güvenilir nükleer ortak olarak görmeye devam ediyor.
Polonya tarafı, yeni mekanizmanın Amerikan varlığını ya da NATO'nun kolektif savunmasını zayıflatmaması gerektiğini vurguluyor. İttifak da Haziran ayında nükleer kabiliyetlerini modernize etme ve caydırıcılık planlamasını güçlendirme kararı aldı. Fransa, NATO'nun Nükleer Planlama Grubu'na katılmayan tek üye.
Nükleer silah taşıyabilen Fransız Rafale savaş uçaklarının gelecekteki ortak tatbikatların bir parçası olması ihtimali masada. Ancak Paris'teki toplantının ardından yapılan resmi açıklamalar, Polonya'da bu tür uçakların konuşlandırılmasına dair belirli bir senaryo, tarih ya da kararı doğrulamadı.
Moskova Tehlikeli Bir Tırmanış Görüyor
Rusya, Macron'un nükleer cephaneliği genişletme ve Avrupalı ortakları dahil etme planlarını istikrarsızlaştırıcı olarak nitelendirdi. Moskova, Fransız stratejik uçaklarını kabul eden ülkelerin olası bir askeri çatışmada hedef haline gelebileceği uyarısında bulundu.
Kremlin, bu girişimi Avrupa'nın militarizasyonunun bir kanıtı olarak sunuyor. Paris ise suçlamaları reddediyor ve Fransız konseptinin NATO'nun nükleer caydırıcılığını tamamladığını, onun yerini almadığını savunuyor.
Giderek Daha Fazla Ülke Dahil Oluyor
Almanya, Fransa ile kendi yönlendirme grubunu kurdu ve Fransız tatbikatlarına konvansiyonel güçlerle katılacak. İsveç de Paris'le ikili diyaloğa başlarken, Norveç Mayıs ayında Fransız girişimine katılmak için görüşmelere başladığını duyurdu.
İlk Polonya-Fransa toplantısı, otomatik olarak Fransız nükleer silahlarının Polonya'da konuşlandırılacağı anlamına gelmiyor. Ancak bu adım, Varşova'yı Macron'un yeni stratejisine pratik katılımı tartışan ülkeler arasına sokuyor. Ukrayna savaşı ve Avrupa'nın Washington'a koşulsuz güvenip güvenemeyeceğine dair şüphelerin gölgesinde, nükleer mesele yavaş yavaş tabu bir konu olmaktan çıkıp Avrupa savunmasının merkezi bir parçası haline geliyor.