ABD, dün Avrupa'daki askeri varlığına yönelik kapsamlı bir gözden geçirme başlattı. BTA'nın haberine göre bu karar ani bir gelişme değil, çok daha önce başlatılmış bir sürecin mantıklı bir devamı niteliğinde.
Her şey Eylül 2025'te, Başkan Donald Trump'ın bir kararname imzalamasıyla başladı. Bu kararnameyle Pentagon'un adı değiştirildi. Savunma Bakanlığı, Savaş Bakanlığı'na dönüştürüldü ve Trump bu değişikliği 'zafer mesajı' olarak nitelendirdi. İşte bu nedenle bugün Pete Hegseth artık savunma bakanı değil, savaş bakanı olarak görev yapıyor.
Dokuz ay sonra, 18 Haziran 2026'da Brüksel'deki NATO savunma bakanları toplantısında Hegseth bir sonraki adımı attı. ABD'nin Avrupa'daki varlığının altı aylık bir gözden geçirilmesini duyurdu ve sonuçların, Avrupalı müttefiklerin kendi güvenliklerinin sorumluluğunu ne kadar hızlı üstleneceğine bağlı olacağı uyarısında bulundu. Geçtiğimiz yıl ABD, kıtada yaklaşık 80.000 asker bulunduruyordu ve bunların neredeyse yarısı Almanya'daydı. Şimdi yönetim kesintileri değerlendiriyor. Medyada farklı rakamlar konuşuluyor, en sık duyulan ise F-15 savaş uçaklarının sayısının üçte bir oranında, Reaper insansız hava araçlarının sayısının ise yüzde 50 veya daha fazla azaltılacağı. Ayrıca Avrupa sularındaki savaş gemilerinin sayısının da azaltılması gündemde.
Bu rakamların arkasında muhtemelen bir kırgınlık da yatıyor. ABD'nin İran'a yönelik saldırıları sırasında Washington, Avrupa'daki NATO üslerine erişim talep etti ancak müttefiklerin bir kısmından ret cevabı aldı. Hegseth bunu 'utanç verici' olarak nitelendirdi. Trump, Ankara'daki NATO toplantısında daha da ileri giderek, Avrupa'nın İran'a karşı yanlarında durmayı reddetmesine rağmen ABD'nin neden ittifakın güvenliği için milyarlarca dolar harcamaya devam ettiğini retorik bir soruyla sorguladı. Avrupa başkentleri ise ABD komutasındaki Hürmüz Boğazı askeri operasyonlarını açıkça desteklemek yerine diplomatik itidal çağrısı yapmayı tercih etti.
Bu arka planla birlikte dün Pentagon'un ikinci adamı, Savaş Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Elbridge Colby, gözden geçirmenin fiilen başladığını duyurdu.
Colby, 'Bakanın o zaman söylediği gibi, bu gerçek bir gözden geçirme olacak ve NATO'nun, konvansiyonel savunmasının ana sorumluluğunu üstlenen bir Avrupa'ya doğru hızlı ve geri dönülemez bir şekilde ilerlemesini sağlamayı amaçlıyor' dedi. Ve ekledi: 'Bu gözden geçirmenin sonucu, NATO'nun daha sağlam, daha adil ve daha sürdürülebilir bir ittifaka dönüşümünü hızlandıracak.'
Mali baskı da artıyor. Hegseth, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütleri yerine getirmeyen belirli ülkeler olması halinde ABD'nin NATO bütçesine yaptığı katkıyı azaltmakla tehdit etti. O zirvede müttefikler, 2035 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasılalarının en az yüzde 5'ini güvenliğe ayırma sözü vermişti ve bunun yüzde 3,5'inin doğrudan askeri harcamalara gitmesi gerekiyor. Böylece akıllarda şu soru kalıyor: Bu gözden geçirme bir baskı aracına mı dönüşecek, yoksa ABD'nin kıtadaki askeri varlığının gerçek anlamda sona ermesine mi yol açacak?