Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, Bulgaristan ve Avrupa Birliği'nin diğer ülkelerini, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketini bloke etmekle suçladı. Reuters'ın haberine göre bu paket, 250 gerçek ve tüzel kişiye yaptırım uygulanmasını ve Rus sıvılaştırılmış doğal gazına (LNG) yönelik kısıtlamaların artırılmasını öngörüyordu.
Bulgaristan, resmi olarak veto koymayacağını açıklasa da yaptırımların bir kısmına karşı çıktı. Yunanistan da benzer bir tutum sergiliyor. Başbakan Rumen Radev başlangıçta Rus Patriği Kirill'e yönelik yaptırımlara karşı çıkarken, hükümet de Burgaz'daki rafinerinin işleyişini ve petrol tedarikini korumak gerekçesiyle Lukoil'in eski başkanı Vagit Alekperov'a yönelik kısıtlamalara itiraz etti.
Yeni yaptırım paketi henüz AB tarafından kabul edilmedi.
Kulbergs, "Paketin bazı kısımlarına veto koymak, Ukraynalı asker ve sivillerin ölümüne ortak olmaktır" dedi. Moskova'nın 'gölge filosu' tankerlerine ve LNG satışlarına karşı harekete geçilmemesinin 'Rus savaş makinesini' beslediğini vurguladı.
BTA'nın aktardığına göre Kulbergs, "Üstelik bazı Avrupa ülkeleri bundan büyük paralar kazanıyor. Soru şu: Para kazanmak mı istiyorsunuz, yoksa barışı sağlamak mı? İkisine birden sahip olamazsınız" ifadelerini kullandı.
Letonya Başbakanı, ülkesinin başkent Riga'nın yukarısındaki bir nehir üzerinde bulunan hidroelektrik santrali ve dev bir yeraltı gaz deposu çevresinde, Rusya'dan gelen tehdide ilişkin istihbarat raporları nedeniyle güvenlik önlemlerini artırdığını da sözlerine ekledi.
Letonya, Litvanya ve Polonya liderleri kısa süre önce Batılı istihbarat servislerinin Rusya'nın bölgedeki altyapıya yönelik provokasyonlar ve saldırılar planladığına inandığı yönünde uyarıda bulunmuştu.