Uzmanlara göre vücut için asıl tehlike aşırı sıcaklıklardan çok, haftalarca süren yüksek dereceli hava. Kronik sıcak olarak adlandırılan bu durum, vücudu tüketerek kalp-damar sistemi ve böbreklere aşırı yük bindiriyor. Özellikle sıcaklığın 20 derecenin altına düşmediği tropikal geceler büyük sağlık riskleri taşıyor. Avrupa'da sadece temmuz ortasına kadar aşırı sıcaklar, geçen yılların aynı dönemine kıyasla 10 bin daha fazla can aldı.
Tropikal geceler kalp krizi riskini neredeyse 4 kat artırıyor. Üstelik 'N. İ. Pirogov' Acil Tıp Enstitüsü'nün araştırmasına göre, sadece üç gün süren yoğun sıcaklık, kalp krizi tehlikesini yüzde 88 daha yükseltiyor.
Kalp krizinin yanı sıra felç riski de artıyor. Bunun nedeni kanın koyulaşması ve kan pıhtılarının oluşması.
Doktorlar gece bile su içilmesini tavsiye ediyor. Akut dehidrasyon tehlikelidir ve doğrudan böbrekleri etkiler. Yetersiz su alımı kronik böbrek yetmezliğine bile yol açabilir.
Sürekli yüksek sıcaklıklar sık sık sıcak bitkinliğine yol açar: terleme, aşırı halsizlik, bazen kusma ve mide sorunları. Bu sıcaklardaki en büyük tehlike ise sıcak çarpmasıdır. Özellikle 40 derecenin üzerindeki günlerde ani sıcak çarpması riski en yüksek seviyededir. Tedavi ne kadar iyi olursa olsun, her 10 sıcak çarpması vakasından biri ölümle sonuçlanıyor.
Uzmanlar, bu uzun süreli sıcak gün ve gecelerde en az 3 saat klimada vakit geçirilmesini, serin bir ortamda uyunmasını ve daha fazla sıvı tüketilmesini öneriyor.
Vücudun ısı düzenlemesine doğal kumaşlardan yapılmış giysi ve yatak örtüleri de yardımcı oluyor. Gün içinde ise giysiler bol olmalı; bu, vücutla kumaş arasında bir hava tabakası oluşturarak yalıtım görevi görüyor.