Vızrajdane (Diriliş) Partisi lideri Kostadin Kostadinov, Ulusal Sağlık Sigortası Fonu'nun (NHIF) özel hastanelere yaptığı kamu finansmanının durdurulmasını önerdi. Kostadinov, BNR radyosuna verdiği mülakatta, özel hastanelerin hasta seçimi yaptığını, sistemin avantajlarından yararlanırken ağır vakaları ve mali kayıpları devlet hastanelerine bıraktığını söyledi.
"Özel hastanelere NHIF'ten finansman sağlanmamalı. Madem özeller, neden NHIF'ten para alsınlar?" diyen Kostadinov, temel sorunun özel hastanelerin hastalarını seçebilmesi ve daha ağır, riskli veya mali açıdan dezavantajlı vakaları reddedebilmesi olduğunu belirtti. "Sağlık sisteminin artılarını kullanıyor, eksilerini üstlenmiyorlar. Kayıplar devlete kalıyor. Bu devleti sömürmek değil mi?" diye sordu.
Kostadinov, partisinin kamu finansmanının durdurulması için önerge vereceğini ancak iktidar çoğunluğunun bunu reddetmesini beklediğini söyledi. Ayrıca özel hastanelerin NHIF parasıyla satın aldıkları ilaç ve ürünler için kamu ihalesi yapma zorunluluğu tartışmasına da değindi. Ona göre, böyle bir şartın getirilmesi otomatik olarak suistimalleri sonlandırmayacak, çünkü halihazırda ilaç ve tıbbi malzemeler için üst ve alt finansman limitleri var. "Özel hastanelere kamu ihalesi şartı getiriyorlarsa, neden Sağlık Sigortası Fonu ile çalışan ilaç firmalarına da aynı şartı getirmiyorlar?" diye sordu.
Vızrajdane lideri, konunun popülist bir şekilde kullanılması halinde pratik değişimin minimal olacağı uyarısında bulundu. Meclis tartışmalarında karşıt görüş de savunuldu: NHIF'in yapılan tıbbi faaliyeti ödediği, hastane mülkiyetine bakmadığı ve özel hastanelerin dışlanmasının hasta seçimini kısıtlayabileceği belirtildi.
Kostadinov, partisinin mevcut modele paralel çalışacak özel sağlık sigortası fonlarının kurulmasını da önereceğini açıkladı. Bu önerinin iktidar tarafından desteklenmeyeceğini kabul etmekle birlikte, sağlık sisteminde parça parça düzeltmeler yerine daha derin bir reform yapılması gerektiğini vurguladı. Mevcut sistemin özel çıkarlar ile kamu finansmanını, kârlı faaliyetlerin özel hastanelere, zararlıların devlete kaldığı bir şekilde harmanladığını söyledi.
Kostadinov, Başbakan Rumen Radev ve iktidardaki Progresif Bulgaristan'a da yüklendi. "Progresif Bulgaristan ile hiçbir zaman ortak yanımız olmadı. Seçimlerden hemen sonra bu partinin seçmenini hayal kırıklığına uğratacağını söylemiştik" dedi. Dönüm noktası olarak Radev'in euroya geçişe karşı referandum talebini ilerletmeyi reddetmesini gösterdi. "Bu olay, Rumen Radev'den farklı bir şey bekleyemeyeceğimizi anlamamıza yol açtı" ifadelerini kullandı.
Ukrayna konusunda da sert konuşan Kostadinov, Petır Vitanov'un açıkladığı Bulgaristan-Ukrayna gaz işbirliğini eleştirdi. "Ukrayna iflas etmiş bir devlet, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin yardımıyla ayakta duruyor. Böyle bir ortaklık tek taraflı olur: Bulgaristan kaynak ve imkan sağlar, Ukrayna alır" dedi. Ayrıca Bulgaristan'da bulunan yaklaşık 120 bin Ukraynalıyı "ülkemiz tarafından beslenen turistler" olarak nitelendirdi.
Belene Nükleer Santrali projesinden iki reaktörün Ukrayna'ya satılma olasılığını da değerlendiren Kostadinov, satın alma bedelinin Ukrayna'dan değil, diğer Avrupa ülkeleri, ABD veya Kanada'dan geleceğini söyledi. "Bu reaktörleri satın alma fikri PP-DB'ye aitti, biz buna karşı protesto etmiştik. Şimdi Rumen Radev'in, sözde onlardan ayrışmasına rağmen, PP-DB'nin eski bir Avrupa-Atlantikçi fikrini ısıttığını görüyoruz" dedi.
Gaz koridoru konusunda da şüpheci olan Kostadinov, Bulgaristan'dan Ukrayna'ya gaz transitinin beklenen faydalarını sorguladı. Gerekli koridorun henüz inşa edilmediğini ve Bulgaristan'ın gelir elde etmesi için ödeme gücü olan bir müşteri gerektiğini belirtti. "Kazanmak için birinin ödemesi gerek. Ukrayna ödemiyor, sadece borç biriktiriyor. Herhangi bir mali gelir bekleyemeyiz" dedi. Ona göre iktidar bu konuyu seçmenlere politikalarını meşrulaştırmak için kullanıyor.
Son olarak güvensizlik oyu ihtimalini değerlendiren Kostadinov, gerekli imzaları toplamanın zor olacağını kabul etti. "Hangi siyasi gücün bizi destekleyeceğini görmüyorum" diyerek, ağır suçlamalara rağmen Vızrajdane'nin şu anda hükümeti güvensizlik oyuyla sınamak için yeterli parlamento ortağına sahip olmadığını belirtti.