ÖZET: BBC'nin soruşturmasına göre Kuzey Kıbrıs'taki bir tüp bebek merkezinde en az 30 çocuk, ailelerinin seçtiği donörlerden farklı genetik materyaller kullanılarak dünyaya getirildi. 11 çocuğun DNA testi, aileler Batı Avrupalı donör seçmesine rağmen genetik kökenlerin Türkiye veya komşu ülkeler olduğunu ortaya koydu.
BBC'nin haberine göre, çoğunluğu İngiliz vatandaşı olan en az 30 çocuk, Kuzey Kıbrıs'taki tüp bebek merkezlerinde ailelerinin seçtiği donörlerden farklı genetik materyaller kullanılarak dünyaya getirilmiş olabilir. Yapılan bir soruşturma, sperm veya yumurta donörlerinin yanlış kullanıldığına dair çok sayıda iddiayı gün yüzüne çıkardı.
Aileler, tüp bebek işlemi öncesinde donörleri tıbbi geçmişleri, dış görünüşleri, karakterleri ve diğer özelliklerine göre özenle seçtiklerini belirtiyor. Ancak zamanla bazı aileler, çocuklarının genetik olarak seçtikleri donörlerle uyuşmadığını fark etti.
Bilinen vakaların en az yarısı Dogus IVF Centre ile bağlantılı. 11 çocuğun DNA testleri, aileler Batı Avrupalı donörleri seçmesine rağmen çocukların genetik kökenlerinin Türkiye veya komşu ülkeler olduğunu ortaya koydu.
Mağdurlardan biri olan Rachel, 2012 yılında dünyanın en büyük donör sperm bankası olan Cryos International'dan Danimarkalı bir donör seçmişti. Oğlu Jonah'ın doğumundan sonra kliniğin farklı bir donör kullandığından şüphelenmeye başladı. Aradan geçen 13 yılın ardından yapılan DNA testleri şüphelerini doğruladı; seçilen donör, çocuğun biyolojik babası değildi.
Bu durum akıllarda yeni soru işaretleri yaratıyor. Zira Cryos International, Dogus kliniğine daha önce hiç donör sperm gönderdiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını açıkladı. Oysa klinik, yıllarca bu bankadan materyal kullandığının reklamını yapmıştı. Cryos International ayrıca, 2016 yılında Dogus kliniğini kara listeye aldığını; çünkü kliniğin bir hasta için sperm siparişi verme taahhüdünde bulunmasına rağmen bunu yerine getirmediğini belirtti.
İsmi geçen vakalarda Dogus kliniğinin sahibi Dr. Şevket Altürk, doktor Dr. Firdevs Uğuz Tip ve hasta koordinatörü Julie Hodson'ın adları öne çıkıyor. Dr. Firdevs Uğuz Tip ise hastaları yanılttığı iddialarını kesin bir dille reddediyor.
Uzmanlara göre tüp bebek tedavisinde yanlış donör kullanılması son derece nadir görülen bir durum. Ancak aynı klinikte bu tür vakaların defalarca kaydedilmesi, uzmanlara göre ihmal hatta dolandırıcılık şüphelerini güçlendiriyor. İngiliz Fertilite Topluluğu, durumu olası bir sistemsel sorun olarak değerlendiriyor.
Kuzey Kıbrıs yetkilileri konuyla ilgili resmi soruşturma başlattı. Ancak mağdur ailelerin hala yanıtsız kalan birçok sorusu var: Çocuklarının biyolojik donörleri kimler, bu kişilerin tıbbi geçmişi ne durumda ve ailelerin haberi olmadığı genetik kardeşleri var mı?
Diğer taraftan, Cryos International'ın açıklamalarına göre, Dogus kliniğine hiç donör sperm göndermediği ortaya çıktı. Bu durum, mağdur ailelerin şüphelerini daha da artırdı. Ayrıca, Dogus kliniğinin sahibi Dr. Şevket Altürk ve doktor Dr. Firdevs Uğuz Tip'in açıklamaları da soru işaretlerini artırıyor.
Rachel gibi birçok aile, çocuklarının biyolojik donörlerinin kimler olduğunu ve tıbbi geçmişlerinin ne olduğunu öğrenmek istiyor. Ancak şimdilik, bu soruların cevapları bilinmiyor.