Kedilerin köpeklerden daha uzun yaşamasının ardında, vücutlarına oranla daha büyük bir beyne ve bağışıklık korumasıyla ilgili daha gelişmiş gen ailelerine sahip olmaları yatıyor olabilir. Uluslararası bir araştırma ekibi, 46 memeli türü üzerinde yaptığı incelemede maksimum yaşam süresi, bağıl beyin boyutu ve belirli bağışıklık genlerinin sayısı arasında bir bağlantı buldu. Araştırma doğrudan kedi ve köpekleri karşılaştırmasa da, aralarındaki farka olası bir açıklama getiriyor. Araştırmacılar, bulguların bir nedensellik değil, yalnızca bir ilişkiyi gösterdiğinin altını çiziyor.
Bath Üniversitesi bilim insanlarının yürüttüğü ve Scientific Reports dergisinde yayımlanan bu çalışmada, ortalama yaşam süresi yerine maksimum ömür potansiyeli baz alındı. Yani, ilgili türden bir bireyin ulaştığı en yüksek kayıtlı yaş dikkate alındı. Bu gösterge, avcılar, yiyecek kıtlığı ve olumsuz çevre koşulları gibi dış faktörlerin etkisini en aza indiriyor.
Bağışıklık sistemi sadece enfeksiyonlara karşı korumuyor
Bilim insanları, 46 memeli türünde toplam 4136 gen ailesini inceledi. Uzun ömürlü hayvanlarda, bağışıklık yanıtı, enflamatuar süreçler, enfeksiyonlara karşı korunma ve hasarlı hücrelerin tanınmasında rol alan gen ailelerinin daha sık genişlediğini tespit ettiler.
Araştırmacılara göre, iyi işleyen bir bağışıklık sistemi; yaşlı veya hasarlı hücreleri temizleyerek, enfeksiyonları sınırlayarak ve kontrolsüz hücre bölünmesini engelleyerek daha uzun bir yaşamı destekleyebiliyor. Analizler sonucunda, genişlemesi daha yüksek bir maksimum yaşam süresi potansiyeliyle ilişkilendirilen 236 gen ailesi keşfedildi.
Bath Üniversitesi'nden Dr. Benjamin Padilla-Morales konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Araştırmamız, bağışıklık sisteminin sadece hastalıklarla savaşmada değil, memelilerin evriminde daha uzun bir yaşamın sürdürülmesinde de şaşırtıcı bir rol oynadığını ortaya koyuyor."
Büyük beyin avantaj sağlıyor
Çalışma ayrıca bağıl beyin boyutu ile uzun ömür arasındaki bilinen bağlantıyı da doğruluyor. Vücut kütlesine oranla daha büyük beyinlere sahip hayvanlar, genellikle sorunları çözme, değişimlere uyum sağlama ve tehlikelerden kaçınma konusunda daha yetenekli oluyor.
Örneğin yunuslar yaklaşık 39 yıla kadar yaşayabilirken, bazı balinalar 100 yılı aşabiliyor. Küçük beyinli farelerde ise maksimum yaşam süresi genellikle sadece bir veya iki yıl. Bilim insanları, hem daha büyük bağıl beyin boyutu hem de daha uzun yaşamla aynı anda bağlantılı olan 161 gen ailesi tespit etti.
Ancak beyin boyutu her şeyi açıklamıyor. Çıplak köstebek fareleri küçük beyinlerine rağmen yaklaşık 20 yıl yaşarken, yarasalar da boyutlarına göre beklenen yaşam süresini önemli ölçüde aşıyor. Araştırmacılar, bu istisnai durumlardaki hayvanlarda bağışıklık sistemiyle ilgili daha fazla gen buldu.
Kedilerin olası bir biyolojik avantajı var
Ev kedileri genellikle 12 ila 18 yıl arasında yaşıyor, bazıları ise 20 yaşın üzerine çıkabiliyor. Köpeklerde ortalama yaşam süresi ise 10-13 yıl civarında; ancak farklı ırklar ve boyutlar arasında ciddi farklar bulunuyor.
Kedilerin vücut ağırlıklarına oranla beyinleri, birçok köpek ırkına göre daha büyük. Bilim insanlarına göre bu durum, bağışıklık sistemlerinin özellikleriyle birleştiğinde, türlere uzun ömür konusunda evrimsel bir avantaj sağlamış olabilir.
Yine de çalışma, bir kedinin sadece beyni veya bağışıklığı sayesinde daha uzun yaşadığını kanıtlamıyor. Yaşam süresi; genetik, vücut boyutu, beslenme, hareket, veteriner bakımı, çevre ve hastalık ya da kaza risklerine de bağlı.
Yazarlar, kullanılan göstergeyle ilgili bir sınırlamaya da dikkat çekiyor: Bir türün en uzun yaşayan bireyi, alışılmadık bir istisna olabilir. Bu nedenle, bağışıklık gen ailelerindeki genişlemenin yaşlanmayı tam olarak nasıl etkilediğini ve gerçekten daha uzun bir yaşama yol açıp açmadığını belirlemek için ek araştırmalara ihtiyaç var.