Avrupa Birliği'nde konut fiyatları son on yılda yaklaşık yüzde 65 artarken, kira bedelleri de yüzde 22'ye yakın bir yükseliş gösterdi. Barınma sorunlarının derinleşmesi üzerine Brüksel, kısa süreli kiralamaların ciddi şekilde kısıtlanması da dahil olmak üzere çeşitli önlemleri masaya yatırdı.
Emlak uzmanı Krasimir Popov, Bulgaria on Air televizyonuna yaptığı açıklamada, bu fikrin henüz oylanmadığını belirterek, amacın bireysel ülkelerin ve gerekirse yerel yönetimlerin bu piyasayı düzenleme konusunda daha fazla yetki kazanması olduğunu ifade etti.
Bu düzenleme, Venedik ve Barselona gibi turistik şehirler için özellikle büyük önem taşıyor. Bu şehirlerde çok sayıda konut turistlere kısa süreli kiralandığı için, şehirde yaşayan ve çalışanların uzun süreli kiralık ev bulması oldukça zorlaşıyor.
Ancak kısıtlamaların otomatik olarak uygulanamayacağı öngörülüyor. İlgili bölgelerin, kısa süreli kiralamaların yerel konut piyasasını gerçekten olumsuz etkilediğini önceden kanıtlaması gerekecek.
Popov'a göre bu tür önlemler Bulgaristan üzerinde pek de büyük bir etki yaratmayacak. Sofya'daki konut stoğunun yaklaşık 800 bin olduğunu, bunlardan sadece 3 bin 100'ünün kısa süreli kiralamada kullanıldığını hatırlatan Popov, bu oranın toplamın yaklaşık yüzde 0,4'üne tekabül ettiğini vurguladı.
Emlak uzmanı, farklı kira türleri arasında da net bir ayrım yaptı. Kısa süreli kiralamalar bir gecelik olabileceği gibi bir hafta veya on günlük de olabilirken, orta vadeli sözleşmeler genellikle üç ila 12 aylık dönemleri kapsıyor.
Popov, kısa süreli kiralamaların bu kadar düşük bir paya sahip olması nedeniyle Bulgaristan piyasasının büyük ölçüde kendi kendini düzenlediğini düşünüyor. Durum, güçlü turistik akışın yerel halkın ve çalışanların yüksek konut talebiyle birleştiği bazı büyük Avrupa şehirlerinde tamamen farklı.
Avrupa'da tartışılan önlemler sadece kısa süreli kiralamalarla sınırlı değil. Yeni konut arzını teşvik etmesi beklenen inşaat ruhsatı alma süreçlerinin de kolaylaştırılması planlanıyor.
Bulgaristan özelinde değerlendirmede bulunan Popov, geçen yılki yoğun alımların ardından emlak piyasasında bir miktar sakinleşme yaşandığını belirtiyor. Alıcılar artık farklı teklifleri karşılaştırmak ve karar vermek için daha fazla zamana sahip.
Konut sıkıntısı devam etse de uzman, bunun o kadar da ciddi boyutta olmadığını ve yeni inşaatların talebin giderek daha büyük bir kısmını karşıladığını ifade ediyor. Bununla birlikte, alıcıların daha geniş konutlara yöneldiği bir eğilim de dikkat çekiyor.
Büyük şehirlerin merkez bölgelerine olan ilgi yüksekliğini koruyor, ancak buraları daha çok iş dünyası tercih ediyor. Konut alıcıları ise daha sakin bir ortam arayışıyla şehrin çevre semtlerine ve banliyölerine yöneliyor.
Bu eğilim Sofya çevresinde de net bir şekilde görülüyor ve müstakil evlere olan ilgi artıyor. Başkentten uzaklaştıkça fiyatların genellikle düşmesi, bu tür mülkleri alıcıların bir kısmı için daha erişilebilir hale getiriyor.