Bulgaristan'da haneleri yeni bir fiyat şoku bekliyor. Elektrik, kalorifer, sıcak su, sayaç okuma hizmetleri ve cihaz fiyatlarındaki artışlar peş peşe geldi. Sofya Isıtma Şirketi'nde (Toplofikatsiya Sofiya) hizmet bedellerinden biri yüzde 41'e varan oranda zamlanırken, birçok yerdeki artışlar resmi yıllık enflasyon oranı olan yüzde 5,4'ün oldukça üzerinde seyrediyor.
Finans uzmanı Maks Baklayan, ülkenin kendi kendini besleyen bir enflasyon sarmalına girdiği konusunda uyardı. Baklayan'a göre her yeni zam, bir önceki zamla gerekçelendiriliyor ancak aynı zamanda yeni bir fiyat artışına da zemin hazırlıyor.
Aile Bütçesine Yeni Darbe
Yaz ayları geleneksel olarak çeşitli fiyat ve ödemelerde yıllık güncellemeleri beraberinde getiriyor. Emekli maaşlarındaki artışın ardından sıra elektrik, kalorifer ve sıcak suyun yeni fiyatlarına geldi.
Maks Baklayan'a göre bu değişiklikler, derinleşen enflasyonist baskının ve halkın günlük harcamalarında giderek daha fazla hissedilen bir durumun yeni bir işareti.
Enerji ve Su Düzenleme Komisyonu (KEVR), Sofya, Filibe, Veliko Tırnovo, Varna, Burgaz, Plevne, Vratsa, Razgrad, Rusçuk, Sliven ve Pernik şehirlerinde kalorifer fiyatlarına yüzde 3,66 ile yüzde 5,5 arasında zam yapıldığını doğruladı.
Ancak darbe sadece ısı enerjisinin kendisinden gelmiyor. Tüketim okuma hizmetlerinde de önemli artışlar yaşanıyor.
Sayaç Okumada Yüzde 41'e Varan Artış
Sofya Isıtma Şirketi'nde sayaç okuma hizmetindeki artış yüzde 41'e ulaştı. Bireysel dağıtıcıların okunması için alınan ücret 1,66 avrodan 2,28 avroya yükselerek yüzde 37,2'lik bir artış gösterdi.
Aynı artış, sıcak su sayaçlarının okunması için de geçerli.
Isıtma muhasebesi şirketleri de tarifelerini yükseltiyor. Farklı firmalarda bu artış yüzde 7-10'dan, yüzde 20 civarına ve hatta yüzde 30'un üzerine kadar değişiyor.
Tüm bu tutarlara ayrıca KDV de ekleniyor. Birçok yerde yeni tarifeler, uzaktan okuma cihazlarının değiştirilmesi kampanyasıyla aynı döneme denk geliyor ve bu cihazlar da yaklaşık yüzde 20 oranında zamlanıyor.
Böylece haneler, aynı anda hem daha yüksek hizmet bedeli, hem daha pahalı sayaç okuma hem de yeni cihazlar için ek masrafla karşı karşıya kalıyor.
Resmi Enflasyon Faturaların Gerisinde Kalıyor
Fiyat artışları, sektördeki şirketler ile ombudsman arasında geleneksel bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Ombudsmanlık makamı, artışların büyük bir kısmının resmi yıllık enflasyon oranı olan yüzde 5,4'ü aştığına dikkat çekti.
Bu durum, Ulusal İstatistik Enstitüsü'nün (NSİ) verileri ile hanelerin hissettiği gerçek maliyet artışı arasındaki farklılık sorununu bir kez daha gündeme getirdi.
Temel hizmetler yüzde 20, 30 hatta yüzde 40'ın üzerinde zamlanırken, resmi ortalama oranın aile bütçesi üzerindeki baskıyı yansıtması zorlaşıyor.
Bu arada Ulusal Gelir İdaresi (NAP) ve diğer kurumlar denetimler başlattı. Ancak ister düzenlenmiş ister serbest piyasa fiyatları olsun, genel eğilim aynı kalıyor: yukarı yönlü.
Avro Bölgesi Uyarım Gerçekleşti
Maks Baklayan, yeni zam dalgasını Bulgaristan'ın avro bölgesine girişiyle de ilişkilendirdi. Finans uzmanı, "Ne yazık ki, avro bölgesine girişin ülkeyi yeni bir güçlenen enflasyon döngüsüne sokacağı yönündeki uyarım gerçekleşti," dedi.
Baklayan'a göre, bir önceki artışın bir sonraki artışı açıklamak için kullanıldığı bir süreç gözlemleniyor. "Her yeni fiyat artışının bir öncekiyle gerekçelendirildiğini görüyoruz. Bu, kendi kendini yeniden üreten klasik bir enflasyonist süreç durumudur," diye ekledi.
Böylece daha yüksek elektrik, su ve ısınma maliyetleri iş dünyasının faaliyetlerini pahalılaştırıyor. Şirketler bu artışın bir kısmını nihai fiyatlarına yansıtıyor ve bu da maaş, hizmet ve tarifelerde yeni düzenlemeler için bir gerekçeye dönüşüyor.
Paranın Değer Kaybı En Büyük Sorun
Baklayan'a göre enflasyon, sadece bireysel fiyat artışlarının bir toplamı olarak değil, para politikasının ve satın alma gücünün kaybının bir sonucu olarak görülmeli. "Enflasyonu para politikası ve paranın değer kaybı meselesi olarak ele almaya başlamadıkça, çevremizde olup biteni anlamamız zor olacak," dedi.
Baklayan, kurumsal denetimlerin bireysel ihlalleri tespit edebileceğini ancak tek başlarına genel enflasyonist süreci kıramayacaklarını belirtti.
Fiyat baskısını kontrol altına alacak etkili bir politika olmadığı sürece, gelir ve tasarrufların değer kaybına karşı korunması büyük ölçüde kişisel bir sorumluluk olarak kalıyor. Baklayan, devam eden fiyat artışları koşullarında aile bütçesinin akıllıca yönetilmesini ve harcamaların dikkatlice planlanmasını tavsiye ediyor.