Icerige atla
Ekonomi ⭐ 85/100

Boş Hazine İçin Savaş ve Büyük Açıkların Mirası

Boş Hazine İçin Savaş ve Büyük Açıkların Mirası

Bulgaristan'da siyasi tartışma yeni bir boyut kazandı. İktidar partisi devlet hazinesinin boş olduğunu açıklarken, muhalefet bu iddiaları kategorik olarak reddetti. Bu iki uç pozisyon arasında Bulgaristan'ın gerçek ekonomik gerçekliği yatıyor. Kuru istatistiklerin ardında milyarlarca leva açık ve yeni krediler gizleniyor ve bunlar sonuçta her Bulgar vatandaşının cebini doğrudan etkileyecek.

Eski Ekonomi Bakanı ve SINPI üyesi Daniela Vezieva, 'Denyat ON AIR' programında duruma profesyonel bir bakış sundu.

Yüksek Açıkların Mirası ve Program Eksikliği

Vezieva'ya göre gerçek şu ki, yeni hükümet son derece zor bir mali ve genel ekonomik durumu devraldı. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'daki (GSYİH) kaydedilen büyümeye rağmen, son yıllarda biriken açıkların Maastricht kriterlerini aştığını ve bunun mevcut gerilime yol açtığını vurguladı. Uzman, muhalefetin kendini savunmasının normal olduğunu ancak odağın değişmesi gerektiğini belirtti. Vezieva, Bulgaria ON AIR'da yaptığı çağrıda, 'Hepimiz bütçeye odaklandık, ancak unutmayalım ki bütçe programların bir fonksiyonudur. Nasıl ilerleyeceğimizi anlamak için bir yönetim programı masada görmenin tam zamanı' dedi.

Harcamalar Nasıl Kontrol Edilir

Eski ekonomi bakanı, ülkemizin hala olumsuz prosedürleri başarıyla kontrol edebilecek bir durumda olduğunu düşünüyor. Ancak bunun için devlet harcamalarını azaltmak için yeterince etkili önlemler sunulması gerekiyor.

Olayların bundan sonraki seyri, Avrupa Komisyonu'na hangi adımları önereceğimize bağlı. Vezieva, Bulgaristan'ın sıkı mali disipline geri dönme ve harcama aşımlarını durdurma niyetleri konusunda Avrupa Komisyonu'nu ikna etmek için zamanı olduğunu hatırlattı.

Yerli Üretim Olmadan Tüketim Tuzağı

Bütçenin gelir kısmı şu anda iyi görünse de uzman, kalitesiyle ilgili ciddi endişelerini dile getirdi. Hazinede gözlemlenen büyüme esas olarak vatandaşların artan tüketiminden kaynaklanıyor.

Ancak büyük yapısal sorun devam ediyor. Bu tüketimde yerli sanayi ve gerçek üretimin payı çok düşük. Bu da ekonomimizin ithal mallara bağımlı olduğu anlamına geliyor ve bu da ülkemiz için uzun vadeli istikrar ve katma değer yaratmıyor.

Paylaş: