Ağustos ayı, Bulgaristan'ın Karadeniz kıyılarına en çok turisti getiren dönem. Ancak dolu plajlarla birlikte denizdeki en tehlikeli olaylardan biri de baş gösteriyor: Cankurtaranların 'mertvak' (rip akıntısı) olarak adlandırdığı ölü dalga. Ağustosun ilk günlerinden itibaren risk hızla artıyor ve plajlardaki profesyoneller aynı uyarıyı yapmaya başlıyor: Deneyimli yüzücüler bile denizin tuzağına düşebilir.
Cankurtaranlara göre bu dönemde su altı akıntıları belirgin şekilde güçleniyor. Güney Karadeniz'de her gün tehlikeli su koridorlarına kapılan onlarca kişi kurtarılmak zorunda kalıyor. Ancak bu tür her kurtarma operasyonu, yalnızca turistlerin değil, cankurtaranların da hayatını riske atıyor.
Rip akıntısı nedir?
Mertvak'ın, insanları kıyıdan korkutan dev dalgalarla hiçbir ilgisi yok. Aksine, bazen deniz oldukça sakin görünebilir. Tehlike yüzeyin altında gizlidir. Belirli koşullar altında, kıyıya vuran dalgalarla biriken su, dar ve çok güçlü su 'koridorları' aracılığıyla açık denize geri dönmeye başlar. İşte bu rip akıntısıdır.
Bu akıntıya kapılan bir kişi içgüdüsel olarak kıyıya doğru yüzmeye başlar. Ancak bu şekilde akıntının gücüne karşı savaşır, hızla güç kaybeder ve paniğe kapılır. İşte tam da bu durum, rip akıntısını denizdeki ciddi kazaların en yaygın nedenlerinden biri haline getiriyor.
Tehlike nasıl anlaşılır?
Deneyimli cankurtaranlar, rip akıntısını genellikle kimse içine girmeden önce fark edebilir. Tehlikeli bölgedeki su genellikle daha açık veya neredeyse beyaz görünür, yüzeyde daha fazla kabarcık ve küçük dalgacıklar görülür ve kırılan dalgalar arasında denizin içine doğru hareket eden bir tür 'nehir' oluşur. Ancak turistlerin bunu fark etmesi zordur. Bu nedenle uzmanlar, insanları her zaman cankurtaranların talimatlarına ve uyarı bayrağının rengine uymaya çağırıyor.
Akıntıya karşı asla yüzmeyin
En büyük hata, kişinin rip akıntısını yenmeye çalışmasıdır. Cankurtaranlar, böyle bir su koridoruna kapılırsanız her şeyden önce sakin kalmanızı tavsiye ediyor. Doğrudan kıyıya yüzmek yerine, kıyıya paralel bir yönde yüzmelisiniz. Güçlü akıntıdan çıktıktan sonra rahatça karaya yönelebilirsiniz. Paniğe kapılmak, rip akıntısının en tehlikeli müttefikidir.
Kırmızı bayrak bir tavsiye değil, yasaktır
Her yaz cankurtaranlar aynı manzaraya tanık oluyor: Yasak olmasına rağmen insanlar kırmızı bayrak çekiliyken suya giriyor. Onlara göre en ağır kazalar tam da bu sırada meydana geliyor. Kişi alkol almışsa veya ağır bir yemekten hemen sonra suya giriyorsa risk daha da artıyor. Alkol, muhakeme ve tepki yeteneğini azaltıyor ve bunun dalgalı denizle birleşimi çoğu zaman trajik sonuçlanıyor.
Uzmanlar, boğulmanın çok hızlı gerçekleştiğini hatırlatıyor: Bazen sadece üç ila beş dakika içinde. Olay kıyıdan uzakta meydana gelirse, en iyi kurtarma müdahalesi bile her zaman yeterli olmayabiliyor.
En tehlikelisi cankurtaranı olmayan plajlar
Bulgaristan Karadeniz kıyısının büyük bir kısmı cankurtaran hizmeti olmadan kalıyor. En trajik vakalar da tam olarak buralarda yaşanıyor. Cankurtaranı olmayan plajlarda, rip akıntısının ortaya çıktığını bildirecek veya ilk kritik dakikalarda müdahale edecek kimse yok. Bu nedenle uzmanlar, tatilcilerin korunan plajları tercih etmelerini ve asla tek başlarına suya girmemelerini öneriyor.
İlyas Günü sonrası inanışı
Karadeniz kıyılarında nesilden nesile aktarılan bir inanış var: İlyas Günü'nden (İlin Den) sonra deniz 'döner' ve İsa'nın Başkalaşımı (Preobrajene) civarında, yani 6 Ağustos'ta en tehlikeli hale gelir. Bu bir halk inanışı olsa da, cankurtaranlar da Ağustos başında rip akıntılarında sıklıkla bir artış gözlemlendiğini kabul ediyor. Bu nedenle 6 Ağustos'ta özellikle dikkatli olunmasını ve kötü hava koşullarında suya hiç girilmemesini tavsiye ediyorlar.
Sakin deniz aldatıcı olabilir
Cankurtaranlara göre rip akıntısının en tehlikeli yanı, korkutucu görünmemesidir. Dev dalgalar, fırtına veya ani bir tehlike hissi yoktur. Ancak işte tam da o zaman deniz en sinsi halini alabilir. Bayrağın rengini basit bir şekilde kontrol etmek, cankurtaranların talimatlarına birkaç saniye dikkat etmek ve alkolden sonra suya girmemek, sıradan bir yaz olayı ile bir trajedi arasındaki farkı yaratabilir. Çünkü rip akıntısına karşı en güçlü yüzen değil, denizi hafife almayan kazanır.