Yaz sezonunun hareketlenmesiyle birlikte Live Saving Bulgaria (Yaşam Kurtarma Bulgaristan) organizasyonundan Vasil Zagorçev, deniz ve iç sularda yüzme güvenliği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Zagorçev, kazaların büyük kısmının yüzme bilen ancak gücünü abartan, denizin dalgasını, akıntısını, rüzgarı, yorgunluğu ya da sağlık sorunlarını göz ardı eden kişilerle yaşandığını söyledi.
Zagorçev'in aktardığına göre sıkça hafife alınan tehlikeler şöyle sıralanıyor:
Denizde çok açılmak – Kişi kıyıdan zor fark edilir, bu nedenle zamanında yardım ulaştırmak neredeyse imkansız hale gelir.
Alkol aldıktan sonra yüzmek – Alkolün etkisiyle riskler artar.
Uzun süre güneşlendikten sonra aniden suya girmek – Vücut ısısındaki ani değişim tehlikeli olabilir.
Rüzgarlı havada şişme bot veya simit kullanmak – Kişiler bu ekipmanlara fazla güvenir; eğer elden kaçırılırsa boğulma riski doğar.
Bilinmeyen sulara atlamak – Su yüzeyinin altında kaya veya başka cisimler varsa ciddi yaralanmalar yaşanabilir.
Yalnız yüzmek, özellikle cankurtaran bulunmayan plajlarda – Bir sorun olduğunda fark edecek kimse olmaz.
Çocukları sürekli gözetimsiz bırakmak – En kritik hatalardan biri.
Baraj, nehir ve göl gibi iç sularda ise ek riskler bulunuyor: Ani derinlik değişimleri, soğuk su katmanları, su altındaki cisimler, bitki örtüsü, çamurlu taban, girdaplar ve cankurtaran hizmetinin olmaması.
Zagorçev, denizin her gün, hatta birkaç saat içinde bile değişebildiğini hatırlatarak en güvenilir bilginin o plajdaki o günkü bayrak ve cankurtaran uyarısı olduğunu vurguladı.
Temmuz ve ağustos aylarında su daha sıcak olduğu için denize girerken sıcaklık şoku riski azalıyor. Ancak yoğun sezon nedeniyle kaybolan çocuk sayısı ve yüzenler, tekneler ile deniz motorları arasındaki çarpışma riski artıyor.
Yaz sonuna doğru sıkça sözü edilen 'ölü dalga' ya da dip akıntıları, riskli bölgeye giren yüzücüleri açığa doğru çekiyor. Zagorçev, tehlikeli akıntıların takvime göre ortaya çıkmadığını; dalga, rüzgar, kıyı şekli ve su altı yapısına bağlı olduğunu belirtti.
Bir akıntıya kapılan kişinin panik yaparak doğrudan kıyıya doğru yüzmemesi gerektiğini söyleyen Zagorçev, şu tavsiyelerde bulundu: Sakin kalın, su yüzeyinde kalmaya çalışın, yardım çağırın ve gücünüz varsa akıntıya dik yönde, kıyıya paralel olarak yüzerek akıntı bölgesinden çıkmaya çalışın.
Pratik kurallar ise şöyle:
Plaja sabah ya da öğleden sonra geç saatlerde gidin. Yeterli miktarda su tüketin. Güçlü güneş altında uzun süre kalmaktan kaçının. Suya yavaşça girin. Baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya halsizlik hissediyorsanız yüzmeyin. Doktorunuzun yazdığı ilaçları yanınızda taşıyın ve sağlık durumunuz hakkında yanınızdakilere bilgi verin.