Icerige atla
Ekonomi 📰 65/100

Vivacom İnsan Kaynakları Direktörü Malina Çavdarova: İnsanlar Stratejimizin Merkezinde

Vivacom İnsan Kaynakları Direktörü Malina Çavdarova: İnsanlar Stratejimizin Merkezinde
Malta, Avrupa'nın Hawaii'si! Hem eğlen hem İngilizce öğren. Katıl →

Sürdürülebilir işin sürdürülebilir ekiplerle inşa edildiğine inanıyoruz

— Bayan Çavdarova, bu yıl Vivacom yeni bir yönetim yapısı açıkladı. Bu yapıda insana verilen önem dikkat çekiyor. Bu kararın arkasında ne var?

— Çalıştığımız ortam sürekli değişiyor. Müşterilerin beklentileri giderek artıyor, teknolojiler inanılmaz bir hızla gelişiyor, insanların çalışma ve kariyer inşa etme biçimleri de değişiyor. Böyle bir ortamda bir organizasyonun hem kendisini güçlü kılan şeyleri koruyabilmesi hem de dönüşme cesaretine sahip olması gerekiyor.

Vivacom için değişim bir amaç değil. Sürdürülebilir kalmak ve geleceğe hazır olmak için bir araç. Yıllar içinde farklı gelişim aşamalarından geçtik ve her biri bize başarının yalnızca stratejilere ve teknolojilere değil, en çok da bunları hayata geçiren insanlara bağlı olduğunu öğretti.

Yeni organizasyon yapımızı müşterilerimize daha iyi hizmet vermek ve bir organizasyon olarak daha verimli olmak net hedefiyle oluşturduk. Bu, ekipler arasında daha iyi koordinasyon, daha net sorumluluklar ve daha hızlı karar alma anlamına geliyor.

Ancak bu değişimin çok güçlü bir insani boyutu da var. Kültür, sosyal sorumluluk ve şirket kimliğiyle ilgili faaliyetleri İnsan Kaynakları Yönetimi müdürlüğünde birleştirerek insanı kararlarımızın merkezine daha net bir şekilde yerleştiriyoruz.

Sürdürülebilir işin sürdürülebilir ekiplerle inşa edildiğine inanıyoruz. Bu, doğru insanları çekmek, onlara gelişme fırsatı vermek, zor zamanlarda destek olmak ve kalmak isteyecekleri bir ortam yaratmak demek.

— Ülke genelinde bu kadar büyük ve çeşitli bir ekip nasıl oluşturuluyor ve geliştiriliyor?

— İnsanların gelişimi için tek bir evrensel formül yok. Her çalışanın farklı bir deneyimi, farklı hedefleri ve farklı bir öğrenme ve gelişme biçimi var. Bu nedenle bizim için çeşitli fırsatlar yaratmak ve aynı zamanda çalışanlarımızı aktif olarak dinlemek önemli — nelerin iyi çalıştığını, neleri iyileştirebileceğimizi ve ne tür bir desteğe ihtiyaç duyduklarını anlamak.

Periyodik olarak çalışan bağlılığı anketi yapıyoruz çünkü çalışma ortamını iyileştirmek için en değerli fikirlerin bizzat çalışanlardan geldiğine inanıyoruz. Girişimlerimizin bir kısmı, aldığımız geri bildirimlere doğrudan yanıt niteliğinde — eğitim ve destek programlarının geliştirilmesinden günlük çalışan deneyimindeki iyileştirmelere kadar.

Eğitim, en önemli uzun vadeli yatırımlarımızdan biri. Sadece bir yıl içinde her çalışanımız en az iki eğitime katıldı — teknik ve uzmanlık konularından liderlik, iletişim ve kişisel beceri gelişimine kadar.

Vivacom Summer School gibi programlar geliştiriyoruz çünkü bilginin ekipler arasında sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlar iş arkadaşlarının çalışmalarını anladıklarında ve büyük resmi gördüklerinde organizasyon daha güçlü ve daha esnek hale geliyor. Programın sloganı kendini anlatıyor: "Öğren. Paylaş. Geliş."

Liderlere özel önem veriyoruz. Günümüzde yönetim, birkaç yıl öncesine göre çok farklı. Yöneticiler sadece sonuç elde etmek zorunda değil — aynı zamanda insanları değişim boyunca yönlendirebilmeli, güven oluşturmalı ve ekiplerindeki yetenekleri geliştirmeliler.

Organizasyon çerçeveyi oluşturur, farkı yaratan yöneticidir

Bu nedenle tüm yönetim seviyelerini kapsayan ve her rolün deneyimi ve özelliklerine göre uyarlanmış kapsamlı bir liderlik gelişim konsepti oluşturduk. Amaç sadece yeni bilgiler vermek değil, gerçek durumlar için pratik araçlar sağlamak — nasıl geri bildirim verilir, ekibinizdeki insanların gerçek motivasyonlarını ve ihtiyaçlarını nasıl anlarsınız, zor bir anda bir kişiyi nasıl desteklersiniz, değişimi nasıl yönetirsiniz.

— Stres ve tükenmişlik konusu giderek daha güncel hale geliyor. Çalışanlarınızı bu konuda nasıl destekliyorsunuz?

— Her şeyden önce, iş yükü ve belirsizliğin modern dünyanın gerçekliğinin bir parçası olduğunu kabul etmek önemli. Gerilimin tüm kaynaklarını tamamen ortadan kaldırabilecek hiçbir organizasyon yok, ancak insanların daha iyi başa çıkmasına yardımcı olmak için yapabileceğimiz çok şey var.

Bizim için çalışanlarımızı sadece profesyoneller olarak değil, kendi yaşam koşulları, endişeleri ve ihtiyaçları olan insanlar olarak tanımak önemli.

Dijitalleşme ve otomasyon, bazı çalışanlarda tartışmalara ve belirsizliğe yol açan konulara örnek. Bizim yaklaşımımız değişimden korkmak değil, ona hazırlanmak. İnsanlara yeni teknolojileri bir gelişim aracı olarak kullanma konusunda güven verecek eğitimlere yatırım yapıyoruz.

Aynı zamanda hayatta insanın ek desteğe ihtiyaç duyduğu anlar olduğunu biliyoruz. Çalışanlar ve aileleri için ek sağlık sigortası, psikolojik danışmanlık, bağış programları gibi yan haklar bu yöndeki çalışmalarımızın kanıtı. Bu yıl, ebeveyn izninden dönen çalışanlar için "Yeniden Birlikte" programını oluşturduk. Bazen küçük jestler ve biriyle konuşma fırsatı, geçişi çok daha kolay hale getirebiliyor.

Ayrıca günlük ortam üzerinde de çalışıyoruz — ofisler, çalışma koşulları, sağlık ve denge girişimleri. Çünkü iyi bir çalışan ortamı tek bir program veya tek bir girişimle yaratılmaz. Süreklilik ve detaylara dikkatle kademeli olarak inşa edilir.

— Farklı şehirlerdeki binlerce çalışan arasında aidiyet duygusunu nasıl yaratıyorsunuz?

— Kapsayıcılık sadece büyük etkinliklerle olmaz. Günlük etkileşimlerle inşa edilir — insanların iletişim kurma, birbirine yardım etme ve ortak bir şeyin parçası olduklarını anlama biçimleriyle.

Yıllar içinde eğitimler, iş toplantıları, girişimler ve gönüllülük faaliyetleri gibi ekipleri birbirine bağlayan çeşitli formatlar oluşturduk. Örneklerden biri, ekip gelişimini ESG önceliklerimizle birleştirdiğimiz "Sürdürülebilir Gelecek İçin Ekip Olma" etkinliği. Çalışanların sürdürülebilirliğin şirket için ne anlama geldiğini duymaları değil, günlük eylemlerinin buna nasıl katkıda bulunduğunu anlamaları bizim için önemliydi ve bunu şirketin üst yöneticilerinden öğrendiler.

Vivacom Run Fest'i başlattık çünkü günlük iş dışındaki ortak deneyimlerin de insanlar arasında bağlar kurduğuna inanıyoruz.

"Yıldönümleri" girişimi de başka bir örnek — bu, yıllar boyunca Vivacom'un bir parçası olmayı seçen çalışanlara teşekkür etme yöntemimiz. Onların bağlılığı, bir kişi ile bir organizasyon arasında uzun vadeli bir ilişkinin nasıl inşa edildiğine dair değerli bir örnek.

— Vivacom'un gençleri geleceğe hazırlamadaki rolü nedir?

— İşgücü piyasası değişiyor ve günümüz gençlerinin sadece mesleki bilgiye değil, aynı zamanda uyum sağlamalarına yardımcı olacak becerilere de ihtiyacı var: eleştirel düşünme, iletişim, dayanıklılık, ekip çalışması ve yaşam boyu öğrenme yeteneği. Gençlik girişimlerimizin her biri, pratik bilgi ve sürdürülebilir kişisel beceriler geliştirme düşüncesiyle tasarlandı: 20 yıl önce benim de katıldığım ikonik Yaz Staj Programı, Staj Programı, Vivacom Teknik Akademisi. Bu yıl Job Lab'i de bu fikirle başlattık — gençlerin profesyonel dünyaya ilk adımlarını daha güvenli atmalarına yardımcı olmak. Pilot uygulamaya 5 meslek ve anadolu lisesinden 11. ve 12. sınıftaki 120 öğrenci katıldı; bunlar arasında ebeveyn bakımından yoksun gençler de vardı. İş başvurusu, mülakatlar, problem çözme, ekip çalışması ve dijital araçları kullanma gibi gerçek durumlar üzerinde çalıştılar.

Bizim için bu, bir eğitim girişiminden daha fazlası. Bu, sektörün geleceğine ve bir gün bu sektörün bir parçası olacak insanlara yapılan bir yatırım.

Büyük bir şirketin rolünün sadece iş sonuçları yaratmak değil, aynı zamanda çevresindeki ortamın gelişimine katkıda bulunmak olduğuna inanıyoruz — bilgi, fırsatlar ve insanlara gerçek destek yoluyla.

Gece Eğlen, Gündüz Öğren
Paylaş: