Vatandaşlar en çok elektrik, ısınma ve su faturalarıyla ilgili sorunlar nedeniyle Kamu Başdenetçisine başvuruyor. Ayrıca hak ihlallerine ilişkin şikayetlerde de artış gözlemleniyor. Kamu Başdenetçisi Velislava Delçeva, bu durumu İnsan Hakları, Din İşleri ve Vatandaş Şikayetleri Parlamento Komisyonu'nda yaptığı konuşmada dile getirdi. Komisyon, Kamu Başdenetçisinin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin yıllık raporu kabul etti.
Delçeva, raporu sunarken 2025 yılı sonu itibarıyla yıl genelinde toplam 10 bin 256 şikayet aldıklarını belirtti.
Yılın başında ülkede bir Kamu Başdenetçisi bulunmadığı için vatandaş şikayetlerinde düşüş yaşandığını, ancak başdenetçi ve başdenetçi yardımcısının seçilmesinden sonra durumun değiştiğini kaydetti.
Bu yıl 1 Eylül itibarıyla şikayet sayısının 11 bin 500'ü aştığını ifade eden Delçeva, "Bu tempoyla devam edersek yıl sonuna kadar kesinlikle 15 bin şikayet alacağımızı öngörüyorum" dedi.
Başdenetçi, vatandaşların kuruma dilekçe yoluyla başvuru sayısında da belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekti.
Delçeva, bu yıl bugüne kadar vatandaşların 63 bin 440'ının dilekçe yoluyla Kamu Başdenetçisine başvurduğunu, geçen yıl bu sayının 29 binin biraz üzerinde olduğunu sözlerine ekledi.
Vatandaşların en çok elektrik, ısınma ve su hizmet sağlayıcılarıyla ilgili sorunlar nedeniyle kuruma başvurduğunu belirten Delçeva, bu tür şikayetlerin toplam içindeki payının yüzde 26 olduğunu açıkladı.
İkinci sırada ise Ulusal Önleyici Mekanizmanın faaliyetlerini etkileyen şikayetlerdeki artış yer alıyor. Delçeva, bu mekanizmanın psikiyatri hastaneleri, cezaevleri, gözaltı merkezleri, göçmen kampları ve huzurevleri gibi yerlerdeki hak ihlallerini denetleyen bir genel müdürlük olduğunu hatırlattı.
"2025 yılında Kamu Başdenetçiliği, Birleşmiş Milletler Komitesi tarafından 'A Statüsü'nü başarıyla onaylattı. Bu, Bulgaristan vatandaşlarının yüksek uluslararası standartlarda Bulgaristan Kamu Başdenetçisi tarafından etkin bir şekilde savunulabileceği anlamına geliyor" diyen Velislava Delçeva, bu statünün beş yıl geçerli olduğunu ve ardından yeniden akreditasyona tabi tutulacağını açıkladı.
Sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğini güçlendirmek amacıyla tematik sivil danışma kurulları oluşturulduğunu belirten Başdenetçi, geçen yıl çocuk adaletiyle ilgili sivil danışma kurulları kurulduğunu hatırlattı. Delçeva, "Ne yazık ki bu konu bugün son derece güncel, ancak aslında uzun yıllardır var olan bir mesele" dedi.
Tüm toplumu aynı yönde hareket etmeye çağıran Delçeva, "Maalesef 20-30 yıl sonra ülkeyi yönetecek olan genç bir nesli kaybettiğimizi görüyoruz" uyarısında bulundu. Delçeva ayrıca aile içi şiddet konusuna da değinerek, kurumsal düzeyde iş birliğinin şart olduğunu vurguladı. Bu alandaki temel sorunlardan birinin, sorumlu kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği olduğuna işaret etti.
Adalet Bakanı ile birlikte Çocuk Adaleti Yasası'nı değiştirmek, daha doğrusu toplumun beklentilerine cevap verecek yeni bir Çocuk Adaleti Yasası oluşturmak için çalışmalara başladıklarını kaydetti.
Delçeva, sivil toplum kuruluşları sektörüyle de aktif olarak çalıştıklarını ve doktorların aile içi şiddet ihbarları için bir "giriş noktası" olarak tanınması konusunda çaba sarf ettiklerini açıkladı.
Başdenetçi, geçici koruma statüsündeki kişilerle ilgili ciddi sorunlar yaşandığına da dikkat çekti. Geçici koruma belgesinin kimlik belgesi yerine geçmediğini hatırlatan Delçeva, bu durumun araç satın alma, banka hesabı açma gibi birçok hizmete erişimi engellediğini belirtti.
BTA'nın haberine göre Delçeva, "Psikiyatri hastanelerinde yaptığımız denetimlerde, yeterince net bir kontrol olmaksızın izolasyon ve fiziksel kısıtlama uygulanması, hak ihlalleri durumunda zorlu savunma süreçleri, kaliteli rehabilitasyon eksikliği ve engelli yakınlarına kendi bakmak isteyen ailelere yetersiz destek sağlanması gibi sistemsel sorunlar tespit ettik" dedi.
Yasaların, izolasyon ve hareketsiz bırakma uygulamalarının ne zaman, nasıl ve ne kadar süreyle uygulanabileceğini net bir şekilde belirlemesi gerektiğini vurgulayan Delçeva, hak ihlalleri durumunda gerçek bir tazminat imkanı sunulması gerektiğini sözlerine ekledi. Hukuki yardıma erişimin de çok düşük olduğuna dikkat çeken Başdenetçi, kısıtlılık kurallarının acilen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.