Isınmaya yönelik hedefli yardım, bütçe açığını yönetmek için bir araç değil, sosyal bir haktır (Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığı). Bu ifadeler, Ombudsman Velislava Delçeva'nın görüşünde yer aldı.
Görüş, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na gönderildi ve 16 Haziran'da Kamu İstişare Portalı'nda yayınlanan 2008 tarihli Isınma Yardımı Sağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (No. RD-07-5) değişiklik taslağını ele alıyor.
Sosyal Bakanlığın teklifi, ısınma yardımı yönetmeliğinde bir değişiklik öngörüyor. Buna göre, hassas hanelere yapılacak ödemeler artık sezon başında toplu olarak yapılmayacak, iki parçaya bölünecek.
Önerilen mekanizmaya göre, toplam yardım miktarı değişmiyor ancak ödeme takvimi tamamen değişiyor. Kasım ve Aralık ayları için ödemeler, yardımın tahsis edildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar yapılacak; Ocak'tan Mart'a kadar olan dönem için ise ödeme ilgili yılın 31 Ocak'ına kadar gerçekleştirilecek. Karşılaştırmak gerekirse, geçtiğimiz ısınma sezonunda beş ay için toplam tutar 606,70 leva idi.
Bakanlık, mevcut tek seferlik ödeme uygulamasının devlet bütçesini bir ay içinde ciddi şekilde zorladığını belirtiyor. Bakanlığın temel gerekçeleri arasında kamu kaynaklarının daha iyi yönetilmesi ve zamansal uyumun sağlanması yer alıyor; zira analizler, en ciddi ısınma harcamalarının Aralık-Şubat arasındaki kış zirvesinde gerçekleştiğini gösteriyor.
Delçeva görüşünde, ısınma yardımının mevcut uygulamadaki gibi tek seferde değil de iki ayrı taksit halinde ödenmesi önerisine ciddi çekincelerini dile getiriyor ve kararın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Amaç, vatandaşların hak ettikleri ısınma yardımını alma şeklini kendilerinin seçebilmelerini sağlamak.
Ombudsman'a göre, bu desteğin sağlanma şeklindeki herhangi bir değişiklik, öncelikle buna güvenen insanların ihtiyaçlarına göre yapılmalı, sadece bütçesel düşüncelere göre değil.
Velislava Delçeva, hak sahibi hanelerin önemli bir kısmının odun, kömür, pelet ve diğer katı yakıtlarla ısındığını ve bu yakıtların genellikle önceden ve daha büyük miktarlarda, ısınma sezonunun başında satın alındığını vurguluyor. Yardımın ikiye bölünmesi, insanların gerekli yakıtı zamanında temin etmesini zorlaştırabilir veya onları kredi ve ek kaynak aramaya zorlayabilir.
Görüşte ayrıca, birçok yerleşim yerinde tedarikçilerin teslimat anında ödeme talep ettiği ve daha sonra daha küçük miktarlarda satın almanın genellikle daha yüksek maliyetlerle ilişkili olduğu belirtiliyor. Bu durum, sosyal desteğin gerçek etkisini azaltacak ve en savunmasız haneleri daha dezavantajlı bir konuma getirecektir.
Ombudsman, böyle bir değişikliğin zamanında yakıt satın alamamaya, kış aylarında ısınmanın kısıtlanması riskine, borçlanmaya ve yaşlılar, engelliler, yalnız yaşayan kişiler ve çocuklu ailelerin sağlık durumlarının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Ombudsman, "Sosyal yardım, insan onuruna saygıya ve vatandaşlara duyulan güvene dayanmalıdır, devletin onlar adına karar vermesi gerektiği varsayımına değil" diye yazıyor.
Bir çözüm olarak Velislava Delçeva, yardımın iki taksit halinde ödenmesi imkanının getirilmesi halinde, bunun yalnızca hak sahibi kişi veya ailenin talebi üzerine yapılmasını ve tek seferlik veya taksitli ödeme arasındaki seçimin başvuru anında beyan edilmesini öneriyor.