Bunun olmaması mümkün değildi. O çocuğu kelepçelerle mahkemeden çıkarırken görüntüleri izledim ve beklenen öfke yerine çok daha korkunç bir şey hissettim – tüm toplumumuzdan yayılan entelektüel çürümenin kokuşmuş kokusu. Pek çok kişinin 'beyin engelli' olarak adlandırdığı bu kişinin yüzüyle duvarımı kirletmek istemedim ama mecbur kaldım. Çünkü sorun o değil; o sadece bir semptom. O, içine dönüştüğümüz boş bir mağaranın yankısı.
Üzüldüm. Gerçekten üzüldüm. Ama onun için değil; o, biyolojik içgüdünün düşüncenin yerini aldığı mutlu bir bilinçsizlik hali içinde. Ona bakıyorsun ve bileklerindeki metalin ağırlığını anlamayan bir varlık görüyorsun. Stoyan Kolev'e bir babun gibi davrandığı için kızmak, çakalın kuzuyu yemesine ya da atın seni tekmelemesine kızmak gibi. Hayvanın ahlakı yoktur, onun refleksleri vardır. Eylemlerini açıklayamaz çünkü onun dünyasında 'eylem' ve 'sonuç' asla kesişmeyen iki paralel çizgidir.
Ancak o kendi doğasının kurbanıyken, biz kendi seçimimizin kurbanıyız. İşte asıl kınama burada geliyor. Onun her bir takipçisi, her bir 'beğeni', onun bir sonraki 'gangster' ihtişamı patlamasının her paylaşımı, yavaş ve metodik bir cinayete – geleceğin öldürülmesine – ortaklıktır. Onu takip eden sizler, sadece seyirci değilsiniz. Siz, Bulgar ruhunun morguna yatırım yapanlarsınız. Siz, çocuklarımızı mafya karikatürlerine, kamera önünde beyaz toz çekmeyi ve plastik silah sallamayı sosyal evrimin zirvesi sanan boş kafalı yaratıklara dönüştürenlersiniz.
Tarih, Roma'yı sadece lejyonlarıyla değil, gladyatörleriyle de hatırlar. Ancak Romalılar arenanın kanı ve aptallığıyla, felsefe ve hukuktan daha fazla eğlenmeye başladıklarında imparatorluk çöktü. Biz de aynı aşamadayız. Batı'da bugün 'idiyokrasi'yi tüm ihtişamıyla görüyoruz – şöhretin onurdan daha önemli olduğu boş kabuklar kültürü. Stoyan Kolev, bu küresel entropiye bizim katkımız. O, bir deliye kürsü verirseniz onun bir takipçi ordusu toplayacağını kanıtlayan sosyal deneylerin Bulgar versiyonu.
Şimdi Kiro Breyka nerede? Büyük ahlakçı, ulusun 'babası', yoksa jeopolitikadan salatalık fiyatlarına kadar her şey hakkında fikri olan? Neden arkadaşı hakkında sessiz? Belki de ayna çok yakın olduğu ve içindeki yansıma ürkütücü derecede tanıdık görünmeye başladığı için. Onun sessizliği her videodan daha anlamlı. Bu bir iflas beyanı.
Sorun kokainde değil, ne de airsoft tüfeğinde. Sorun metaforda. Biz 'airsoft' değerler dünyasında yaşıyoruz – gerçek gibi görünüyorlar ama plastik ve içi boş. Stoyan Kolev, yapay zekanın bir metaforu, ancak en ilkel, biyolojik anlamıyla – TikTok algoritmaları ve kalabalığın gösteriş açlığı tarafından yapay olarak canlı tutulan bir zeka.
Ona tükürmeyin. Ondan nefret etmeyin. O, sadece kendi umursamazlığımızı yansıtan bir ayna. Çocuğunun bu tür 'fenomenlere' hayran olmasına izin veren her ebeveyn, insanın maymuna dönüştürülmesine ortaktır. Gücün saldırganlıkta, başarının ise çevrimiçi ortamda canlı yayında tutuklanmak olduğunu düşünen gençlerden oluşan bir ordu yaratıyoruz.
Geçmişte, birisi meydanda böyle davrandığında onu köyün aptalı olarak görürler ve üzüntüyle geçip giderlerdi. Bugün onu yıldız yapıyoruz. Ona mikrofon veriyoruz, ekran veriyoruz, 'etki' veriyoruz. Sonra da çocuklarımızın neden kitap okumadığını, 'gangster nakliyeci' olmak istediklerini merak ediyoruz.
Bu sadece bir tutuklama haberi değil. Bu, Bulgar eğitim ve kültürünün ölüm ilanı. Stoyan Kolev'in kelepçelerine bakın ve anlayın – bunlar sadece onun ellerinde değil. Aptallık tarafından zincirlenmesine izin verdiğimiz zihinlerimizde. Ve bu hayvanı ilgimizle beslemeyi bırakana kadar bizi ısırmaya devam edecek. Çünkü o başka bir şey bilmiyor. Peki ya biz? Bizim bilmemiz gerekirdi. Ama insan olmanın ne demek olduğunu unutmuş gibiyiz.
(Facebook'tan)