Sıcak yaz aylarında su tüketimimiz doğal olarak artıyor. Ancak çoğumuz ne tür su içtiğimizin veya suyu ne zaman tükettiğimizin diş sağlığımız açısından önemli olabileceğini pek düşünmüyoruz. Oysa uzmanlara göre suyun mineral içeriği, pH değeri ve belirli yiyeceklerden sonra tüketilme zamanı, dişlerin doğal koruma mekanizmalarını destekleyebiliyor.
Diş hekimi Dr. İrina Mihaylova, 'EO Dent' kliniklerinde çocuk diş sağlığı uzmanı olarak görev yapıyor. Diş hekimliği eğitimine Fransa'da başlayan Mihaylova, 2005 yılında Sofya Tıp Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun oldu. 2022'de Varna'daki 'Prof. Dr. Paraskev Stoyanov' Tıp Üniversitesi'nde 'Çocuk Diş Hekimliği' uzmanlığını tamamladı. Bulgaristan, Belçika, Avusturya, Sırbistan gibi ülkelerde çok sayıda teorik ve pratik kursa katılan deneyimli diş hekimi, ulusal ve uluslararası bilimsel forumlarda yer alıyor ve özellikle çocuklarla çalışma konusunda uzmanlaşmış durumda.
Maden suyunun bileşimi diş sağlığını etkiler mi?
Dr. Mihaylova, suyun bileşiminin önemli olduğunu belirterek şunları söylüyor: 'Kalsiyum ve flor gibi mineraller mine tabakasının remineralizasyonuna yardımcı olur ve çürüğe karşı direncini artırır. Elbette sadece belirli bir suyu içmek kusursuz bir gülümsemeyi garanti etmez, ancak iyi hijyen, dengeli beslenme ve düzenli kontrollerle birlikte genel koruyucu bakımın bir parçası olabilir.'
Maden suyunun ağız sağlığında rolü nedir?
Maden suyunun ağız bakımında rolü olduğunu vurgulayan Mihaylova, su içmenin tükürük salgısını uyardığını, tükürüğün de ağız boşluğu için doğal bir koruma mekanizması olduğunu söylüyor. Tükürük asitleri nötralize eder ve minenin onarılmasına yardımcı olur. Nötr veya hafif alkali pH'lı maden suyunun ağız ortamındaki dengenin korunmasına katkıda bulunabileceğini belirten uzman, gazsız ve gazlı su arasında ayrım yapılması gerektiğini ifade ediyor. Günlük kullanım için düşük mineralli gazsız suları (örneğin DEVIN Mineral) önerirken, gazlı içeceklerin sık tüketiminin mine erozyonuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Alkali su dişleri asitlere karşı koruyabilir mi?
Alkali suyun, kahve, şarap, turunçgiller veya tatlı içeceklerin tüketiminden sonra asitleri nötralize etmeye geçici olarak yardımcı olabileceğini söyleyen Mihaylova, 'Bu, minenin demineralizasyona maruz kaldığı süreyi azaltır. Ancak alkali su iyi bir ağız hijyeninin yerini tutmaz. Asitli bir gıda tükettikten sonra önce ağzı suyla çalkalamanızı ve diş fırçalamadan önce yaklaşık 30 dakika beklemenizi öneririm. Bu şekilde demineralize olmuş mineye mekanik zarar vermekten kaçınmış olursunuz' diyor.
Çinko, bor, lityum gibi eser elementler ağız sağlığını nasıl etkiler?
Dr. Mihaylova'ya göre çinkonun antimikrobiyal etkisi vardır ve diş plağı ile ağız kokusunun kontrolüne yardımcı olur. Bu nedenle sıklıkla diş macunu ve ağız gargaralarının içeriğinde bulunur. Bor, mineral metabolizmasına katılır ve dolaylı olarak kemik ile diş sağlığına katkıda bulunabilir. Lityum ise maden sularında bulunan miktarlarda ağız sağlığı üzerinde belirgin bir etkiye sahip değildir.
Düşük mineralli su dişlere nasıl etki eder? Günlük kullanıma uygun mudur?
Düşük mineralli suların günlük kullanım için tamamen uygun olduğunu söyleyen Mihaylova, 'Bu sular yumuşaktır ve vücuda yük oluşturmaz. Dişler açısından bakıldığında, mineyi güçlendirmeye yardımcı olacak önemli miktarda mineral sağlamazlar. Bu nedenle hastalarıma her zaman vurguluyorum: Sağlıklı bir gülümsemenin temeli, florürlü diş macunu ile doğru fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli kontrollerdir. Suyun türü faydalı bir yardımcı faktör olabilir' ifadelerini kullandı.