Sırbistan Devlet İdaresi ve Yerel Yönetim Bakanı Snežana Pavlović, Kosova'da 'etnik temizlik' yapılması gerektiği yönündeki sözlerinin bağlamından koparıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, hükümet ve Başbakan Đuro Macut'tan özür diledi. Sırp medyasının aktardığına göre Pavlović, bu açıklamayı bir televizyon programında yaptı.
Pavlović, Informer televizyonuna verdiği röportajda, katıldığı başka bir televizyon programından yalnızca birkaç saniyelik bölümün alındığını ve bunun daha sonra kendisine karşı siyasi bir argüman olarak kullanıldığını söyledi.
Bakan, 'Bu benim hikâyem, siyasi bir açıklama değil. Bunun cumhurbaşkanının ya da hükümetin politikası olmadığını anlatmak zorunda kalmak can sıkıcı' dedi. Pavlović, kamuoyunda oluşan tepkinin ardından kendisine destek veren herkese teşekkür ederken, en çok üyesi olduğu Sırbistan Sosyalist Partisi'nin desteğine değer verdiğini vurguladı.
Skandal, Pavlović'in 11 Temmuz'da Kurir televizyonuna katıldığı programda patlak verdi. Pavlović o programda, dönemin Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Slobodan Milošević'in yerinde olsaydı 1998 yılında Kosova'da 'etnik temizlik' yapacağını söylemişti. Aynı röportajda, fiziksel bir nüfus temizliğinden bahsetmediğini, kendini Yugoslavya'nın tam vatandaşı olarak hissetmeyen kişilerin 'anavatanlarına geri gönderilmesinden' söz ettiğini belirtti.
Informer programında konuşan bakan, parti arkadaşı Branko Ružić'in tepkisinden özellikle hayal kırıklığına uğradığını ifade etti. Ružić, Pavlović'in 1990'lı yıllarda parti üyesi olmadığı için SPS'nin o dönemki politikaları hakkında konuşmaya hakkı olmadığını söylemişti.
Pavlović, muhalefetten gelen eleştirilere şaşırmadığını belirtirken, kendisine yönelik olumsuz tepkileri aktif olarak destekleyen medyayı da eleştirdi.
Bakan, Kosova makamlarının kendisini istenmeyen kişi ilan etmesini ve süresiz olarak Kosova'ya girişini yasaklamasını 'paradoksal' olarak nitelendirdi. Pavlović, bu kararın 'geçici Kosova kurumları' tarafından alındığını söyledi.
Pavlović'in sözleri, 1998-1999 Kosova çatışmasının tarihsel bağlamı nedeniyle ciddi bir kamuoyu ve siyasi yankı uyandırdı. O dönemde Yugoslav ve Sırp güçlerinin Arnavut sivillere yönelik eylemleri kitlesel yerinden edilmelere ve bir mülteci krizine yol açmış, Milošević rejiminin birçok temsilcisi daha sonra Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insanlığa karşı suçlardan hüküm giymişti.