Icerige atla
Politika ⭐ 80/100

Sınırda Ölümler: Fas'tan Son Gelişmeler

Sınırda Ölümler: Fas'tan Son Gelişmeler
Deniz, Kum, Güneş... ve İngilizce

Fas'ın İçişleri Bakanlığı, Seuta'ya geçmek isteyen göçmenlerden 11 kişinin öldüğünü, İspanya ise 72'den fazla ölüm olduğunu bildirdi. İspanya, yaklaşık 69 bin 500 göçmenin Fas'a geri gönderildiğini duyururken, Seuta'da 3-5 bin göçmenin kaldığı ve kabul merkezlerinin aşırı kalabalık olduğu belirtildi. Kriz, AB liderleri arasında diplomatik gerilime yol açarken, İspanyol medyası göçmenler arasında Faslı ajanların da bulunduğunu iddia etti.

Fas'ın İçişleri Bakanlığı, Seuta'ya geçmek isteyen göçmenlerin ölüm sayılarını açıkladı. Buna göre, 11 kişi öldü, 72'nin üzerinde ölüm olduğu bildirildi. Fas ve İspanya, olayların araştırılması için birlikte çalışıyor.

Ölenlerin 10'u denizde boğuldu, 1'i ise Fas'ın Fnidek şehri ile Seuta arasındaki kayalık bölgede öldü. Fas İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Raşid El Halifi, bu bilgileri Fransız ajansı France-Presse'e verdi ve Fas'ın İspanya ile birlikte çalıştığını belirtti.

Fas İçişleri Bakanlığı, bu göçmen krizinin sosyal medyanın yanlış kullanımından, yanlış bilginin yayılmasından ve yasal düzenlemelerin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını belirtti. El Halifi, Fas'ın ortaklarına karşı güvenilir ve sorumlu bir ortak olmaya devam edeceğini vurguladı.

İspanya Yüksek Mahkemesi, deniz yoluyla gelen göçmenlerin derhal sınır dışı edilmemesi gerektiğine karar vermişti. Fas yetkilileri, Seuta'ya geçmek isteyen 40.000'den fazla kişinin sınır dışı edildiğini ve 1135 kişinin ise başka bir İspanyol bölgesi olan Melilla'ya geçmek istediğini açıkladı.

İspanya'ya göre, son günlerde Seuta'ya 60.000'den fazla kişinin geçmek istediği, ancak çoğunun Fas'a geri gönderildiği bildirildi. Yeni bilgilere göre İspanya, yaklaşık 69 bin 500 göçmenin Fas'a geri gönderildiğini duyurdu. Fas İnsan Hakları Derneği, ölenlerin sayısının 130 civarında olduğunu ve birçok kişinin kaybolduğunu belirtirken, bir başka insan hakları örgütü ise ölenlerin sayısının 100 civarında olabileceğini öne sürdü.

Fas İçişleri Bakanlığı, bu olayların araştırılması için soruşturma başlattığını açıkladı. Bu krizin patlak vermesi, Fas'ın 1999'da Kral VI. Muhammed'in tahta çıkışı nedeniyle kutladığı Taht Günü'ne denk geldi.

Seuta Belediye Başkanı Juan Jesus Vivas, İspanyol televizyonuna yaptığı açıklamada, kentte 3 bin ila 5 bin arasında göçmenin kaldığını ve iki göçmen kabul merkezinin (biri yetişkinler, diğeri reşit olmayanlar için) aşırı kalabalık olduğunu söyledi. Vivas ayrıca, durumun organize bir göç krizi olmadığını, Fas makamlarının teşviki veya izniyle gerçekleştiğini belirterek, 'Fas bize güvenilir bir ortak olmadığını gösterdi' dedi. Yerel yetkili Alberto Gaitan ise, sınır dışı edilmeye karşı özel yasal korumadan yararlanan 862 reşit olmayan göçmene bakıldığını belirtti.

Eşi benzeri görülmemiş bu akın, Avrupa Birliği liderleri arasında diplomatik gerilime yol açtı. 22 lider, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i ve göçmen politikasını hedef alan ortak bir mektup yayınladı. İtalya, iki ülke arasında kara sınırı olmamasına rağmen İspanya'dan gelen yolculara sınır kontrolü uygulayacağını duyurdu. Sanchez ise Avrupalı meslektaşlarına kızarak onları bencil olmakla suçladı. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İspanya'nın diğer AB ülkelerini göçmen kriziyle mücadelede desteklediğini, şimdi de karşılıklı destek beklediklerini söyledi ve Giorgia Meloni hükümetini dezenformasyon yaymakla suçladı. Albares, Fas'ın krizi çözmede başından beri işbirliği yaptığını övdü.

İspanyol medyasında Pazar günü çıkan haberlere göre, yasa dışı yollardan gelen göçmenler arasında Fas istihbarat servislerine ait ajanlar da vardı. Kaynaklara göre bu ajanlar, İspanyol yetkililerin tepkisini ölçmek için akıntıya sızmıştı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, krizi bir saldırı olarak nitelendirirken, sorumluluğu insan kaçakçılarına yükledi ve Fas'ı suçlamaktan kaçındı. Muhalefet lideri Alberto Nunez Feijoo ise Fas'ın sınır güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etti. İspanyol basını, İçişleri Bakanlığı'nın kriz öncesinde istihbarat servislerinden uyarı aldığını ancak önlem almadığını iddia etti.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: