Sıcak hava, güneş battıktan sonra bile vücudu yormaya devam ediyor. Bu durum sadece gece uykusunu bozmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp ve beyin damar hastalığı olan kişiler için riski de artırıyor. Yüksek sıcaklık ve nem, kişinin sabah hatırlamadığı pek çok kısa süreli uyanmaya neden oluyor. Bu durumu St. Anna Üniversite Hastanesi Nöroloji Kliniği'nden Dr. Filip Aleksiev açıkladı.
Özellikle iskemik inme riski taşıyan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor. Dr. Aleksiev'e göre sıcaklar, bozulan uyku düzeni ve kan dolaşımındaki değişiklikler bu hastalar için ek bir olumsuz faktör oluşturuyor. Tam verimli bir uyku için ideal oda sıcaklığı 18 ile 22 derece arasında olmalı.
Sıcak hava, farkında bile olmadan uykumuzu bölüyor
Yatakta yedi veya sekiz saat geçirmek mutlaka kaliteli bir dinlenme anlamına gelmiyor. Normal bir gecede vücut dört ila altı uyku döngüsü geçirir, ancak aşırı sıcak ve nemli bir oda bu süreci sürekli olarak kesintiye uğratabilir.
Dr. Aleksiev, bu durumun uykunun parçalanmasına ve bölünmesine yol açtığını belirtti. Uyanmaların bir kısmı o kadar kısa sürüyor ki kişi bunların farkına varmıyor. Ancak sabah ortaya çıkan sonuç ortada: zor uyanma, uyku hali, halsizlik ve gece boyunca gerçek bir dinlenme sağlayamamış hissi.
Kronik uykusuzluk sorunu daha da ağırlaştırıyor
Sıcak geceler ile sistematik uykusuzluğun birleşmesi özellikle olumsuz sonuçlar doğuruyor. Nöroloji uzmanına göre bu durum, uykularının son saatlerini düzenli olarak kısaltan gençlerde sıkça görülüyor.
Gecenin ikinci yarısında, rüya gördüğümüz ve beynin normal şekilde toparlanması için kritik önem taşıyan REM uykusu daha baskın hale geliyor. Uyku hem kısa sürüyor hem de yüksek sıcaklıklar nedeniyle sürekli bölünüyorsa, vücudun toparlanma şansı çok daha azalıyor.
İnme riski taşıyanlar için en ciddi uyarı
Uzun süreli sıcaklar, kalp ve beyin damar hastalığı olanların ekstra dikkatli olmasını gerektiriyor. Dr. Aleksiev, beyne giden bir damarın tıkanmasıyla oluşan iskemik inmelere özellikle dikkat çekti.
Yüksek sıcaklıklarda kan dolaşımında meydana gelen değişiklikler ve gece boyunca sağlanamayan dinlenme, zaten risk grubunda olan hastalar için ek bir tehdit oluşturuyor. Damar kaynaklı rahatsızlıkların bir kısmı tam da sabah saatlerinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle sıcak geceler sorunu sıradan bir rahatsızlık olarak görülmeyecek kadar ciddi.
Klima işe yarıyor ama asıl amaç aynı
Klimanın bütün gece açık kalıp kalmaması konusunda evrensel bir kural yok. Bu durum dışarıdaki sıcaklığa, sıcak dalgasının ne kadar süreceğine ve kişinin kişisel toleransına bağlı. Ancak araştırmalar, klimanın ortamdaki sıcaklığı ve nemi kontrol etmenin en etkili yollarından biri olduğunu gösteriyor.
Uyku sırasında klimanın açık olmasına dayanamayanlar için oda önceden soğutulabilir veya şartlar uygunsa doğal hava akımı sağlanabilir. En önemli nokta, özellikle damar hastalığı olan kişilerde yatak odasının gece boyunca aşırı sıcak ve nemli kalmaması.