Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Sergey Lavrov: Rumen Radev'i Yakından Tanıyorum

Sergey Lavrov: Rumen Radev'i Yakından Tanıyorum
Deniz, Kum, Güneş... ve İngilizce

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus dışişleri bakanlığının web sitesinde yayımlanan bir röportajda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Lavrov, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i yakından tanıdığını belirterek, "Seçimlere ulusal çıkarları koruma sloganıyla çıktı. Avrupa Birliği bürokrasisine boyun eğmek için değil. İktidara geldikten sonra tavırlarını değiştiren pek çok lider örneği var. Bazıları seçimlere giderken savundukları ilkeli duruşlarını korumayı başarıyor, diğerleri ise baskılara boyun eğiyor" ifadelerini kullandı.

Rus diplomasisinin başkanı, Bulgaristan'daki bu durumla ilgili olarak da "Bırakın kendi aralarında hallederler" yorumunu yaptı. Lavrov'un bu yaklaşımı, Moskova'nın şu aşamada Radev'i ne bir müttefik ne de bir rakip olarak gördüğünü, yalnızca atacağı adımları gözlemlediğini de ortaya koydu.

Japonya'nın Rusya'yı askeri doktrininde ana tehdit olarak belirlemesi konusuna da değinen Lavrov, bunun eski Başbakan Şinzo Abe döneminde mümkün olmayacağını savundu. Japonya'daki bu sert tutumun, Putin'in yakın zamanda tartışmalı Kuril Adaları'nı ziyaret etmesi ve burada "kazananın genini taşıdığını" belirtmesinin ardından şekillendiği biliniyor. Lavrov, "Şinzo Abe çok kibar bir politikacıydı ve Rusya Federasyonu ile çalışmanın Japonya'nın ulusal çıkarlarını korumak için hayati önem taşıdığını iyi biliyordu" dedi.

Abe'den sonraki isimlerin farklı bir yol izlediğini belirten Rus Bakan, "Ancak ondan sonra gelenler, ulusal çıkarlarını garanti altına almak için Japonya'yı askerileştirme çabalarıyla ABD ile çalışmaları gerektiğini düşünüyor" şeklinde konuştu.

Lavrov, Filipinler'deki ASEAN etkinlikleri sırasında Japon dışişleri bakanıyla kısa bir görüşme yaşadığını da anlattı. Japon bakanın görüşmenin ardından ikili ve bölgesel meseleleri görüştüklerini açıklaması üzerine Lavrov, yaşananları farklı bir pencereden aktardı.

"Bu benim için büyük bir sürpriz oldu çünkü resmi bir resepsiyonda yaşandı. Uzun bir masa vardı ve tüm bakanlar etrafında oturuyordu. Aniden biri omzuma dokundu. Döndüm ve orada Japon meslektaşım vardı. Beni gördüğüne çok sevindiğini ve o güzel sözleri söyledi" diyen Lavrov, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayağa kalkmaya bile vaktim olmadı. Elini sıktım ve yerine oturmak için ayrıldı. Demek ki ikili ve bölgesel meseleleri görüştük derken kastettiği tam olarak buydu."

Lavrov, kısa süre önce bir grup Japon iş insanının Rusya'yı ziyaret ettiğini, ancak Japon yönetiminin onlara Rus tarafıyla hiçbir projeyi görüşmemeleri talimatını verdiğini de sözlerine ekledi.

"Gölge Filo" Kavramı ve AB'nin Hamleleri

Avrupa Birliği'nin, Rus ticari gemilerini "gölge filo"nun bir parçası olarak kabul edip denetleme kararına da değinen Lavrov, Brüksel'i uluslararası hukukun dışında kendi kurallarını dayatmakla suçladı.

"Avrupa Birliği bu terimi bir süre önce uydurdu. Herhangi bir resmi belgede bulamazsınız" diyen Lavrov, AB'nin Rusya'nın küresel pazarlarda enerji kaynakları satışından elde ettiği gelirleri kısıtlamaya çalıştığını belirtti.

Lavrov, "Fiilen Rusya'nın enerji kaynaklarını satmasını yasakladılar. Avrupa Birliği'nin emirlerine uymayan tüm gemileri, hangi bayrak altında yüzerlerse yüzsünler, sözde gölge filonun bir parçası ilan ettiler. Bu son derece tehlikeli bir yol. Kendi kararlarının uluslararası hukukun üzerinde önceliği olduğunu iddia ediyorlar" dedi.

AB'nin sadece gemileri durdurup denetlemesine değil, yüklerine el koymasına da izin verdiğini vurgulayan Rus Bakan, "Gemi durdurmakla kalmadılar, yüklerine el koyup satarak gelir elde etmelerine bile göz yumdular. Bu yolla elde edilen fonlar, Ukrayna'nın Nazi rejimini güçlendirmeye devam etmesi için aktarılabilir" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın bu tür eylemlere karşılık vereceğinin altını çizen Lavrov, "Cumhurbaşkanı Vladimir Putin çok netti. Bu soyguna Rusya aynı şekilde karşılık verecek dedi. Yağmacılığı ve korsanlığı resmi politika haline getiren ülkelere hizmet eden gemilere odaklanarak, gerekli gördüğümüz hedefleri seçeceğiz" diye konuştu.

Ukrayna'daki Savaş ve Ateşkes Tartışmaları

Rusya'nın rakiplerinin seviyesine inme fikrini reddeden Lavrov, Moskova'nın Batı'nın Kiev'e verdiği desteği kırmak için daha sert yöntemler kullanacağını açıkladı.

"Onların seviyesine inmeyeceğiz. Bunun yerine, Batı'nın Kiev'in savaş makinesini beslemesine olanak tanıyan her şeyi yok etmek için çok daha sert yöntemler kullanacağız. Bunu zaten yapıyoruz ve onlar da şikayet etmeye başladı" diyen Lavrov, mevcut cephe hattında çatışmaların durdurulması fikrine de sertçe karşı çıktı.

"Aniden temas hattında durursak, bu pratikte Nazizmi yenen atalarımızın kahramanlıklarına ihanet olur. Bu seçenek masada değil" ifadelerini kullanan Lavrov, kalıcı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüme ihtiyaç olduğunu vurguladı.

"Bugün insanların rahat yaşamasını sağlamaktan öte bir şeyden bahsediyoruz. İnsanlar acı çekiyor ve bu terör saldırılarında hayatını kaybediyor. Bu, Rus devletinin bin yıllık tarihine karşı sorumlu tavrımızın bir meselesidir" dedi.

Almanya ve Batı Diplomasisi

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski'nin ortak basın toplantısında bir Alman gazetecinin sarf ettiği sözlerle ilgili de konuşan Lavrov, "Bu kişi herhangi bir medya kuruluşunda çalışmayı bırakın, resmi bir devlet görevinde bulunmayı bile hak etmiyor" değerlendirmesini yaptı.

Almanya yönetimini militarizme geri dönmekle suçlayan Lavrov, "Nazizm, Almanya'nın tekrar Avrupa'nın ana askeri gücü haline gelmesi gerektiğini açıkça söyleyen Friedrich Merz yönetiminde Alman toplumunda metastaz yapıyor ve giderek daha görünür hale geliyor" dedi.

"Tekrar" kelimesinin altını çizen Rus Bakan, "Bu bağlamda 'tekrar' kelimesinin ne anlama geldiğini gerçekten biliyor mu? Emin değilim" yorumunda bulundu.

Sırbistan ve AB Baskısı

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in son derece karmaşık bir durumda olduğunu belirten Lavrov, "Sırbistan Cumhurbaşkanı çok deneyimli bir politikacı ve Avrupa entegrasyonuna bağlı. Ancak AB, Belgrad'a baskı yapıyor ve Sırbistan'ın Avrupa perspektifini Kosova'yı tanıması ve Rusya'ya yönelik yaptırım politikasına katılması şartına bağlıyor" diye konuştu. Lavrov, Vucic'in yakın zamanda Zelenski'yi kabul etme kararının da aslında AB'den gelen bu baskıyı hafifletme girişimi olduğunu düşündüğünü belirtti.

AB'nin tavrını şöyle özetledi: "Sırbistan uzun süredir AB üyelik sırasını bekliyor olabilir, ancak iki temel şartı yerine getirmediğiniz sürece müzakereleri hızlandırmayız diyorlar. Birincisi Kosova'nın bağımsızlığını tanımak, ikincisi ise AB'nin Rusya ile ilgili aldığı tüm kararlara uymak."

Vucic'in yıllardır bu baskıya göğüs gerdiğini belirten Rus Bakan, "Yıllardır bu baskıya direnerek büyük bir cesaret gösteriyor" dedi. Rusya'nın Sırbistan'a "çok avantajlı fiyatlarla" doğalgaz sağlamaya devam ettiğini ve karşılığında yalnızca tek bir siyasi şart koştuğunu da sözlerine ekledi: Belgrad'ın Ukrayna'nın silahlandırılmasına katılmaması.

ABD, Trump ve Müzakereler

Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Washington-Moskova ilişkilerindeki rolünü de değerlendiren Lavrov, "Eğer kendilerine gerçekten bu güven duyuluyorsa, ABD Başkanı üzerinde etkileri vardır. Başkan onlara güveniyor" dedi.

Rusya'nın Amerikalı temsilcilerle diyalogu reddetmediğini belirten Lavrov, "Eğer Rusya'yı ziyaret etmeye karar verirlerse, Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in onları tekrar kabul etmeye hazır olduğunu çok iyi biliyorlar. Ancak asıl mesele, kendileriyle ne gibi teklifler getirecekleri" ifadelerini kullandı.

Witkoff'un önceki ziyaretini hatırlatan Lavrov, Putin'in Donald Trump'ın tekliflerini incelediğini ve bunları müzakereler için temel olarak kabul etmeye hazır olduğunu belirtti. Ancak bunun ardından Rus petrol şirketlerine yeni yaptırımlar geldiğini, Avrupalı liderlerin, NATO temsilcilerinin ve Zelenski'nin Trump'ı yeni girişimlerde bulunmaması için ikna etmeye çalışmak üzere Washington'ı ziyaret ettiğini sözlerine ekledi.

Rus Topraklarına Yönelik Saldırılar

Amerikalı temsilcilerle olası yeni müzakereler öncesinde Rusya'nın neden bir ültimatom vermediği sorusunu yanıtlayan Lavrov, "Biz ültimatom vermeyiz" dedi.

Rusya'nın ABD Dışişleri Bakanlığına, özellikle de Rus topraklarının derinliklerine yapılan saldırılardaki iddia edilen Amerikan istihbarat desteğiyle ilgili bir dizi soru yönelttiğini belirten Lavrov, "Onların cevabını bekleyeceğiz" diye konuştu.

Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü

Türkiye'nin NATO, AB, Rusya ve bölge ülkeleriyle aynı anda ilişkilerini sürdürme çabalarını da değerlendiren Lavrov, "Türkiye, ittifaktaki en büyük orduya sahip NATO üyesi olmakla birlikte, AB'ye asla kabul edilmeyeceğini çok iyi bilmesine rağmen AB ile ilişkilerini de sürdürmek istiyor" dedi.

Ankara'nın Moskova ile önemli ekonomik ve tarihi bağları olduğunu vurgulayan Rus Bakan, "Türkiye, pek çok ortak ekonomik projemiz ve Kafkasya ile Karadeniz gibi ortak tarihimiz nedeniyle Rusya ile güçlü ilişkiler geliştirmeye de çalışıyor. Türkiye gerçekten de Karadeniz'deki istikrarla ilgileniyor" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu çok yönlü dengesiyle ilgili olarak Lavrov, "NATO üyeliği ve AB ile ilişkileri nedeniyle kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçlar var" değerlendirmesini yaptı.

Moskova ve Ankara'nın denizciliğin güvenliğini garanti altına alacak bir anlaşma ihtimalini görüştüğünü belirten Lavrov, ancak Ukrayna'yı sivil gemilere ve altyapıya saldırmakla suçladı.

"Ukrayna silahlı kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı Türk kuru yük gemisine, tankerine veya sivil bir deniz aracına saldırdığında, Hazar Denizi'ndeki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu altyapısına, doğrudan Chevron ve ExxonMobil gibi Amerikan şirketleriyle bağlantılı gemilere saldırdığında, ne Türkiye ne de ABD, Ukraynalı teröristlerin bu tür eylemlerinin kabul edilemez olduğunu kamuoyu önünde söylemiyor" diyen Lavrov, Türkiye ve ABD'nin Kiev'e mesajlar gönderdiğini ancak eylemlerini kamuya açık olarak kınamadığını sözlerine ekledi.

"Kamuoyunda bir sessizlik hakim. Bu da çok şey anlatıyor" değerlendirmesini yaptı.

Kişisel Özellikleri ve Çocukluğu

Röportajın daha kişisel bölümünde, kendisini bir diplomat olarak şekillendiren özelliklerden bahseden Lavrov, "Asla kendini öne çıkaran biri olmadım. Bence en önemsi, yaptığım işi her zaman çok ciddiye almam. Bana Sri Lanka'da, merkez ofiste, New York'ta veya burada Moskova'da bir görev emanet eden insanları asla hayal kırıklığına uğratmak istemedim" dedi.

Bir diplomat için mizah anlayışının ve belirli bir hafifliğin önemli olduğunu belirten Lavrov, "İş doğru şekilde yapılıp imzalandıktan sonra hiçbir şey zarar vermez. Diplomatın bir mizah anlayışı ve belirli bir hafifliği olmalıdır" diye konuştu.

Amerikalı diplomat William Burns'ün, Lavrov'un zor durumda bırakılmasının imkansız olduğu yönündeki sözleri hatırlatılınca Rus Bakan mizahi bir dille, "Beni zor durumda bırakabilirsiniz, tabii ki. Sadece fark etmeyebilirsiniz" yanıtını verdi.

Ailesinin kendisi üzerindeki etkisinden de bahseden Lavrov, "Annem, dedem ve ninem beni etkiledi. Sadece arkadaşlarımla bağımsız olmama izin vermekle kalmadılar, beni bu konuda teşvik ettiler" dedi.

Okuldan sonra diğer çocuklarla oynamaya çıktığını hatırlatan Lavrov, "Okuldan eve gelir, ödevlerimi yapar ve sonra sokağa, avluya, alışıldık çocuk kavgalarına çıkardım" ifadelerini kullandı.

Çocuklar arasındaki bu ilişkilerde, çatışmaları konuşma ve karşılıklı anlayışla çözme ilkesini benimsediğini belirten Rus Bakan, "İlginç bir şekilde, tam olarak orada 'el sıkışıp yola devam etme' ilkesi yerleşti" dedi.

Öğrencilik yıllarında bazen dersleri kırdığını da itiraf eden Lavrov, "Bir keresinde davranışlarımdan 'pekiyi' değil, 'yeterli' notu bile aldım. Bazen ders de kırdım, ama kim kırmadı ki?" diye espri yaptı.

Rus Halkına Mesajı

Röportajın sonunda savaşa ve Rus halkına vermek istediği mesaja değinen Lavrov, "Düzenli olarak güçlü mesajlar duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Putin son derece netti: Özel askeri operasyonun tüm hedeflerine ulaşılacak" dedi.

Cepheden gelen haberleri yakından takip ettiğini ve Rus askerlerine saygı duruşunda bulunduğunu belirten Lavrov, "Onlar etkileyici adamlar. Sakin, net düşünen ve ülkeleriyle gurur duyan insanlar" ifadelerini kullandı.

Askerlerin bir yerleşim yerini ele geçirdikten sonra sıkça söylediği sözleri aktaran Lavrov, "Düşman yenilecek, zafer bizim olacak, davamız haklı" dedi.

Lüks Malta Yazı + İngilizce
Paylaş: