Yeni motor, iki farklı hibrit teknolojiyi tek bir çatı altında birleştiriyor.
Porsche, plug-in hibrit (PHEV) ile menzil uzatıcı elektrikli araç (EREV) teknolojilerini birleştiren devrim niteliğinde bir hibrit sistemin patentini aldı. Sistem, motor silindirlerinin işlevlerini bölerek bir kısmının elektrik üretmesini, diğer kısmının ise tekerlekleri döndürmesini sağlıyor. Bu sayede hem esneklik hem de daha düşük ağırlık sunulurken, markanın içten yanmalı motorların geleceğine olan bağlılığı da vurgulanmış oluyor.
Son birkaç aydır Porsche mühendisleri akıllarına gelen hemen her fikri patentlemeye karar vermiş gibi görünüyor. Altı zamanlı motorlar, kendi hidrojen üretimi, kısmen hava soğutmaya dönüş... Tüm bu fikir dalgası, markanın operasyonel kârında ciddi bir düşüş beklendiği zorlu bir mali dönemde ortaya çıkıyor.
Son patent ise bu serinin belki de en iddialısı. Porsche radikal bir şey öneriyor:
Aynı boxer motorun iki silindir bloğunu, yani markanın geleneksel teknolojik imzasını, tamamen farklı şekilde tasarlamak.
Burada amaç, yakıt tasarrufu için bilinen silindir devre dışı bırakma yönteminden bahsetmiyoruz. Bu sistemde özdeş silindirler bekleme moduna geçmiyor; aksine iki sıra fiziksel olarak farklı tasarlanıyor.
Birinci silindir bloğu tamamen performans odaklı. Değişken supap zamanlaması ve değişken sıkıştırma oranına sahip olan bu blok, tıpkı geleneksel içten yanmalı motorlarda olduğu gibi torku doğrudan tekerleklere iletiyor.
İkinci silindir bloğunun ise tek bir görevi var: Maksimum verimlilikle çalışarak bir jeneratörü döndürmek ve elektrik üretmek. Bu blok, EREV (Menzil Uzatıcı Elektrikli Araç) mimarisinde bir menzil uzatıcı gibi işlev görüyor. Porsche bu amaçla bloğu seramik yataklarla donatmış; bu yatakların sürtünmesi geleneksel çeliğe göre çok daha düşük. Ayrıca piston segmanı tamamen kaldırılmış.
Bu sayede mekanik direnç ortadan kalkıyor. Bu, elektrik üretimi sırasında kabul edilebilir bir taviz olsa da, tekerleklerin doğrudan tahrikinde düşünülemez bir durum.
Bu "çift başlı" motor, üç farklı modda çalışabilen bir aktarma organının parçası.
Normal sürüşte araç tamamen elektrikli modda çalışıyor.
Yüksek kapasiteli batarya, her iki akstaki elektrik motorlarına güç gönderiyor. Batarya kritik seviyeye düştüğünde ise "verimli" silindir bloğu devreye giriyor. Bu blok sadece jeneratörü beslemek ve bataryayı şarj etmek için çalışıyor; bu konfigürasyonda tekerleklere içten yanmalı motordan mekanik güç gitmiyor.
Son olarak Porsche'nin özel günler için sakladığı üçüncü mod var: Bu modda tüm silindirler aynı anda ateşleniyor ve her iki blok birlikte çalışıyor. Motorun yarısı tekerlekleri doğrudan tahrik ederken, diğer yarısı geleneksel bir PHEV hibrit gibi elektrik sistemine yardımcı oluyor. Bu noktada araç tamamen farklı ve tanımlanması zor bir şeye dönüşüyor.
Alman üreticinin bu patenti, doğrudan Çin pazarına bir yanıt olarak görülebilir.
Çin'de EREV segmenti büyük bir patlama yaşıyor. 2024 yılına kadar bu segmentte bir milyondan fazla araç satıldı ve bu satışlar çevre dostu araçlara verilen cömert devlet sübvansiyonlarıyla desteklendi. Mart 2026 itibarıyla Çin pazarında 81 farklı EREV modeli bulunuyor ve bunların 74'ü yerli üreticilere ait. Porsche'nin Çin'de son dönemde ciddi zorluklar yaşadığı düşünülürse, böyle bir motor marka için değerli bir koz olabilir.
Sistem kâğıt üzerinde dahiyane görünse de, aynı karter içinde temelde farklı iki silindir bloğu geliştirmek tasarım, üretim, sertifikasyon ve güvenilirlik açısından son derece pahalı bir girişim. Ayrıca seri ve paralel mod arasında geçiş yapabilen bir şanzıman eklemek, ağırlığı ve karmaşıklığı artırıyor.
Bu nedenle şimdilik patent sadece bir patent olarak kalıyor.