Icerige atla
Politika ⭐ 74/100

NATO Karadeniz'e Sofya ve Ankara Üzerinden Bakıyor

NATO Karadeniz'e Sofya ve Ankara Üzerinden Bakıyor

Karadeniz güvenliği, müttefiklerin dirençliliği ve Bulgaristan-Türkiye stratejik ortaklığı, Sofya'da düzenlenen uluslararası bir forumun gündemini belirledi. Etkinliği Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Demokrasiyi Araştırma Merkezi ile ortaklaşa düzenledi.

Forum, NATO'nun 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceği zirvesinin hemen öncesinde toplandı. Zirve gündemine savunma kapasiteleri, Ukrayna'ya destek ve caydırıcılığın güçlendirilmesi alınmış durumda. Katılımcılar, Ukrayna savaşının güvenlik ortamını kalıcı biçimde değiştirdiği bir coğrafyada Bulgaristan ve Türkiye'nin müttefik olarak üstlendiği role özellikle dikkat çekti.

Karadeniz: İttifakın Sınav Alanı

"NATO'da Bölgesel Güvenliği Yeniden Düşünmek: Dirençlilik, İşbirliği ve Türk-Bulgar Ortaklığı" temasıyla toplanan yuvarlak masaya NATO üyesi ülkelerden diplomatlar, akademisyenler, güvenlik ve dış politika uzmanları, önde gelen düşünce kuruluşlarından analistler ve gazeteciler katıldı.

Temel konuşmacılar arasında Bulgaristan eski Savunma Bakanı Prof. Todor Tagarev, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyeleri, Türk üniversitelerinin temsilcileri ve Demokrasiyi Araştırma Merkezi uzmanları yer aldı.

Tartışmalar; Ankara zirvesinden beklentileri, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın Karadeniz bölgesine yansımalarını ve NATO'nun savunma ile caydırıcılık kapasitelerinin güçlendirilmesine yönelik çabaları kapsadı.

Büyük NATO Forumu Öncesinde Ankara

Sofya forumu, NATO üyesi ülkelerin başkentlerinde Ankara zirvesi öncesinde düzenlenen tartışmalar dizisinin parçası. Bu etkinlik, serinin on birincisi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, forumda onlarca milyar dolarlık savunma sözleşmelerinin imzalanacağını önceden duyurdu; müttefiklerin savunma harcamalarını önemli ölçüde artırma taahhütleri konusundaki ilerlemenin de sergileneceğini açıkladı.

Rutte bu zirveyi, Atlantik'in her iki yakasında savunma üretiminin yeniden yapılandırılmasına yönelik kapsamlı bir dönüşümün parçası olarak değerlendirdi. Ona göre NATO, güvenliği, üretimi ve yenilikleri pekiştirecek bir "savunma endüstrisi devrimi" evresine giriyor.

Türkiye: Karadeniz'in Kilit Aktörü

Katılımcılar, Karadeniz'de istikrarın korunmasında Türkiye'nin önemine vurgu yaptı. Montrö Sözleşmesi'nin uygulanması, Türk savunma sanayiinin gelişimi ve Ankara'nın NATO içindeki diplomatik katkısı özellikle öne çıkan başlıklar oldu.

Türkiye, Boğazlar üzerindeki denetimi ve NATO üyesi bir Karadeniz devleti olma özelliğiyle bölgede ayrı bir ağırlık taşıyor. Savaş koşullarında bu durum, Ankara'yı Karadeniz'deki dengenin dışında değerlendirilemeyeceği bir konuma taşıyor.

Bulgaristan da doğu kanadının önemli bir müttefiki olarak öne çıktı. Sofya için Karadeniz artık çeperde kalan bir mesele değil; ticaret güvenliği, enerji, askeri hareketlilik ve kritik altyapının korunmasıyla doğrudan bağlantılı bir sorun haline geldi.

Mayın Karşıtı Grup: Somut Bir İşbirliği Örneği

Bulgaristan, Türkiye ve Romanya'nın Karadeniz Mayın Karşı Koyma Grubu çerçevesindeki işbirliği forumda ayrıca ele alındı. Bu format, savaşın başlamasıyla birlikte ortaya çıkan deniz mayınlarının oluşturduğu riski azaltmak ve deniz ulaşımını güvence altına almak amacıyla hayata geçirildi.

MCM Black Sea'nin kuruluş mutabakat muhtırası, 11 Ocak 2024'te İstanbul'da Bulgaristan, Romanya ve Türkiye tarafından imzalandı. Grup 2024'te faaliyete geçti; deniz mayınlarının gözlemlenmesi, tespiti ve etkisiz hale getirilmesi ile bağlantılı arama-kurtarma operasyonlarını üstleniyor.

Bu yapı, Karadeniz'deki bölgesel müttefik eyleminin en somut örneklerinden biri. Üç ülke salt pozisyon paylaşmakla kalmıyor; hem askeri hem sivil güvenliği tehdit eden riski azaltmak için işlevsel bir mekanizma kuruyor.

Enerji, Altyapı ve Yeni Teknolojiler

Uzmanlar, Sofya ile Ankara arasında enerji güvenliği, kritik altyapının korunması ve savunma teknolojileri geliştirme alanlarında daha sıkı ortaklık kurulması gerektiğini vurguladı.

Bu başlıklar artık bölgesel güvenliğin yeni mantığının ayrılmaz parçası. Boru hatları, limanlar, sualtı kabloları, iletişim sistemleri ve enerji bağlantıları giderek daha sık biçimde hibrit baskı, sabotaj ya da askeri operasyonların hedefi olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle Karadeniz tartışması, klasik deniz güvenliğinin çok ötesine geçiyor. Bulgaristan, Türkiye ve diğer müttefiklerin savunmayı eksik bırakacak ekonomik ve teknolojik sistemleri nasıl koruyacağı sorusunu da gündemine alıyor.

Türk Büyükelçiliği'nde Medya Buluşması

Etkinliğin ikinci bölümü, Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık'ın ev sahipliğinde Türkiye Büyükelçiliği'nde gerçekleşti. Bulgar ve uluslararası medya temsilcileriyle yapılan bu buluşmada Türkiye'nin NATO içindeki rolü, ittifakın geleceği ve üye ülkelerin savunma kapasitelerinin gelişimi ele alındı.

Yapay zeka ve otonom sistemlerin oluşturduğu zorluklar da gündeme geldi. Bu durum, güvenlik tartışmasının artık sınırda ya da denizde konuşlu teçhizatla sınırlı kalmadığını; gelecekteki çatışmaların biçimini kökten değiştiren teknolojileri de kapsadığını ortaya koyuyor.

Karadeniz Artık Siyasi Erteleme Kaldırmıyor

Sofya forumu, Karadeniz'in NATO'nun deklarasyonlarla değil, gerçek dirençliliğiyle ölçüleceği alanlardan biri haline geldiğini gözler önüne serdi. Bulgaristan, Türkiye ve Romanya'nın ortak çıkarı açık: deniz koridoru öngörülebilir kalsın, deniz ulaşımı güvencede olsun, kritik altyapı daha az savunmasız hale gelsin.

Ankara zirvesi daha geniş siyasi çerçeveyi çizecek; ama bölgesel çözümler tam da burada — aynı denize bakan müttefikler arasında — hayata geçmek zorunda. Ukrayna savaşı bir şeyi kanıtladıysa o da şu: Karadeniz artık güvenliğin arka bahçesi değil, NATO'nun zamanında hareket etme kapasitesinin sınav alanı.

Paylaş: