Sofya'da kritik bir toplantı gerçekleşti. Etkinlikte, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin önemi ve temel gündem maddeleri ele alındı.
Toplantıya Türkiye'nin Bulgaristan Büyükelçisi Mehmet Uyanık, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyesi ile Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, SETA Vakfı kıdemli araştırmacısı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erman Akıllı ile Türkiye'nin Sofya Büyükelçiliği İletişim Müdürlüğü danışmanı Dilek Kütük katıldı.
Büyükelçi Uyanık açılış konuşmasında Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin olumlu seyrine dikkat çekti. İki komşu ve müttefik ülke arasındaki işbirliğinin her geçen gün derinleştiğini vurgulayan Uyanık, güvenlik, savunma ve bölgesel istikrar alanlarındaki ikili diyaloğun önemine özellikle değindi.
Prof. Murat Yeşiltaş ise Ankara'da yapılacak zirveni "tarihi" olarak nitelendirdi ve bu zirveni Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından NATO'nun geleceği için bir dönüm noktasına dönüşebileceğini savundu.
Yeşiltaş'a göre zirvede belirleyici olacak üç temel başlık şunlar: Ukrayna'daki savaş, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel çatışmalar ve transatlantik ilişkilerin dönüşümü. Ukrayna savaşının İttifak'ın birliğini ve çağdaş askeri tehditlere karşı koyma kapasitesini sınamaya devam ettiğini belirten Yeşiltaş, Kyiv'e yönelik sürdürülebilir bir askeri ve siyasi destek mekanizmasının kurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca göç, terör ve iklim kaynaklı güvensizlik gibi tehditlerin de gündeme geldiği NATO'nun güney kanadında Türkiye'nin kilit bir aktör olduğuna dikkat çekti.
Prof. Erman Akıllı ise uluslararası sistemin köklü bir dönüşüm geçirdiğini ve NATO'nun XXI. yüzyılın yeni gerçekliklerine stratejik yaklaşımını uyarlaması gerektiğini öne çıkardı. Güvenlik kavramının artık siber tehditler, tedarik zinciri güvenliği, yapay zeka ve büyük güçler arasındaki teknolojik rekabeti de kapsadığını hatırlatan Akıllı, bu alanlarda üye devletler arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü özellikle vurguladı.
Akıllı ayrıca Türkiye'nin savunma sanayiindeki gelişim, stratejik coğrafi konumu ve terörle mücadele deneyimi sayesinde İttifak içinde artık yalnızca bir güvenlik tüketicisi değil, aktif bir güvenlik sağlayıcısı konumuna geldiğini belirtti.
Katılımcılar ortak bir sonuca vardı: Ankara'daki NATO Zirvesi, İttifak'ın savunma kapasitesinin ve transatlantik dayanışmanın güçlendirilmesinden teknolojik ve hibrit tehditlere uyuma kadar uzanan yeni önceliklerin belirlenmesinde kilit bir an olacak.
Sofya'daki etkinlik, Bulgaristan'ın bölgesel güvenlik diyaloğundaki etkin rolünü bir kez daha ortaya koydu ve Türkiye ile Bulgaristan ortaklığının NATO güvenlik mimarisindeki önemini gözler önüne serdi.