ÖZET: Tuna Nehri'ndeki kritik su çekilmesi nedeniyle Kozloduy Nükleer Santrali'nin 5. bloğunda 120 megavatlık önleyici güç düşürülmesine gidilecek. Santralin 52 yıllık tarihindeki ilk uygulama olmasına rağmen, uzmanlar bu kısıtlamanın toplam kapasitenin sadece yüzde 6'sını oluşturduğunu, elektrik tedarikini ve fiyatları etkilemeyeceğini, güneş enerjisi ve depolama sistemlerinin de devreye girmesiyle sistemin bu durumu rahatlıkla karşılayacağını belirtiyor.
21 Ağustos'ta Tuna Nehri'ndeki kritik su çekilmesi nedeniyle Kozloduy Nükleer Santrali'nin 5. bloğunun gücünde 120 megavatlık önleyici düşüş yapılacak. Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre bu karar, santralin güvenli çalışmasını sağlamak için alınan önlemler kapsamında yer alıyor. Enerji uzmanı Konstanta Rangelova, santralin toplam 2000 megavatlık kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 6'sına denk gelen bu kısıtlamanın Bulgaristan'ın elektrik tedarikini tehdit etmeyeceğini ve fiyatlara yansımayacağını belirtti.
Hava ve su koşullarındaki aşırı değişiklikler nedeniyle bir enerji bloğunun gücünün düşürülmesine yönelik bu tür bir önlem, Kozloduy Nükleer Santrali'nin 52 yıllık işletme tarihinde ilk kez uygulanıyor. Temmuz ayının başında nehir seviyesindeki düşüşün ilk belirtileri ortaya çıktığında kurulan çalışma grubu, güvenli işletme prosedürlerini hayata geçirdi. Tuna'dan alınan su, nükleer reaktörlerin soğutulmasında kesinlikle kullanılmıyor; yalnızca santralin nükleer olmayan kısmındaki kondansatörlerdeki buharı soğutmak için kullanılıyor.
Rangelova'ya göre, 120 megavatlık düşüş günlük yaklaşık 3 gigavatsaatlik bir üretim kaybı anlamına gelse de, Bulgaristan'ın Temmuz ve Ağustos aylarında günlük ortalama 30 gigavatsaat elektrik ihraç ettiği göz önüne alındığında, bu durum yalnızca ihracatı kısmi olarak düşürecek. İç tüketicilerin veya işletmelerin elektrik kullanımını kısıtlamasına gerek yok. Üstelik ülkedeki güneş enerjisi kapasitelerindeki artış da sisteme devasa bir tampon görevi görüyor; güneş panelleri artık günde yaklaşık 40 gigavatsaat üreterek, santralin normal koşullardaki 45 gigavatsaatlik günlük üretimine yaklaşmış durumda.
Elektrik depolama pillerinin de 14-15 gigavatsaatlik kapasiteyle sisteme ek koruma sağlaması, güneş enerjisinin akşam saatlerinde kullanılmasına olanak tanıyor. Uzmanlar, bu kısıtlamanın piyasa fiyatları üzerinde kesinlikle fark edilebilir bir etki yaratmayacağını, fiyatların komşu ülkelerdeki tüketim ve üretim kapasitelerinden daha fazla etkilendiğini vurguluyor. Mevcut koşullarda, Tuna Nehri'ndeki rekor düşük su seviyesinin santralde ciddi bir kapasite kısıtlamasına veya durdurmaya yol açması beklenmiyor.
Su temini, nehir seviyesi düşük olsa bile gerekli su miktarını sağlayacak şekilde tasarlanıp inşa edilen kendi kıyı pompa istasyonu aracılığıyla yapılıyor. Enerji Bakanlığı, tesislerin iyi bakımıyla birlikte bu sistemin, Tuna Nehri kıyısındaki birçok Avrupa ülkesinde nükleer santrallerin durdurulduğu veya üretimin asgari seviyeye çekildiği koşullarda, Kozloduy Nükleer Santrali'nin normal şekilde çalışmasını ve ulusal ile bölgesel enerji sisteminin güvenliğini garanti altına almasını sağladığını vurguladı.
Ministir İva Petrova ve enerji şefleri, bu durumun tüketiciye, ihracata ve borsa fiyatlarına hiçbir şekilde yansımayacağını açıkladı. Pompa istasyonu ve santralin tasarımı, nehrin su seviyesinin düşüklüğüne rağmen gerekli su miktarını sağlamaya yeterli. Enerji Bakanlığı, sistemdeki diğer güç santrallerinin ve güneş enerjisi kapasitelerinin de bu durumu karşılayacak yeterli olduğunu belirtti.