Icerige atla
Genel ⭐ 85/100

Putin'in Beklenmedik Müttefiki: Avrupa'yı Kavuran Sıcaklar ve Kuraklık

Putin'in Beklenmedik Müttefiki: Avrupa'yı Kavuran Sıcaklar ve Kuraklık
Havuz Partisi + İngilizce

Rusya, Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta beklenmedik bir müttefik kazandı: Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık. Kuraklık nedeniyle Tuna Nehri'nin su seviyesi düşerken, bu durum tam da Kiev'in nehir üzerinden tahıl ihracatı için hayati bir güzergah olarak kullandığı bir dönemde yaşandı. Öte yandan Moskova, Karadeniz limanlarına ve gemilere yönelik saldırılarını da artırıyor. Sorun artık sadece Ukrayna'nın sınırlarını aşıyor; düşük su seviyeleri, komşu ülkelerdeki nükleer ve hidroelektrik santrallerinde de ciddi zorluklar yaratıyor. Vladimir Putin havayı kontrol edemez ancak Newsweek dergisinin belirttiği gibi, Rusya bu durumun sonuçlarından faydalanabilir.

Rusya'nın Ukrayna'yı tam kapsamlı işgalinin ardından Kiev, tarım ihracatı için alternatif güzergahlar geliştirmek zorunda kalmıştı. Karadeniz üzerinden taşımacılığın tehlikeli hale gelmesiyle, milyonlarca ton tahıl tren, kamyon ve mavnalarla, özellikle de İsmail ve Reni gibi Tuna limanları kullanılarak taşınmaya başlandı. Ancak bu yaz doğa, bu alternatif sistemin tam da can damarına vurdu. Uzun süredir devam eden aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlar, nehir seviyesini düşürerek Romanya ve akış üzerindeki diğer ülkelerde gemi trafiği için ciddi sorunlar yaratmaya başladı.

Su seviyesinin düşmesiyle birlikte yük gemileri tam kapasiteyle çalışamıyor. Karaya oturmamak için daha az yük taşımak zorunda kalıyorlar, bu da tüm güzergahın kapasitesini otomatik olarak düşürüyor ve maliyetleri artırıyor. Doğa nehir trafiğini zorlaştırırken, Rusya denizdeki baskısını da artırdı. Newsweek'in aktardığı verilere göre, sadece Temmuz ayında Ukrayna limanlarındaki gemilere 35, denizdeki gemilere 22 ve liman altyapısına 67 saldırı düzenlendi.

9 Ağustos'ta Rus kuvvetleri, Odesa bölgesindeki Mayaki yakınlarında bulunan ve Moldova ile Romanya'ya giden kara bağlantısı için önemli olan köprüyü de vurdu. Savaş Araştırmaları Enstitüsü, bu saldırının amaçlarından birinin deniz taşımacılığına alternatif olarak kullanılan güzergahları kesintiye uğratmak olduğunu belirtti. Böylece Kiev iki ateş arasında kaldı: Deniz limanları Rus ateşi altında, nehirdeki alternatif güzergah ise kuraklıkla zayıflamış durumda.

Ukrayna ihracatını nispeten hızlı bir şekilde başka yönlere kaydırabileceğini defalarca kanıtladı. Ancak mevcut durum, bu stratejinin zayıf noktalarını da gözler önüne seriyor; tüm alternatif yolların sınırları var. Demiryolu ve karayolu taşımacılığı gemilerin yerini tam olarak tutamaz. Tuna limanları nehir seviyesine bağımlıyken, Güney Ukrayna'daki altyapı hala Rus füzeleri ve insansız hava araçlarının menzili içinde kalıyor. Son haftalarda yapılan değerlendirmelere göre, kara ve nehir güzergahları, normalde Karadeniz limanlarından ihraç edilen miktarların sadece bir kısmını karşılayabiliyor. Bu da denizde ve Tuna'da aynı anda yaşanan her türlü zorluğun, Ukrayna'nın gelirlerini doğrudan etkileyeceği anlamına geliyor.

Moskova durumu yakından takip ediyor. 10 Ağustos'ta Rusya Devlet Başkanlığı Ulusal Ekonomi Akademisi'ne bağlı Uluslararası Agribusiness ve Gıda Güvenliği Merkezi Direktörü Anatoliy Tihonov, Avrupa'nın Ukrayna tahılına olan talebinin artacağını, ancak aynı zamanda Kiev'in bu tahılı ihraç etme kapasitesinin düşeceğini öngördü. Newsweek'in aktardığı yazıda Tihonov, Rusya'nın bu anı "değerlendirmesi" gerektiğini belirtiyor.

Bu sözlerin arkasında basit bir ekonomik hesap yatıyor. Ukrayna tahılı uluslararası pazarlara daha zor ulaşırsa, Rusya kendi tarım ihracatı için daha fazla alan kazanır ve ortaya çıkabilecek kıtlığı veya yüksek fiyatları kendi lehine kullanabilir.

Tuna sadece bir ulaşım koridoru değil, aynı zamanda birkaç Avrupa ülkesinin enerjisi için de hayati önem taşıyor. Bu durum, kuraklığı Ukrayna için daha da tehlikeli hale getiriyor; çünkü Rus saldırıları son yıllarda Ukrayna'nın elektrik üretim kapasitesinin büyük bir kısmını yok etti veya hasar verdi. Kiev giderek daha fazla komşu Avrupa ülkelerinden elektrik ithalatına bel bağlıyor. Ancak bu ülkelerin sistemleri de sorun yaşamaya başladı.

Ülkenin elektriğinin çok büyük bir kısmını sağlayan Macaristan'daki Pakş Nükleer Santrali, Tuna'nın düşük su seviyesi ve soğutma sorunları nedeniyle üretimini kısmak zorunda kaldı. Romanya'dan da benzer bir uyarı geldi. Reaktörlerini soğutmak için Tuna'dan su alan Çernavoda Nükleer Santrali'nde bir ünitede yaşanan sorunların ardından, işletmeci Nuclearelectrica 11 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, su seviyesinin daha da düşmesi halinde çalışmakta olan son reaktörün de durdurulmak zorunda kalınabileceği uyarısında bulundu. Bu durum Romanya için ciddi bir darbe anlamına gelir, çünkü Çernavoda'daki iki blok normalde ülkedeki elektriğin yaklaşık beşte birini sağlıyor.

Hidroelektrik üretiminde de sorunlar yaşanıyor. Tuna'nın debisi düştükçe, nehir üzerindeki santrallerin üretebileceği elektrik miktarı da azalıyor. Böylece aynı doğal faktör, aynı anda birden fazla sistemi; ulaşımı, ihracatı, nükleer ve hidroelektrik enerjisini olumsuz etkilemeye başlıyor.

Ukrayna'nın kendisi de kuraklık ve orman yangınlarından en ağır şekilde etkilenen yerlerin başında geliyor. 2024 yılında ülkede yaklaşık 965 bin hektar arazi yandı; bu alan, aynı yıl Avrupa Birliği'nin tamamında yanan alanın iki katından fazla.

Buna sadece hava koşulları neden olmuyor. Savaş, tehlikeyi katbekat artırıyor. Füze ve topçu atışları yangınlara yol açarken, yüksek sıcaklıklar ve kuru bitki örtüsü ateşin çok daha hızlı yayılmasına neden oluyor. Mayın tarlaları, patlamamış mühimmat ve yıkılmış yollar, itfaiyecilerin ve kurtarma ekiplerinin işini daha da zorlaştırıyor.

Newsweek'in analizindeki uyarının özü de tam olarak bu. Rusya yıllardır Ukrayna'nın önüne olabildiğince çok eşzamanlı sorun çıkarmaya çalışıyor: yıkılmış enerji altyapısı, ihracata yönelik baskı, ulaşım koridorlarına düzenlenen saldırılar ve savunma için devasa kaynak ayrılması zorunluluğu. Aşırı hava koşulları, Moskova'nın tek bir ek füze fırlatmasına bile gerek kalmadan masaya yeni bir sorun daha ekliyor. Yayının da belirttiği gibi, Putin kuraklığı, aşırı sıcakları veya Tuna'nın su seviyesini kontrol edemez. Ancak doğal koşullar, Rusya'nın zaten askeri ve ekonomik kampanya yürüttüğü sistemleri zayıflattığında, Kremlin bu sonuçtan faydalanmayı iyi biliyor.

Malta'da Eğlen, İngilizce Öğren
Paylaş: