Bulgaristan'ın karşı karşıya kaldığı iki enfeksiyon hastalığı tehdidi gün yüzüne çıkıyor: Sahte aşı kayıtları şüpheleriyle gündeme gelen kızamık ve komşu Kuzey Makedonya'da zaten ağır vakalara ve ölümlere yol açan Batı Nil ateşi. Prof. Todor Kantarcıyev, BNT'ye verdiği demeçte kızamığın yıllar sonra ölümcül komplikasyonlara yol açabileceğini, Batı Nil enfeksiyonunun en ağır formlarının ise beyni etkilediğini uyarısında bulundu. Batı Nil virüsünün sadece egzotik tropikal türler tarafından değil, Bulgaristan'da da sıkça görülen sıradan sivrisinekler tarafından taşınması özellikle endişe verici. Kızamıkta ise risk, belgelerde aşı yapıldığı yazılmasına rağmen gerçekte aşının uygulanmaması durumunda artıyor.
Sahte aşı kayıtları çocukları tamamen savunmasız bırakıyor
Prof. Kantarcıyev, bu yıl Vratsa, Pleven ve Loveç'te kızamık vakaları görüldüğünü belirtti. Hastalanan bazı kişilerin aşı kayıtlarının sistemde işli olduğunu, ancak yapılan son testlerin bu durumun gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu aktardı.
"Çok kolay anlaşılıyor. Çocuktan kan alınıyor ve eğer kızamıkçık, kabakulak için antikor yoksa, bu aşı yapılmamış demektir" diyen Kantarcıyev, sahte aşı kayıtlarının tespit edilmesi halinde mutlaka sorumluların bulunması gerektiğini vurguladı.
Kantarcıyev, bir salgının boyutlarının ne kadar ağır olabileceğini de hatırlattı. Bulgaristan'da daha önce yaşanan büyük bir kızamık salgınında yaklaşık 24 bin çocuk hastalanmış ve 24 kişi hayatını kaybetmişti.
En korkunç komplikasyon yıllar sonra ortaya çıkabiliyor
Kızamık, döküntü ve ateşin geçmesiyle mutlaka sona ermiyor. Hastalığı atlatan çok küçük bir çocuk grubunda, yıllar sonra ağır kronik beyin iltihabı gelişebiliyor.
"Kronik beyin iltihabı, yani sklerozan ensefalit gelişebilir. Bu durum çok ağır nörolojik belirtilere, erken ölüme ve bazen de tam körlüğe yol açabiliyor" uyarısında bulunan Prof. Kantarcıyev, hastalığın bu boyutlarına dikkat çekti.
Enfekte bir kişiyle temastan sonra hızlı hareket etmenin ne kadar önemli olduğunun da altını çizen Kantarcıyev, aşısız bir kişinin derhal doktora başvurması gerektiğini, temastan sonraki ilk 72 saat içinde aşı yapılmasının hastalığı önleyebileceğini sözlerine ekledi.
Tek bir enfekte sivrisinek ağır beyin enfeksiyonunu tetikleyebiliyor
İkinci büyük tehlike ise Batı Nil ateşi. Kuzey Makedonya'da vakaların ve ölümlerin görülmesiyle endişeler artarken, Prof. Kantarcıyev doktorlar aktif olarak bu hastalığı aramazlarsa enfeksiyonun kolayca gözden kaçırılabileceği konusunda uyardı.
Enfekte olan kişilerin çoğunda hiçbir belirti görülmezken, bazılarında baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik gibi nispeten spesifik olmayan şikayetler ortaya çıkıyor. Ancak küçük bir oranında enfeksiyon beyne sıçrayarak bilinç kaybına, oryantasyon bozukluğuna ve ağır nörolojik tablolara neden olabiliyor.
Kantarcıyev'in verdiği bilgiye göre, enfekte bir sivrisinek tarafından ısırılan her 200 kişiden yaklaşık biri hastalığın ağır beyin formunu geliştirebiliyor. En dikkatli olunması gereken grup ise 60 yaş üstü kişiler ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar.
Tehlike sıradan sivrisineklerden geliyor
Asıl önemli uyarı ise Batı Nil ateşinin alışılmadık tropikal sivrisinek türlerinin ortaya çıkmasına bağlı olmadığı yönünde. Virüs, normal şartlarda Bulgaristan'da da yaşayan sıradan sivrisinekler tarafından da bulaştırılabiliyor.
Kantarcıyev, enfeksiyonların takibine de özel bir vurgu yaptı. Ülke genelindeki doktorların hastalığı iyi teşhis etmesi gerektiğini, böylece ağır vakaların zamanında teşhis edilip kayıtlara geçebileceğini belirtti.
Yabancı işçiler için de aşı kontrolü şart
Prof. Kantarcıyev, farklı aşı takvimlerine sahip ülkelerden Bulgaristan'a çalışmaya gelen kişilere de dikkat çekti. İşverenlerin, sağlık otoriteleri ve bölgesel sağlık müfettişlikleri aracılığıyla bu kişilerin aşı durumlarının netleştirilmesi konusunda yardımcı olma yükümlülüğü bulunduğunu kaydetti.
Özellikle çocuk felci, difteri, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak'a karşı korunma durumunun net olması büyük önem taşıyor. Kantarcıyev, gerekli statüye sahip yabancıların Bulgaristan sağlık kurallarına tabi olduğunu ve zorunlu aşı takvimine uymaları gerektiğini sözlerine ekledi.