Georgi Toşev'in hikayesi, bir Amerikan rüyası gibi başlıyor ama Bulgar usulü. Eğitimini İngiltere'de tamamlayıp aile inşaat işine katılmak için ülkeye döndü. Ancak küresel durgunluk işleri ciddi şekilde vurunca rotayı değiştirmek zorunda kaldı. Kolay yolu seçmek yerine, sürekli talep olan bir alana yöneldi: meyve ve sebze üretimi.
"Meydan okumaları severim. Bir hedef koyarım, peşinden giderim, ulaşınca da yenisini koyarım" diyor Georgi. 2013 yılında ilk 5 dönüm araziye patlıcan ekti; bu ürüne hâlâ "en büyük tutkusu" diyor. "Patlıcanla başladım ve bir gün bu işi bırakmam gerekirse, en son bırakacağım ürün patlıcan olur" diye anlatıyor heyecanla. Bugün çiftlikte kabak, biber, karnabahar, lahana, balkabağı ve kavun da üretilse, patlıcan hâlâ her şeyin başladığı sembol.
Georgi'nin günü herkesten önce, sabah 4'te başlıyor. Saat 5'te tarladaki ilk işçileri karşılıyor. Ardından tarla kontrolleri, zararlı gözlemi ve sürekli bir hava mücadelesi. "Birçok kişi tohumu ekip meyveyi toplamanın yeterli olduğunu sanıyor. Oysa gerçek çok farklı" diyor. Kendi deyimiyle "açık hava fabrikası"nda her şey birkaç dakika içinde değişebiliyor. 2015 yılını iyi hatırlıyor; o yıl şiddetli bir dolu, tüm birikimini yatırdığı mahsulün neredeyse tamamını yok etmişti.
"O zaman 15 dakikada doğanın emeğimizi nasıl sildiğini gördüm. Çok zor günlerdi ama insana tam olarak neye bulaştığını ve devam edip edemeyeceğini gösteren anlardan biriydi. O an anladım ki bu benim yolum" diye anımsıyor Georgi.
Aynı senaryo 6 yıl sonra tekrarlandı; yeni bir dolu yaklaşık 350 dönümlük mahsulü yok etti. Vazgeçmek yerine yine ayağa kalktı ve devam etti.
İşte böyle anlarda sağlam bir ortağa sahip olmanın önemi ortaya çıkıyor. Georgi, en başından beri Kaufland ile çalışmaya başladı ve perakendecinin 2019'da başlattığı Sözleşmeli Alım programıyla ortaklık daha da sistematik hale geldi. Bugün iki taraf on yılı aşkın süredir güven, öngörülebilirlik ve karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki inşa ediyor.
"Kaufland benim ilk iş ortaklarımdı ve yıllar içinde çok iyi bir ortaklık kurduk. Umarım bu iş birliğimiz gelecekte de devam eder" diyor kararlılıkla. Tamamen açık alanda üretim yapan bir çiftçi için güven paha biçilmez. Georgi, 2019'da Kaufland ile ürünlerinin önceden satın alınması için sözleşme imzalayan ilk üreticilerden biri oldu. Sözleşmeli miktarlar sayesinde çiftlik aylar öncesinden arazi, yatırım ve işgücü planlaması yapabiliyor. "Fazla üretirsek Kaufland fazlasını alıyor. Kuraklık ya da dolu yüzünden az üretirsek anlayış gösteriyorlar. Bu da gelecek yılı planlama rahatlığı veriyor" diye ekliyor.
Bu öngörülebilirlik büyümenin motoru oldu. İlk 5 dönümden yüzlerce dönüme ve çeşitli ürünlere ulaşıldı. Sadece 2026'da Kaufland, 900 tondan fazla Bulgar patlıcanı ve kabak almayı planlıyor; bunun yarısından fazlası Rakovski şehrindeki "Eko Bul Plants" tarlalarında yetiştirilecek.

Çiftliğin Kaufland'ın lojistik merkezine yakınlığı da ürün kalitesi için kilit önemde. Sebzeler tarladan toplanıyor, ayıklanıyor ve birkaç saat içinde Stryama köyündeki merkez depoya gönderiliyor. Ertesi gün ülke genelindeki mağazaların raflarında yerini alıyor. Ancak bu hızın arkasında büyük bir disiplin var. Özellikle her gün toplanması gereken kabaklar için.
"Saat başı büyüyorlar. Yağmur, dolu, fırtına fark etmez; bir gün atlarsak ürün artık olmuyor" diye anlatıyor Toşev. Her parti sıkı bir seçimden geçiyor; çünkü müşteriye ancak boyut, tazelik ve kalite kriterlerini karşılayan sebzeler ulaşıyor.
Ama belki de Georgi'nin en büyük yatırımı toprağa değil, geleceğe. Oğlu daha şimdiden bitkileri tohumdan tanıyor, tarlada çok vakit geçiriyor ve bir gün babasının traktörlerini kullanmayı hayal ediyor. "İçten gelen bir ilgisi olduğunu görüyorum. İşimiz zor ve ağır ama denir ya, zor olmayanın tadı olmaz. Umarım bir gün bizim kurduğumuzu o devam ettirir" diyerek sözlerini tamamlıyor.