29 Temmuz'da gözaltına alınan İstanbul Üsküdar Belediyesi'nin ilk kadın Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve kendisiyle birlikte tutuklanan diğer üç kişi, yolsuzluk soruşturması kapsamında yargılanmalarının başlamasına kadar tutuklu kalacak. Türk medyasından Turkish Minute, İstanbul Başsavcılığının açıklamasına dayanarak bu gelişmeyi duyurdu.
45 yaşındaki Dedetaş, kabine başkanı Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve iş insanı Bülent Orhan Tozkoparan, geçen hafta “yolsuzluk, görevi kötüye kullanarak şantaj yapma ve suç örgütü kurup yönetme” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
İlk etapta Dedetaş'la birlikte beş kişi gözaltına alınmıştı ancak Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Yünlü ve iş simsarı Adem Altıntaş, yurt dışı yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Turkish Minute, bu tutuklamaların “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhaliflerine karşı yönetilen belediyelere yönelik yasal hamlelerin en sonuncusu” olduğuna dikkat çekti.
Başsavcılık açıklamasında, Üsküdar Belediyesine bağlı bir şirketin çalışanlarının, yasal yetkileri olmamasına rağmen imar ruhsatlarının verilmesi sürecini koordine ettiği belirtildi. Savcılar, söz konusu şirketin çalışanlarının, belediye personeline talimat vermek ve ruhsat verme sürecini yönetmek için kapalı şifreli bir e-posta ağı ile farklı blokları ve parselleri tanımlayan renkli kodlu tablolar kullandığını iddia ediyor.
Edinilen bilgilere göre, soruşturma kapsamında daha önce Mayıs ayında düzenlenen iki ayrı operasyonda da 16 kişi tutuklanmıştı.
Dedetaş, gözaltına alınmasının ardından sosyal medya hesabından bir mesaj yayınlayarak “vatandaşları siyasi iradelerine sahip çıkmaya” çağırdı.
Dedetaş mesajında şu ifadelere yer verdi: “Benim soğukkanlılığım sizin sesiniz olsun. Her vatandaş sorumluluk almalı, özgür iradesine ve cumhuriyetine sahip çıkmalı. Bu cumhuriyetin bir kadını olarak dimdik ayaktayım ve korkmuyorum.”
Üsküdar Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada ise kamuoyuna, masumiyet karinesine dayanarak soruşturma tamamlanmadan önce herhangi bir yargıya varmaması çağrısında bulunuldu. Açıklamada, Dedetaş'ın yönetimi “şeffaf, vatandaşların katılımına açık, sosyal odaklı ve tüm sakinlere eşit hizmet sunumunu önceleyen” bir yapı olarak nitelendirildi.
Öte yandan, Mart 2025'ten beri cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da sosyal medya hesabından yayınladığı bir açıklamayla Dedetaş'ın tutuklanmasını kınadı.
İmamoğlu açıklamasında şu sözleri sarf etti: “Şafak vakti yapılan yasadışı eylemlerle halkın iradesini hedef alan zihniyet, sandıklarda umudunu kesmiş durumda ve yargı sistemi üzerinden iktidarda kalmaya çalışıyor. Ancak emin olun, 86 milyon vatandaşımız sizi (iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kastediyor) görevden uzaklaştıracağınız günü sabırsızlıkla bekliyor.” Hem İmamoğlu hem de Dedetaş, muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) mensubu.
Dedetaş, Mart 2024'teki yerel seçimlerde yüzde 49,9 oy alarak belediye başkanı seçilmiş ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) adayı mevcut başkan Hilmi Türkmen'i (yüzde 42,3 oy almıştı) yenerek göreve gelmişti.
Bu zafer, 1994 yılında Refah Partisi ile başlayan ve siyasi mirasçıları ile AKP altında devam eden, Üsküdar'daki İslamcı partilerin 30 yıllık kesintisiz iktidarına son vermişti. Uzun yıllar muhafazakar bir kale olarak görülen Üsküdar ilçesi, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özel ikametgahının da bulunduğu yer olma özelliğini taşıyor.
Dedetaş'ın tutuklanması, CHP tarafından yönetilen belediyeleri hedef alan bir dizi soruşturmanın en son halkası. CHP, bu soruşturmaları, partinin Mart 2024'teki yerel seçimlerdeki başarısının ve çoğu büyük şehrin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, seçilmiş muhalif temsilcilerin pozisyonlarını zayıflatmaya yönelik bir hükümet kampanyası olarak nitelendiriyor.
Muhalefet soruşturmaların siyasi motivasyonlu olduğunu savunurken, hükümet siyasi bir müdahaleyi reddediyor ve Türkiye'deki yargı sisteminin bağımsız hareket ettiğini iddia ediyor.