Bulgaristan İçişleri Bakanı İvan Demerdzhiev, Burgas VİK şirketinin müdürü ve bir çalışanı hakkında açılan davaya ilişkin resmi bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Bulgar savcılığının yavaş hareketleri, adaletin doğrudan reddidir" ifadelerine yer verildi. Haziran ayı sonunda İçişleri Bakanlığı'nın Burgas bölgesindeki VİK sektöründe yasa dışı uygulamalara ilişkin bilgiler üzerine geniş çaplı operasyon başlattığını hatırlatan Demerdzhiev, devlete milyonlarca euro zarar verildiğine dair veriler elde ettiklerini söyledi.
Bakan, soruşturma kapsamında ülkenin siyasi hayatında doğrudan yer alan kişilerin isimlerine ulaştıklarını ve kara parti kasalarını doldurmaya yönelik bir şemaya işaret eden bağlantılar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu noktada Bulgar savcılığı temsilcilerinden bir eylemsizlik duvarıyla karşılaştıklarını ifade eden Demerdzhiev, "İşte burada, İçişleri Bakanlığı'na yardım etmesi ve adalet mücadelesini sonuna kadar götürmesi gereken kişiler olan Bulgar savcılığı temsilcilerinden bir eylemsizlik duvarıyla karşılaştık" dedi.
Olayla ilgili olarak yerel DPS lideri Hristo Şirokov da 24 saat gözaltına alınmıştı. Dava, milletvekillerinin suç şebekesine karıştığı iddiaları üzerine önce Sofya'ya gönderilmiş, ancak daha sonra tekrar Burgas'a iade edilmişti.
Cumhurbaşkanı Rumen Radev, bu nedenle savcılığın yolsuzluk soruşturmalarını, savcıların davadan çekilmesi de dahil olmak üzere sabote ettiğini, ancak İçişleri Bakanlığı ve istihbarat servislerinin görevlerini yapmaya devam edeceğini açıklamıştı. Savcılık ise buna karşılık, VİK Burgas'taki usulsüzlük davasında milletvekillerinin suç faaliyetine dair ellerinde veri bulunmadığını ve savcıların davadan çekilmesinin gerekçeli ve yasal olduğunu belirtmişti.
Demerdzhiev, açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına da yer verdi. 5 Temmuz'da Organize Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü'nün tanık ifadelerinin ardından bir adli soruşturma başlattığını aktaran Bakan, 15 Temmuz'da bir belediye meclis üyesi ve aynı zamanda bir partinin yerel yapılanmasının başkanı olduğu belirtilen kişinin gözaltına alındığını söyledi. Bu kişinin sadece himaye etmekle kalmayıp, VİK Burgas'ı milyonlarca euro zarara uğratan bir şemayı yönettiğine dair veriler olduğunu ifade eden Demerdzhiev, şemanın su sayaçlarının manipüle edilmesi yoluyla işletmelerin resmi olarak gerçekçi olmayan düşük su faturaları ödemesine, aradaki farkın ise elden verilmesine dayandığını belirtti.
İçişleri Bakanı, tanıkların belediye meclis üyesini parayı alan kişi olarak gösterdiğini vurguladı. Yasaya göre İçişleri Bakanlığı'nın şüpheliyi 24 saat gözaltında tutma hakkı olduğunu, bu süre zarfında delil toplamaya devam edebildiğini hatırlatan Demerdzhiev, ardından savcılığın bu gözaltı süresini 72 saate kadar uzatarak ön soruşturmayı tamamlayabildiğini söyledi. Ancak bu vakada savcılığın bu süreci uygulamayı reddettiğini belirten Bakan, "Bu süreç yıllar içinde net ve oturmuş bir süreçtir. Ancak bu vakada savcılık bunu uygulamayı reddetti. Suçlama yöneltmek yerine, Sofya Şehir Savcılığı dosyayı Burgas Bölge Savcılığı'na gönderdi. Ön soruşturma dosyası Sofya ile Burgas arasında yedi gün seyahat etti. Sanki kurye yokmuş gibi. Ancak o zaman bile işlemler başlamadı - ardından dört savcının davadan çekilmesi geldi" dedi.
Demerdzhiev, 30 Temmuz'da, yani İçişleri Bakanlığı'nın ilk işlemlerinden üç hafta sonra bir savcının atandığını ve bunun ancak Başbakan'ın müdahalesi ve muhtemelen sözlerinin kamuoyunda yarattığı yankı sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu kadar uzun bir sürenin ardından, şüpheliler serbest olduğu ve etkileme imkanına sahip olduğu için tanık ifadelerinin bir kısmının tehlikeye girmiş olabileceğini kabul eden Bakan, "Ben Bulgar yargı sisteminin hızlı, kaliteli ve vicdani çalışması gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki, bu her zaman böyle olmuyor. İçişleri Bakanlığı, operasyonel ilgi konusu kim olursa olsun, eylemlerine devam edecektir. Çünkü adaletin sağlanması devletin temel işlevidir. Adaletin reddi, çöküşle eşdeğerdir" ifadelerini kullandı. Demerdzhiev, son olarak vicdan sahibi her savcıyı bu tür eylemlerden uzak durmaya ve yasaya göre hareket etmeye çağırdı.