İran ve Umman, stratejik Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçiş rotası konusunda kritik bir anlaşmaya vardı. Dünyanın en önemli petrol su yolunun açılmasını öngören tarihi anlaşma, yoğun diplomatik baskılar sonucu geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un İran'la 'çok iyi görüşmeler' yürüttüğünü açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, iki ülkenin gemi seyir rotası konusunda anlaştığını ve üçüncü tarafların müdahalesi olmaması halinde ortak açıklamanın yakında yapılacağını duyurdu. Bekayi, Tahran ile Maskat arasındaki müzakereleri 'profesyonel' ve 'ilerleyen' olarak nitelendirirken, 'iki tarafın tartışılan rotanın coğrafi parametreleri konusunda karşılıklı anlayışa vardığını' söyledi.
Görüşülen parametrelere göre İran, stratejik boğazdan geçen gemi trafiği üzerinde daha önce sahip olmadığı önemli ölçüde daha fazla kontrol elde edecek. İranlı bir kaynak, anlaşmanın İran'a Körfez'e giren gemiler üzerinde kontrol sağladığını doğruladı. Umman ile İran arasında 60 günlük geçici bir anlaşma öngörülüyor ve taraflar kalıcı bir seyir rejimi konusunda ilerleme kaydederse bu süre uzatılabilecek.
Anlaşma taslağına göre, Basra Körfezi'ne giren tüm gemiler İran karasularındaki kuzey koridorundan geçecek, Arap Denizi'ne çıkan gemiler ise Umman sularındaki güney koridorundan geçecek ve trafik iki ülke arasında koordine edilecek. İlk 60 günlük dönemde herhangi bir ücret alınması planlanmazken, İranlı yetkililer kalıcı bir anlaşma durumunda gemilerin İran ve Umman arasında eşit olarak paylaştırılacak bir 'hizmet ücreti' ödemek zorunda kalabileceğini belirtti.
Anlaşmanın önemli bir unsuru, hâlâ mayınların bulunduğu boğazın orta kısmının mayınlardan temizlenmesi. İki taraf, 30 gün içinde merkez koridoru temizlemeyi ve daha sonra bu koridoru kalıcı bir anlaşma koşulları altında çift yönlü gemi trafiği için kullanmayı planlıyor.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının önemli bir kısmının geçtiği dünyanın en önemli deniz yollarından biridir. En dar noktasında sadece 21 deniz mili genişliğindedir. Boğazda neredeyse hiç uluslararası su bulunmamakla birlikte, İran ve Umman'ın karasuları örtüştüğü için, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) onu uluslararası bir boğaz olarak tanımlar. Bu, iki kıyı devletini yabancı ticari ve savaş gemilerinin serbest geçişini sağlamakla yükümlü kılar.
Bölgesel kaynaklara göre arabuluculuk çabalarına Katar, Pakistan ve Suudi Arabistan temsilcileri de katılırken, Beyaz Saray müzakerelerde aktif bir rol oynadı. Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi arasında birkaç telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Ancak kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmanın kaçınılmaz olduğu yönündeki iddialarını reddederek, önemli ayrıntıların hâlâ netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Bekayi de, bu tür bir anlaşmanın tek başına stratejik su yolunda güvenliği garanti etmeyeceğini vurguladı.
Bu gelişmeler yaşanırken Washington ile Tahran arasındaki gerilim yüksek seyrediyor. Başkan Trump, İran'ı yeni bir anlaşmayı kabul etmemesi halinde 'rejimin başının kesilmesi' ile karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarırken, İranlı yetkililer ABD'nin ülkeye yönelik deniz baskısını sona erdirmemesi halinde Amerikan savaş gemilerini vurmakla tehdit etti. Bu nedenle, olası Hürmüz Boğazı anlaşması, bölgede daha geniş bir gerilimi azaltma ve İran ile ABD arasında diplomatik diyaloğun yeniden başlaması için kilit bir test olarak görülüyor.