ABD ile İran arasındaki savaşın kanlı bilançosu giderek ağırlaşıyor ve topyekûn bir çatışmanın gölgesi tüm Ortadoğu'yu tehdit ediyor. Sadece son birkaç günde üç Amerikan askeri hayatını kaybetti, Ürdün'de bulunan kimliği belirsiz kalıntıların ise dördüncü bir kurbana ait olabileceği belirtiliyor. Washington bölgeye daha fazla savaş uçağı yığarken, askeri kaynaklar silah ve savunma sistemlerinin uzun bir savaş için yeterli olmadığı uyarısında bulunuyor.
ABD Ordusu İçin Kanlı Bir Hafta Sonu
Ürdün'deki bir üsse düzenlenen İran füze ve drone saldırısında iki Amerikan askeri öldü. Üçüncü bir asker kayboldu ve bölgede yapılan aramalarda kimliği belirsiz insan kalıntıları bulundu. Kimlik tespit çalışmaları devam ediyor.
Ayrıca Kuzey Irak'ta, düşürülen bir İran intihar drone'unun kontrollü imhası sırasında bir Amerikan askeri hayatını kaybetti. Bir başka asker de hafif yaralandı.
Böylece savaşın başından bu yana ölen Amerikan askeri sayısı 17'ye yükseldi. Ürdün'deki kalıntıların kayıp askere ait olduğu doğrulanırsa bu sayı 18'e çıkacak.
Çatışmanın çeşitli aşamalarında 400'den fazla Amerikan askeri yaralandı. Bunların çoğu, bölgedeki ABD üslerine yönelik füze ve drone saldırıları ile şok dalgaları ve şarapnel parçalarından kaynaklanan yaralanmalar geçirdi.
Pentagon'un Söylemediği Üç Saldırı
Daha da endişe verici olanı, Ürdün'deki ölümlü saldırının geçen hafta yaşanan tek olay olmadığının ortaya çıkması. New York Times'ın Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, İran bundan önce ülkede ABD güçlerine karşı üç saldırı daha düzenledi. Bu saldırılarda onlarca asker yaralandı ve birkaç helikopter hasar gördü. Pentagon bu saldırıları ve verilen hasarı kamuoyuna açıklamadı.
Askeri yetkililer bu sessizliği operasyonel güvenlikle savunuyor. Onlara göre, verilen hasarın tam olarak açıklanması İran'a nişan alması için yardımcı olabilir ve binlerce Amerikan askerinin konuşlandığı üslere balistik füze ve drone'ları daha isabetli bir şekilde yönlendirmesine yol açabilir.
Aynı argüman, Merkez Komutanlığı'nın her gün İran topraklarında kaç hedefi vurduğunu açıklamayı durdurma kararı için de kullanılıyor. Ancak eleştirmenler, bu durumun Amerikan kamuoyunun savaşın bedeli ve gerçek seyri hakkında tam bir fikir sahibi olmasını engellediği uyarısında yapıyor.
ABD Daha Geniş Kapsamlı Bir Savaş Planlıyor
Bu gelişmeler yaşanırken Washington Post, yönetim içindeki görüşmelere aşina bir Amerikalı yetkilinin ABD'nin daha büyük bir savaşa hazırlandığı yönündeki ifadelerine yer verdi. Pentagon, Ortadoğu'daki savaş uçağı sayısını artırıyor ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları art arda dokuzuncu geceye ulaştı. Hedefler arasında füze ve drone tesisleri, depolar, liman altyapısı ve askeri iletişim ağları bulunuyor.
Ancak bu güç gösterisinin ardında tehlikeli bir sorun yatıyor. Amerikalı yetkiliye göre, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli mühimmat stokları azalırken, uçak ve teçhizatın bir kısmı da hasar görmüş durumda. Yetkili Washington Post'a yaptığı açıklamada, "Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve Beyaz Saray'ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum" uyarısında bulundu.
Savaş, Amerikan sanayisinin yıllardır ürettiği bazı füze ve önleme sistemlerini çoktan tüketti. En çok talep görenler arasında Patriot ve THAAD sistemleri için kullanılan füzeler ile uzun menzilli silahlar yer alıyor. Savunmaya ayrılan ek milyarlarca dolara rağmen stokların yenilenmesi yıllar alabilir.
Trump Kara Harekâtına Kapıyı Kapatmadı
En korkutucu senaryo ise ABD kara kuvvetlerinin İran'a veya Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik adalara gönderilmesi olmaya devam ediyor. Donald Trump yönetimi şu ana kadar böyle bir olasılığı kesin bir dille dışlamadı. Savaşın başında Pentagon yönetimi, kara birliklerinin kullanılması konusunda net bir kırmızı çizgi çizmeyi reddetmiş ve operasyonun uzun sürebileceği ve daha fazla kayba yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Ancak askeri uzmanlar böyle bir adımın felaketle sonuçlanabilecek bir tuzağa dönüşebileceği görüşünde. Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Seth Jones, "Boğazdaki adalara veya anakaraya kara kuvvetleri konuşlandırmak bir hata olur" uyarısında bulundu. Jones'a göre, Amerikan birlikleri İran'ın uzun menzilli füze ve drone saldırılarına karşı hazırlıksız yakalanabilir. Tahran, aylardır süren bombardımana rağmen saldırı kapasitesinin önemli bir kısmını koruduğunu ve yeniden toparladığını gösterdi.
İran Üsleri Vuruyor, Amerika Bombalarla Karşılık Veriyor
Çatışmalardaki yeni patlama, geçici ateşkesin çökmesinin ardından başladı. İran, Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki Amerikan ve müttefik hedeflerine yönelik saldırılarını yenilerken, ABD de İran topraklarına yeni hava saldırılarıyla karşılık verdi.
Karşılıklı saldırılar artık sadece askeri hedefleri etkilemiyor. Köprüler, limanlar, ulaşım altyapısı ve sivil halkın hayatını sürdürmesi için gerekli tesisler de vuruluyor. Hürmüz Boğazı'ndaki trafik ciddi şekilde aksıyor ve bu durum dünya petrol arzı için de tehlike oluşturuyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, Amerikan askerlerinin ölümünün Washington'un kararlılığını artıracağını söyledi. Ancak her yeni bombalama gecesiyle birlikte zaferin neye benzediği ve ABD'nin bu savaştan nasıl çıkacağı giderek belirsizleşiyor.
Şimdilik her iki taraf da tetiği çekmeye devam ediyor. İran acı verici darbeler vurabileceğini gösteriyor, ABD ise saldırıları artırıyor ve daha fazla teçhizat yığıyor. Ortada azalan stoklar, artan cenaze sayıları ve net bir sonu olmayan bir savaşın tüm bölgeyi ateşe verme tehlikesi var.