İngiliz futbolunun en parlak gülümsemelerinden biri sonsuza dek söndü. Efsanevi Kevin Keegan, bugün 75 yaşında kanserle zorlu mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. İki kez Altın Top ödülü sahibi olan Keegan, son anlarında eşi ve iki kızı tarafından çevrelenmişti. Keegan, 1978 ve 1979'da kazandığı Altın Top ödülleriyle bu başarıya ulaşan tek İngiliz futbolcu olarak tarihe geçmişti.
Acı haberi, futbol efsanesinin yakın arkadaşı Sky Sports muhabiri Pete Graves, Keegan ailesi adına yaptığı açıklamayla duyurdu. Aile, "Kevin Keegan'ın vefatını büyük bir üzüntüyle bildiriyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamada, sevgili eş, baba ve dedenin son anlarında en yakınlarının yanında olduğu belirtildi. Aile ayrıca kendisiyle ilgilenen sağlık ekibine teşekkür ederken, taraftarlardan ve medyadan bu son derece zor zamanda ailenin mahremiyetine saygı göstermelerini istedi.
Birkaç ay önce Keegan, akciğer kanseriyle mücadele ettiğini açıklamıştı. Ocak ayında kanser teşhisi konduğu, karın bölgesinde uzun süreli ağrılar ve diğer semptomlar nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirilmişti. Haziran ayında hastalığının dördüncü evreye ulaştığını bizzat açıklayan Keegan, tedaviye iyi yanıt verdiğini söyleyerek taraftarlarına umut vermişti. Ancak sadece birkaç hafta sonra, futbol İngiltere'sinin korktuğu haber geldi.
Kevin Keegan'ın hayatı, zengin akademilerden ve gösterişli stadyumlardan uzakta başlayan bir futbol masalını andırıyor. 1951'de Doncaster yakınlarındaki Armthorpe'da bir madenci ailesinde dünyaya geldi. Çocukken kardeşinin el arabasını futbol kalesi olarak kullanıp saatlerce şut isabeti çalışırdı.
Keegan, elit bir okulun ürünü değildi ve kimse ona büyük futbola kırmızı halı sermedi. Bölgesel liglerde başladı, ardından Scunthorpe United tarafından keşfedildi. 1968'de A takımda ilk maçına çıktı, 1971'de ise Bill Shankly onu Liverpool'a transfer etti. Bu transfer hem hayatını hem de kulübün tarihini sonsuza dek değiştirdi. Anfield'da kısa boylu ama durdurulamaz forvet bir süperstar haline geldi. Hızı, cesareti, bitmek bilmeyen hareketliliği ve inanılmaz gol yeteneğiyle herkesi etkiledi. John Toshack'la birlikte korkunç bir hücum ikilisi oluşturdu; Shankly ve ardından Bob Paisley bu ikilinin etrafında Avrupa'nın en güçlü takımlarından birini kurdu.
Keegan, Liverpool formasıyla 323 maça çıktı ve tam 100 gol attı. Kırmızı formayla üç İngiltere şampiyonluğu, FA Cup, iki UEFA Kupası ve 1977'de kulüp tarihinin ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazandı.
Ardından Almanya'nın Hamburg takımına transfer oldu. Burada Bundesliga şampiyonluğu yaşadı ve Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline çıktı. İşte bu dönemde futbolun en büyük bireysel ödülü olan Altın Top'u üst üste iki kez (1978 ve 1979) kazandı.
Keegan'ın kariyerindeki en duygusal bağ ise Newcastle United'la oldu. Önce futbolcu olarak kahramanlaştı ve kulübün yeniden en üst lige dönmesine yardım etti. Daha sonra kulübün tarihinin en zor dönemlerinden birinde takımın başına menajer olarak geçti. Onun liderliğinde Newcastle, ikinci ligden Premier Lig'e yükseldi ve 90'ların en gösterişli takımlarından biri haline geldi. 'Saksağanlar' ligi ikinci sırada tamamladı ve 1996'da şampiyonluğa çok yaklaştı. Keegan, bu başarılarıyla 'Kral Kev' lakabını sonsuza dek kazandı. Gol kralı Alan Shearer gibi büyük yıldızları takıma kazandırdı ve bütün bir şehrin hayallerini yeniden canlandırdı. Menajerlik kariyerinde Newcastle ile 1993'te ikinci lig şampiyonluğu, Manchester City ile 2002'de yine ikinci lig şampiyonluğu yaşadı.
Keegan ayrıca Fulham'ı çalıştırdı, 1999-2000 yılları arasında İngiltere Milli Takımı'nın teknik direktörlüğünü yaptı. Futbolcu olarak ülkesi için 63 maça çıktı, 21 gol attı ve kaptanlık bandını taşıdı.
O, efsanelerin steril akademilerde üretilmediği, çamurlu sahalarda topun peşinde koşarak büyüdüğü bir dönemin futbolcusuydu. Bir madenci oğlu, Avrupa'nın zirvesine ulaştı, bir futbol idolü haline geldi ve milyonlarca insana imkansızın bazen sadece bir gol uzaklıkta olduğuna inandırdı.
Bugün Anfield ve St. James' Park aynı adam için yas tutuyor. Futbol, iki kez Altın Top kazanan bir efsaneyi, İngiltere en sevilen evlatlarından birini, ailesi ise bir eş, baba ve dedeyi kaybetti. 'Kral Kev' gitti ama tacı taraftarların kalbinde sonsuza dek kalacak.