ÖZET: Plovdiv'de reşit olmayan bir grup tarafından vahşice öldürülen Georgi Kuzev davasının hakimi Petko Minev, yaşananları tüm detaylarıyla anlattı. Gençlerin kurbanı 'pedofil' diyerek tuzağa çektiği, bıçak dayadığı, açık yaralarına deodorant sıkarak 'dezenfekte ediyoruz' diye alay ettiği ve ailesini sorduklarında çıkan acımasız diyaloglar ortaya çıktı. Hakim, reşit olmayanlarda 'tutukluluk' kararının istisnai olduğunu ve cezaları sadece yasama organının belirleyebileceğini vurguladı.
Kanıyla çoraplarını kirlettiği için azarladılar, bıçak dayadılar, açık yaralarına deodorant sıktılar, kemerlerle boğdular, sonra da “az dövdük, daha fazlası lazımdı” dediler... Hakim, yaşanan vahşeti tüm detaylarıyla anlattı.
- Hakim Minev, Georgi Kuzev cinayetinde sizi en çok sarsan şey neydi? Beş reşit olmayan şüphelinin tutuklulukta kalma gerekçelerini açıklarken oldukça derin, bastırılmış bir duygu hali sergilediniz ve kararı neden kamuoyuyla paylaştınız?
- 20 yıldır ceza davalarına bakıyorum, çok şey gördüm, cinayetler de dahil. Ama bu davada beni sarsan şey, yaşanan vahşet, bir insanı bilinçli bir şekilde aşağılama ve bundan duyulan memnuniyet oldu. Bu gencin vücudunda sağlam kalan tek bir yer bile yok. Reşit olmayan sanıklarda davaların kapalı görüleceği bir pratik vardır ancak kanun, nihai yargı kararının toplum ve tarafların mahkemenin görüşünü öğrenebilmesi için her halükarda kamuya açıklanmasını emreder. Ayrıca reşit olmayanlarda “tutukluluk” kararı istisnai olarak uygulanır; mahkemenin bu istisnayı ve davanın neden olağanüstü olduğunu detaylıca gerekçelendirmesi gerekir. Ben de bu olağanüstülüğü herkesin görebilmesi için kararımı okudum.
- Dava dosyasındaki verilere göre olay örgüsünü sıralayalım. Her şey nasıl başladı?
- Tanıklar, “Hadi pedofil avlamaya gidelim” dedikleri ortak bir grupları olduğunu anlattı. İletişim sosyal ağlar üzerinden sağlanmış. Stara Zagora'daki kız, trenle Plovdiv'e gelmiş ve Georgi ile Gençlik Tepesi'nde buluşmak üzere anlaşmışlar. Georgi tepeye önce çıkmış, konumunu göndermiş. Yanında erkek arkadaşı da olan kız tepeye yola çıkmış. Merkezden başka bir reşit olmayan grubu daha onlara katılmış. Sanıklardan birinin talimatıyla iki gruba ayrılmışlar. İlk grup onu bulur bulmaz dövmeye başlamış, ikinci grup da geldiğinde Georgi zaten kanlar içinde kalmıştı. Bu durum onları durdurmamış, dayak devam etmiş. Ona komando botlarını öptürmüşler, kanıyla çoraplarını kirlettiği için azarlamışlar, üzerine tükürmüşler, sigaralarını onun üzerinde söndürmüşler, resmen kafasını kül tablası olarak kullanmışlar. Bütün bu süre boyunca yalvarmış, özür dilemiş. Ama onlar zerre kadar acıma göstermemiş. Boğazına bıçak dayamışlar, dizlerine metal teleskopik copla vurmuşlar. Kaburgaları kırılınca zor nefes almış. Onu hadım etmekle tehdit etmişler, erkeklik organının boyutuyla alay etmişler. Telefonunu küçük bir çekiçle parçalayarak onunla alay etmişler. Sonra kaşlarını, saçının bir kısmını tıraş etmişler, açıkta kalan derisine gamalı haç çizmeye çalışmışlar ama kan yüzünden başarılı olamamışlar.
- Sadece fiziksel şiddet değil, psikolojik işkencenin boyutu da inanılmaz. Kurbanla diyalogları hakkında dosyada neler var?
- Evet, ona ailesi olup olmadığını sordular. Georgi, ebeveynlerinin yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini söyledi. Bunun üzerine alaycı bir tonla, “O zaman muhtemelen kendine kadın arıyorsundur” dediler. Vurduktan sonra ise “Artık kadın aramayacaksın, dişlerini arayacaksın” diyerek kahkahalar attılar. Yüzünü tekmeleyip dişlerini kırdılar, kafatasını parçaladılar. Çantası ve iki kemeriyle boğdular, zorla çektiler. Açık yaralarına ekstra acı vermek için deodorant sıktılar ve “şimdi seni dezenfekte ediyoruz” diyerek şaka yaptılar. Sonra da aralarında “Az dövdük, daha fazlası lazımdı” diye konuştular.
- Beş sanığın yanı sıra, cep telefonlarıyla çekim yapan izleyiciler de vardı, değil mi?
- Evet, sonra da videoyu sosyal medyaya yüklemişler. Videoda birinin coşkuyla “Bu bizim ilk eylemimiz, hadi fotoğraf çekilelim!” diye bağırdığı duyuluyor. Bir bayrak çıkarmışlar ve paramparça edilmiş Georgi'nin yanına dizilip başparmaklarını kırarak fotoğraf çektirmişler. Başının ve yaralarının üzerinde sigaralar tuttukları fotoğraflar da dosyaya delil olarak girdi.
- Peki her şey nasıl sona erdi?
- Georgi'nin üzerinde 30 euro vardı, parayı alıp aşağı doğru yürüyerek uzaklaştılar. Darp edilmiş genç hala bilinçteydi ve o da yürümeye başladı. Tam o sırada bir baba, otizmli çocuğunu gezdiriyordu. Adam yaralı genci gördü, arabasına gidip bir şişe su aldı, iyi olup olmadığını sordu ve 112'yi aramayı teklif etti. Bu sırada reşit olmayan gençler döner, büyük bir şişe votka ve enerji içecekleri satın alıyorlardı.
- Bu gençler üzerinde Nazi etkisine dair herhangi bir veri var mı?
- Aramalarda Hitler'in ajanlarının sorgularını anlatan bir kitap ve üzerinde İngilizce olarak “Sıfır Tolerans” yazan, altında da geleneksel olmayan cinselliğe sahip tüm grupların sıralandığı bir tişört ele geçirildi.
- Peki bu durum, reşit olmayanlar için cezaların artırılması tartışmalarını gündeme getiriyor mu?
- Ben bir yasa koyucu değilim, mahkeme sadece mevcut yasayı uygular. Yasama organı olan Ulusal Meclis cezaların ne olacağına karar verir. Mevcut kanuna göre, 14-16 yaş arası reşit olmayanlar için 3 ila 10 yıl, 16-18 yaş arası için ise 5 ila 12 yıl hapis cezası öngörülüyor. Bu oranlardaki olası bir değişiklik sadece meclisin yetkisindedir. Ancak tarafların kararın tebliğinden itibaren 3 günlük itiraz süresi var. İtiraz gelirse, 13 Ağustos Perşembe günü Plovdiv İstinaf Mahkemesi'nde görülecek ve verilecek karar nihai olacak.
Sanıklardan birinin 16 yaşına henüz ulaşmamış olması ve diğerlerinin de reşit olmamaları, olayın vahşetinin yanı sıra, cezai sorumluluklarının sorgulanmasına neden oldu. Hakim Petko Minev, reşit olmayan sanıkların tutukluluk kararının istisnai olduğunu ve bu durumun ancak olağanüstü hallerde uygulanabileceğini vurguladı.
Hakim Minev, 20 yıllık meslek hayatında benzeri görülmemiş bir vahşeti göz önüne seren bu davanın, toplumun ve yargının dikkatini çektiğini belirtti. Olay, Bulgaristan'da ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve birçok kişi, benzeri görülmemiş bu vahşetin ardındaki nedenleri sorgulamaya başladı.