Hafta boyunca en çok okunan yorumları yeniden yayımlıyoruz. Bu yorum hafta içinde 33 bin okunmanın üzerinde okunmayla 2. sırada.
Altın yumurtlayan tavuğu öldürmeden toplama işini öğrenmiş.
Yunanistan emeklilere yıllık 400 euro yardım, asgari ücrette 1000 euro, ailelere ve çiftçilere vergi indirimi, kamu çalışanlarına yılbaşı ikramiyesi ve işletmelere destek sözü verdi. Paket milyarlarca euro tutuyor ve bu durum doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor: Kısa süre önce iflasın eşiğinde olan devlet bugün bu parayı nereden buluyor?
Margaret Thatcher diyor ki: Devlet parası diye bir şey yoktur. Sadece vergi mükelleflerinin parası vardır.
Ve bu kısa cevap. Yunanistan parayı bulmadı. Toplamayı öğrendi.
Akropolis'in altında bir hazine yok,
zeytin ağaçları da euro doğurmaya başlamadı
Sosyal önlemlerin büyük bölümü Yunan bütçesinden, yani vergilerden, sosyal güvenlik primlerinden ve devletin diğer gelirlerinden karşılanacak. Avrupa fonları bazı konut ve iş programlarında kullanılabilir ancak bütün paketin temelini onlar oluşturmuyor.
Sadece birkaç yıl önce tablo tamamen farklıydı. Yunan bankaları kapanıyordu, para çekme işlemleri kısıtlanmıştı ve önemli bütçe kararları uluslararası kreditörler tarafından izleniyordu. Yunanistan bir ülkenin kendi borçlarının rehinesi haline nasıl gelebileceğinin örneğiydi.
Bugün borç ortadan kalkmadı ve Avrupa'daki en yüksek borçlar arasında kalmaya devam ediyor. Ekonomi ise büyüyor, borç ile büyüklük arasındaki oran kademeli olarak azalıyor, yatırım notu yeniden tesis edildi ve finansal piyasalardaki güven geri döndü. Ülke artık kurtarma programında değil ve gelirlerinin bir kısmını nasıl dağıtacağına kendisi karar verebiliyor.
En önemli değişim turizm reklamlarında görünmüyor. Bu değişim kasa makinelerinin arkasında, elektronik ödemelerde, banka havalelerinde ve vergi beyannamelerinde yaşanıyor. Yunanistan para hareketlerini daha sıkı takip etmeye başladı ve ödenmesi gereken vergileri daha etkin toplamaya başladı.
Devlet bir başka önemli şeyi de anladı:
Vadesi geçmiş borcu olan kişi her zaman dolandırıcı değildir
Bazen zayıf bir sezonun ardından küçük bir taverna sahibi, ödeyemeyeceği bir kredisi olan bir aile ya da geçici bir kriz yaşayan bir girişimcidir.
Hesabını bloke edersen, işini kapatırsan ve onu gelirsiz bırakırsan onu cezalandırabilirsin. Ama paranı alacağından pek emin olamazsın.
Bu yüzden Yunanistan'da farklı taksitlendirme imkanları bulunuyor. Vergi dairesi ve sosyal güvenlik fonlarına olan olağan borçlar 24 aylık taksite bölünebiliyor. Daha büyük borçlarda ve belirli koşulların yerine getirilmesi halinde, devlet ve sosyal güvenlik sistemine olan borçların 240 taksite, bankalar ve finans kuruluşlarına olan borçların ise 420 taksite kadar ertelenmesine olanak tanıyan yargı dışı bir mekanizma devreye giriyor.
Bu bir borç silme değil
Borç kalıyor ve ödenmesi gerekiyor. Fark, kişinin işsiz ve ödeyemeyecek durumda bir borçluya dönüşmek yerine çalışmaya devam etme imkanı elde etmesi.
Böylece her iki taraf da kazanıyor. İşletme ayakta kalıyor, çalışanlar işlerini koruyor, cari vergiler gelmeye devam ediyor ve eski borçlar kademeli olarak kapatılıyor. Devlet merhamet göstermiyor. Sadece hesap yapıyor.
İşte burası Bulgaristan için de ders.
Haciz, para cezası koymak yeterli değil
ve cezalar uygulamak. Devlet bir eliyle alacaklarını ararken diğer eliyle paranın gelebileceği tek yolu kapatırsa sonuç çoğu zaman iflas etmiş işletme, işsiz insanlar ve tahsil edilemeyen borç olur. Finansal bir açık.
Elbette Yunanistan'ın toparlanmasının tek bir nedeni yok. Bu toparlanma yıllarca süren kısıtlamalar, düşen gelirler ve acı veren reformlarla ödendi. Bunun arkasında turizm, yatırımlar, Avrupa finansmanı, ekonomik büyüme, elektronik denetim ve vergi kaçakçılığının sınırlandırılması da var.
Yeni paket devletin hediyesi değil. Bunlar toplumdan toplanan paralar ve bir kısmı şimdi topluma geri dönüyor.
Siyasi zamanlama da açık. Parlamento seçimleri 2027 baharında yapılacak ve önlemlerin büyük bir kısmı tam o dönemde hissedilecek. Muhalefet bunları seçim öncesi ve yetersiz olarak tanımlıyor çünkü fiyat artışlarını ve kaybedilen satın alma gücünü telafi etmeyeceklerini savunuyor. Hükümet ise bütçenin kaldırabileceği kadarını vaat ettiğini söylüyor.
Paket muhtemelen seçim adresli,
ama bu paraların uydurma olduğu anlamına gelmiyor. Onlar gerçek gelirlerden ve on yıl öncesine göre bugün daha iyi durumda olan bir ekonomiden geliyor.
Yunanistan'ın hâlâ borçları ve çözülmemiş sorunları var. Ama artık dışarıdan birinin onu kurturmasını beklemiyor. Elde edilen kazanımların bir kısmını emeklilere, ailelere, çalışanlara ve işletmelere geri verebiliyor.
Bu bir mucize değil. Bu bir hesap. Akıllı devlet yarın da gelir elde etmek istiyorsa bugün altın yumurtlayan tavuğu öldürmemeli.