Icerige atla
Genel ⭐ 72/100

Gizemli Mağarada Yalnızca Kadın Kalıntıları: Bilim Dünyası Yanıt Arayışında

Gizemli Mağarada Yalnızca Kadın Kalıntıları: Bilim Dünyası Yanıt Arayışında

İnsanlık tarihinin en gizemli topluluklarından biri üzerine yürütülen yeni bir araştırma, bilim insanlarını yanıtsız bıraktı. Güney Afrika'daki Rising Star mağara sisteminde bulunan kadim insan türü Homo naledi'nin incelenen tüm bireylerinin kadın olduğu belirlendi.

Cell dergisinde yayımlanan bulgular, paleoantropoloji çevrelerinde yoğun tartışma başlattı.

Temsilleri alt üst eden bir tür

Homo naledi kalıntıları ilk kez 2015 yılında, Rising Star mağara sisteminin ulaşılması güç Dinaledi odacığında keşfedilmişti. O dönemde bu bulgu bilim dünyasını sarsmıştı. Homo naledi'nin beyni bir şempanzeniinkinden yalnızca biraz büyük olmasına karşın araştırmacılar, bu kadim insanın ölülerini bilinçli olarak gömdüğünü öne sürdü. Bu davranış, o güne kadar yalnızca modern insana özgü sayılıyordu. Hatta türün mağara duvarlarına semboller kazıdığına dair bulgular da mevcut.

İncelenen kalıntılar arasında tek bir erkek yok

Yeni araştırmada bilim insanları, 23 dişin mine tabakasını paleoproteomik adı verilen modern bir yöntemle inceledi. Analizler sonucunda 20 farklı bireye ait güvenilir veriye ulaşıldı. Araştırmacılar, erkeklerde yalnızca Y kromozomunda bulunan amelogenin-Y proteinini aradı. Sonuç şaşırtıcıydı: Hiçbir örnekte bu proteine rastlanmadı.

Kazı çalışmalarının başındaki Prof. Lee Berger durumu şöyle aktardı: "Sonuçları aldığımızda pek çok araştırmacı büyük bir endişeye kapıldı. Bu, beklediğimiz şeyin tam tersi bir tablo ortaya koyuyordu." Berger'e göre hata olasılığını dışlamak için analizler iki farklı laboratuvarda tekrarlandı.

Bu ne anlama geliyor?

Hipotezlerden birine göre mağaraya gerçekten yalnızca kadınlar yerleştirilmiş olabilir. Prof. Berger bu bulgunun, Homo naledi'nin cinsiyete göre farklı mezarlık alanları kullanan cenaze ritüellerine sahip olduğuna işaret edebileceğini düşünüyor.

Öte yandan başka bir açıklama da masada: Erkeğe özgü proteini kodlayan gen, bu kadim insan türünde hiç oluşmamış ya da mutasyona uğramış olabilir. Benzer durumlar modern insanlarda ve Neandertallerde de görülmüştür; ancak araştırmacılar, böyle bir genetik özelliğin incelenen tüm bireylerde aynı anda görülmesinin son derece düşük bir ihtimal olduğu görüşünde.

Gizem derinleşiyor

Homo naledi kalıntıları 335.000 ile 241.000 yıl öncesine tarihleniyor; yani bu tür, erken modern insanların da yeryüzünde var olduğu dönemde yaşadı. Yeni bulgular, bu sıra dışı akrabanın etrafındaki gizemi daha da büyüttü.

Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nden paleoantropolg Ryan McCrae, araştırmaya katılmamış olmasına karşın Rising Star mağara sistemindeki bulguları ve Homo naledi türünü paleoantropoloji tarihinin en alışılmadık keşifleri arasında değerlendiriyor. McCrae şu soruyu gündeme taşıdı: "Yazarlar haklıysa ve burası gerçekten yalnızca tek bir cinse ait kalıntıların bulunduğu bir yer ise bu durum, yanıt verdiğinden çok daha fazla soru doğuruyor. Neden yalnızca kadın bireyler burada?"

McCrae, şempanzelerde dişilerden ve yavrularından oluşan grupların sıcaktan ve yağmurdan korunmak için mağaraları ve kaya sığınaklarını kullandığının bilindiğini de hatırlattı.

Ancak Prof. Berger bu açıklamayı yeterli bulmadığını belirtiyor. Ona göre yetişkin erkek ve dişiler gerçekten ayrı yaşasaydı, bulunan kalıntılar arasında çok sayıda çocuk olduğundan mağarada en azından birkaç erkek çocuğa rastlanması gerekirdi. Oysa incelenen tüm kalıntılar yalnızca dişi bireylere işaret ediyor.

Berger şu değerlendirmeyi yaptı: "En sert eleştirmenlerimizin bile bunu ciddiye alması gerektiğini düşünüyorum. Bunun rastlantısal doğal bir birikim olma ihtimali milyonda bire denk geliyor."

Paylaş: