Eski Çalışma ve Sosyal Politika Bakanı Hristina Hristova, çalışma süresinin yeni bir yöntemle hesaplanmasına ilişkin 'Preseçna Toçka' programında önemli açıklamalarda bulundu. Hristova, 'Çalışma süresindeki değişikliğin sigorta süresiyle hiçbir ilgisi yok. Hükümet ciddi bir çoğunluğa sahip ve adalet ilkelerini uygulamak istiyorsa, bu hesaplama yöntemi çalışanlar arasında eşitlik sağlayacaktır' ifadelerini kullandı.
Hristova, çalışma süresinin büyüklüğünün üç temel konuyu etkilediğini söyledi: emekli maaşının belirlenmesi, 'kıdem sınıfı' ve işten ayrılma (özellikle emeklilik durumunda) tazminatı. 'İş Kanunu'nda, günlük çalışma süresinin en az dört saat olması durumunda tam iş günü olarak kabul edildiği yazılıdır. Bu üç ana şeyi etkiler; ilki emekli maaşının belirlenmesidir. Şu anda tam gün çalışan biriyle yarım gün çalışan biri bir yıl çalıştığında aynı miktarda (20 gün) yıllık ücretli izin hakkına sahip oluyor. Yeni düzenlemeyle yarım gün çalışan için bir takvim yılı yarım yıl olarak sayılacak' dedi.
'Bu durum kıdem sınıfları için de geçerli. Şu anda 10 yıl tam gün çalışan biriyle 10 yıl yarım gün çalışan biri, bu 10 yılın her biri için aynı kıdem yüzdesini alıyor. Ancak yeni sistemde yarım gün çalışma, yarım gün olarak değerlendirilecek' diyen Hristova, bu alanda da önemli bir değişiklik olacağını belirtti.
Hristova, üçüncü önemli konunun iş ilişkisinin sona ermesi, özellikle emeklilik durumunda ödenen tazminat olduğunu vurguladı. 'Şu anda bir maaş, altı maaş veya güvenlik sistemi yapılarında 10 ya da 20 maaş tutarında tazminat ödenmesi öngörülüyor. Mevcut durumda, çalışan yarım gün çalışmış olsa bile takvim yılının tamamı sayılıyor. Bu da değişecek' dedi.
'Ancak sigorta hakları ve emekli maaşları açısından herhangi bir değişiklik yok' diyerek sözlerini tamamladı.